Görüş Bildir

GÜNÜN YORUMU

TALAN, YALAN, SAHTEKÂRLIK=YOKSULLUK!?

Sevgili okurlar...

Samimiyetle ifade etmek isterim ki kadim şehir Diyarbakır gerçekten, “sahipsiz” bir memleket!

Tarihsel kimliğine halel getiriliyor..

Çünkü vahim bir çürümüşlüğün, keyfiyetin, bağnazlığın, yolsuzluğun, usulsüzlüklerin, talanın, vurgunun “cenderesinde” inim inim inliyor...

Ve olup-bitene ne hazindir ki kimse de “dur” demiyor...

Özellikle siyasiler ve özellikle politize olmuş bazı kurumlar deyim yerindeyse, bu kulvarda hayli mahirlik gösteriyorlar..

 “Mal bulmuş mağribi” gibi, devletin malı deniz, yemeyen bilmem ne misali, çökmektedirler...

Vahim olan da...

Dokunulmazdırlar..

Sorgulanmazdırlar..

Her ne kadar buradan, büyük harflerle, iri puntolarla yazıp dile getiriyorsak da..

Kurduğumuz cümlelerin manidarlığı, anlam ve önemine binaen, devletin üst kademelerine, siyasilere, önemli merkezlere, göndermede bulunuyorsa da...

Arz olunan, Diyarbakır için yaşanan ve yaşatılanlar “bıçak kemiğe” dayandı misali “yeter artık”  dedirtiyor...

Bu milleti, şehri, devletin kurumlarını sömürme haliniz, yetmedi mi?!...

***

Bakınız, sevgili okurlar.

Dünkü Diyarbakır SÖZ Gazetesinin manşet haberi pür dikkat çekici..

İri puntolarla yazılan haberin başlığı şöyle..

“RANT KAVGASIYLA MASKELER DÜŞTÜ!”

Ki başlıktaki cümle, vaziyetin ikmalinde durumun vahametini ve kapsamını, dile getirmektedir...

Çünkü bölgemizde kirli oyları almak üzere AK Parti adına çalışan AKP’liler acımasızca devletin bütçesini hiç ediyorlar...

Sömürüyorlar...

Yalanlarla, dolanlarla talan ediyorlar.

Vaziyet böyle olunca da der demez ülke fakirleştikçe fakirleşiyor, yoksullaştıkça yoksullaşıyor...

Devletin bütçesi heba edildiği için de istihdam alanları yaratılamıyor..

İşsizlik körükleniyor.

Ama zahiri duruma bakıldığında, ortalık güllük gülistanlık…

Oysaki malı götüren götürüyor.

Götürülen, çalınan, talan edilen devletin bu yöreye gönderdiği yatırım bütçesi kimin cebine gidiyor?

O meçhulümüz tabi.

Meçhulümüz olsa dahi olaylar ve oluşumlar illaki birilerini ele veriyor.

* * *

Bakınız, sevgili okurlar.

“RANT KAVGASIYLA MASKELER DÜŞTÜ” başlıklı haber şöyle devam ediyor;

“Kazı alanındaki yolsuzluk boyut kazanırken, kurumdaki rant kavgasının 17 milyon liralık vurgunu gün yüzüne çıkarıldı. Müfettişler incelemelerini sürdürürken, gözler Zerzevan'daki kazı çalışmalarına çevrildi.

Ambar Çayı bölgesindeki kazı çalışmalarıyla ilgili ortaya çıkan yolsuzluk ve usulsüz işlemlerle ilgili Müze Müdürü Vehbi Yurt'un görevden alınması sonrası Bakanlık Müfettişlerinin başlattığı soruşturma devam ederken, vurgunun taraflar arasındaki rant kavgasıyla patlak verdiği ortaya çıktı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan Diyarbakır'a gönderilerek yürütülen yolsuzluk soruşturmasında yer alan iddialara göre, 2017’de Diyarbakır Müze Müdürlüğü görevine getirilen Vehbi Yurt, 2018’de kendisine yakın arkeologlar A. G. ile M. Ç.’yi kurulacak baraj alanında yer alan Ambar Çayı kazılarında görevlendirdi.

