Görüş Bildir

MANŞETTEN

ÜLKEYE EKONOMİK MÜDAHALE

Son dönemlerde dövizdeki yüksek tırmanış, ekonomi yönetiminde yanlışların

yapıldığına dair bir işaret mi?

Yoksa Türkiye üzerinde oynana bir global oyunun habercisi mi?

Buna cevap vereceğiz elbet...

Ancak, Türkiye’nin Suriye’de giriştiği askeri harekatla eş zamanlı

olarak ekonominin kötüye gittiğine dair ulusal ve uluslararası yapılan kampanyaların hız kesmediğini görmek lazım..

Bu da, ülkenin vermiş olduğu savaşını sadece askeri alanda olmadığını gösteriyor..

Dolar ve Euro hızlı bir şekilde artarken, borsa ise değer kaybediyor.

Dış piyasalara oldukça fazla borçlanan Türk yatırımcısı döviz cinsinden olan

borcu ödemek için ya işten çıkarmalara başlayacak yada zamlarla bu açığı

kapatmaya çalışacak.

Bu da halk üzerinde hiç kuşkusuz ki baskıyı artıracak…

Küçük ve orta ölçekli işletmeler borçlarını döndüremez hale gelecek..

Bir süre sonra, iflasın eşiğine girecek.

Tüm bu olanların "Global çaplı bir operasyon" olduğunun farkına varılması gerekir..

Gelişmelere de sağduyulu davranılması gerekmektedir…

5 Nisan krizini hatırlayın…

Esnaf sokağa dökülmüş iktidar yerle bir olmuştu..

İMF ye esir olmuştu bir ülke vardı…

Yazar kasanın fırlatılması…

Hiç kuşkusuz ki, eğer iktidarda güçlü bir hükümet olmasaydı bu gün 2001 krizinden beter günler yaşıyor olabilirdik.

Ancak bu zor dönemlerde dahi piyasayı ve yatırımcıları rahatlatacak destek paketleri açabilen iktidar bu global saldırıyı en az zararla atlatmanın çarelerini arıyor.

Sosyal medyada ülkenin batığına dair çıkan kasıtlı haberlere inat paniğe

kapılmamak gerekir…

Elde döviz bulundurmamak gerekir..

Ve derhal türk lirasına dönüştürülmelidir…

Yastık altındaki altınların hazine ve bankalardaki mevduatlara dönüştürülmesi için çıkarılmalı…

Ekonomiye kazandırılmalı.

Çünkü döviz artış tıpkı 15 Temmuz darbe girişimi gibi…

Ülkeyi istikrarsızlığa sürüklemek…

Onun için bilinçli olarak doları elinde tutan ve piyasadaki

dövize talip olan belirsiz odakların saldırısını püskürtmek gerekiyor…

Direnilmeli, paniğe kapılmamalı ve türk parasında kalınmalıdır.

Ülkede üretim hızla devam ediyor…

Hiçbir alanda mal bulma sıkıntısı yok, işletmeler hala kar ediyor.

Merkez bankasında yeterince döviz ve altın rezervimiz duruyor…

Üstelik mega yatırımlarda devam ediyor.

Tüm bu olumsuzlukların içinde ve ülke savaşta iken vatandaşlarımıza düşen

görev hükümete güvenmektir…

İnanmaktır…

Döviz alınammamalıdır…

Eldeki altın ve paraları bankalar yolu ile ekonomiye kazandırmak gerekiyor…

Aksi halde panikler isek, güvensizlik oluşur işten çıkarmalar başlar, yatırımlar

durursa hepimiz kaybederiz.

Ekonomik durgunluk demek büyümenin durması, enflasyonun artması, işsizlik

ve siyasi kaos demektir.

Vatandaşlarımız 15 temmuz darbesinin ekonomik ayağına da dur demeli, dim

dik ayakta durmalıdır.

Ülkeyi 2019 seçimlerine ekonomik darboğazla götürmeyi amaçlayan odakların

oyunları bir kez daha bozulacaktır.

Ekonomiye ciddi bir müdahale var ancak tedbirlerde alınıyor vede alınmaya

devam edecek.

Bu ülkenin ihtiyaç duyduğu şey birlik, beraberlik , kolay kopmamak

sabretmektir.

Gerisi teferruattır…