Yasal olarak arkeologların belli periyotlarla başka kazılarda görevlendirilmesi gerekirken Yurt, iki arkeologun görev yerlerini değiştirmedi. Yurt, A.G. ve M. Ç., Ambar Çayı kazılarında, yaklaşık 20 ile 30 arasında değişen işçi çalıştırması gerekirken, 150'ye yakın işçi çalıştırdı. Resmi olarak iş girişleri yapılan, sigortaları yatırılan ancak işe gitmeyen fazla işçilerin hesaplarına yatırılan maaşların, Müdür Vehbi Yurt ile arkeologlar arasında pay edildiği iddia edildi.

Asgari ücret üzerinden maaşları yatırılan bankamatik işçileri üzerinde yapılan ikinci yolsuzluk ise Müze Müdürünün kurduğu KÜLTÜREL MİRASI KORUMA DERNEĞİ üzerinden yapıldığı iddiası var. Yurt’un, maaşları müze müdürlüğü tarafından ödenen ve kazı çalışmalarında görev alan işçilerin bir kısmını kafeterya olarak kullandığı KÜLTÜREL MİRASI KORUMA DERNEĞİ’nde çalıştırarak, bunlar üzerinden de yolsuzluk yaptığı, müfettişlere iletilen iddialar arasında yer alıyor.”

* * *

Vaziyet bu sevgili okurlar...

Şimdi sormak lazım...

Vehbi Yurt isimli müze müdürü kim?..

Nerelidir?

Hangi ilçenin, hangi köyündendir?...

Nüfus kaydı?..

Müze Müdürlüğüne nasıl atandı?..

Siyasi referansı kim?..

Himaye eden bürokrat kim?

Yapılan yolsuzluk, usulsüz işlemler salt kendisi mi yapmış?

İşbirlikçileri var mı?

Rant çarkında, “kendisine referans” olan siyasiler var mı?

İşte bu sorulara yanıt bulma adına, kapsamlı bir araştırma yapılması gerekir...

İrdelenirse, işin içerisinde çok skandal isimler çıkacaktır diye düşünüyoruz.

Zira bu kadar vurgun; tek kişinin işi olamaz!..

Hem de sessizce yapılan bu talan, yağma ve vurgun olayının rahatlığı sadece bugün değil, birkaç yıldan beri devam etmekte olduğunu görüyoruz!.

Yani ne olmuşsa, en azından 2017’den sonra olmuştur!...

Demem o ki...

Bu tezgâhı kuran, bu Vehbi Yurt acaba hangi siyasetçinin veyahut siyasetin arkasında gizlenen hangi gücün adamı olduğuna neşter vurulursa, “çok irin” akacağını şimdiden söyleyebilirim..

Dediğim gibi; bu vurgun ve yolsuzluk, rastgele bir olay değildir.

Bugüne kadar bu memlekette, özellikle bu coğrafyamızda, özellikle Diyarbakır’ımızda, rüşvet, yolsuzluk, yağma, talan, vurgun silsilesinin varlığının ülkeye çok büyük zarar verdiği tartışılmazdır!?..

Birileri bu kirli çarktan, çok acımasızca zengin olmuştur...

Değerli okurlar...

Şu edepsizliğe bir bakın.

Adam 20-30 kişi çalıştırmak yerine 150 kişiyi çalışır göstermiş...

Oysaki bu kişilerin 120’si çalışmamış...

Hayali çalışmış gösterilmiş...

Bankamatik işçi..

Ve bunların maaşlarını, bankamatikten bunlar çekip, cebe indirmiş..

Milyonlarca lira...

Öyle inanıyoruz ki, bu milyonlarca lira “salt müdürün cebine” inmemiştir...

İşin ortakları da vardır..

Ki siyasi uzantısı da vardır.

Onun için derim ki, bu vurgun çetesinin başında AK Partinin bölgedeki hangi AKP’li siyasisi veyahut siyasetin arkasındaki hangi gücün maharetiyle, bu vurgunlar yapılmışsa, “titizlikle ve hassasiyetle” irdelenmesi gerekir..

Bunu da Bakanlık müfettişleri, tarafsız, objektif ve bağımsız bir soruşturmayla, deşifre etmelidir...

Ve yapılan tüm işlemler de kamuoyunun bilgisine sunulmalıdır...

Aksi halde bu skandal iş, iktidar partisinin boynunda kalır.

Ki kamu vicdanı bunu kaldırmaz.

En derin saygı ve sevgilerimle.

Hayırlı cumalar...