Görüş Bildir

KALEMİN DİLİ

Ömer Büyüktimur

omerbuyuktimur@hotmail.com

HEY SİZ VANDALLAR…

Biliyorum!.. Size "laf" işlemez, dokunmaz, pek de etki edecek değil.. Çünkü, lafın, sözün, kısacası nasihatin bir etkisi olsaydı siz de, siz "Vandallar" diye, bir "karakterle" anılmazdınız!.. Demek ki yok!!!…

***

İlginç olan da şu!.. Şu "virüs illetine" karşı, kurallara uyan.. Kendini ve çevresini önemseyen!… "EvdeKal" kuralını yerine getiren.. İşini, aşını, mesaisinden dahi; feragat eden…

***

Cenazesini "sessizlik" içerisinde, acısını yalnız başına geçiren!.. Taziye bile kuramayan!.. Eş, dost, akraba, komşu "kural" gereği; "başın sağ olsun" diyemezken!…

***

Gençler!.. Evlilik hayatına "adım" atmayı bile, insanların sağlığı için, virüsün salgınına "dur" demek için, erteleyen.. "Hayat bir normale dönsün" deyip, mutluluklarından feragat eden!…

***

Eğitim ve öğretimin kısıtlandığı.. "Uzaktan eğitimle" işin telafisine gidildiği.. Yüzbinlerce öğretmen, milyonlarca öğrenci "evine" kapanırken… "Aman da dışarı çıkmayın" diye, uyarılarda bulunurken!…

***

Yüzbinlerce işyeri "kepenk" indirmiş, üretimine ara vermiş!.. Çalışan işçiler, yevmiyelerini, yaşam zorluklarına rağmen "hibe" edercesine, petrol bizden de katkı deyip, "dayanışma" gösterirken!…

***

Şehirler.. İlçeler.. Köyler dahil, "in-cin" top oynar hale gelip, insanlar evlerine, yaşadıkları kapalı alanlara çekilirken!.. Uçak, tren, otobüs seferleri dahi, iptal edilmiş.. Şehirden, şehir’e "seyahatler" izne bağlanmışken…

***

Sağlık çalışanları.. "Hayatlarını ortaya koyup" virüse karşı mücadele sergileyip, "insanların yaşaması" için, her şeylerinden feragat edip; mücadele sergilerken.. Ülke ve millet onları ayakta alkışlarken..

***

Polisin, askerin ülkenin ve milletin huzuru, güveni, istikrarı ve sağlığı için, sokakta bulunurken.. Ki biz gazeteciler de, kamuoyunun olup-bitenden haberdar olması için, çaba sergilerken!…

***

Devlet-i aliyenin; yaşanan sosyal ve ekonomik sıkıntıları minimize etme adına, "Biz bize yeteriz Türkiyem" sloganıyla kampanyalar düzenlerken.. İnsanlar, imkanları ölçüsünde "maddi destek" sunarken…

***

Hiç bir sosyal güvencesi olmayan.. Bir gün çalışmazsa, diğer gün aç kalacak.. Evine bir lokma "kuru" ekmek dahi götüremeyecek kadar yoksul, fakir olan kişilerin bile; "açlığı" göze alarak, söylenenleri dikkate almışken…

***

Peki siz, Vandallar ne yapıyorsunuz!… Enva-i şuursuzluğu, şımarıklığı, patavatsızlığı, siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik, çirkefliğinizle, sanki imtiyazlıymışsınız gibi; cirit atıyorsunuz!…

***

Kural, kaide, uyarı tanımama gibi üstlenmiş olduğunuz karaktersizliğinizle; "insanların hayatıyla, ülkenin yarınlarıyla" oynama haliniz.. Özellikle bunları da, bilinçli ve siyasi, ideolojik bir fikriyatla yapma haliniz, nasıl kabul ediliyor işte onu anlamış değilim!…

***

Bildiğim şudur ki!.. İnsan hayatıyla oynamak.. Var olan bir salgını, topluma sirayet edici, kural ve kaideye uymama hali!.. Ölümcül sonuçları yaratan "Vandallıklar", insanlık suçu olduğu gibi, cezai sorumluluğu da vardır…

***

Taammüden işlenmiş; organizeli millete yönelik suikasttır!.. İster sokakta, ister sosyal medya üzerinde olsun!.. İster fiziki, ister fikri olsun.. Bilaistisna, hepsi tavizsiz "ceza-i müeyyideye" tabi tutulmalılar..

***

"Yok ev hapsi.. Yok şuraya girmeme cezası.. Yoksa, 500 lira para cezası.. Yok bilmem, kitap okuma!…" Böylesi cezalar, Vandalları, Vandalizm’i, Covid-19 teröristlerini" daha bir iştahlandırır… Ki ondandır, "at koşturmaya" devam ediyorlar!…

***

Teşhir.. Teşhir.. Yine teşhir.. Çünkü, Vandal’ın en çok korktuğu şey "teşhir edilerek halk nezdinde rezilü rüsva" olmadır!.. Denir ya; "yüzüne tükür…" Eğer ki, insani bir karakter varsa; "en büyük ceza, yüzüne gelen tükürüktür..!?"

***

Netice itibariyle!.. Ülkenin ve milletin "ruh sağlığı" açısından; bu Vandalların "provokatif" zihinlerinin kendilerince oluşturdukları "ayrıcalıklı" hallerine "yağma yok" demek lazım!….İşte Rusya, ihlal edeni "terörist" olarak görüp, buna göre muamele uyguluyor..

***

BAKSANIZA, İSTANBUL'DAKİ VAKIAYA!…

Otobüs tıka basa dolu!… Denilene göre; doluluk organizeli.. Yani bir grup "örgütlenip" planlı şekilde, "otobüslere" binip, bakınız "sosyal mesafe" kuralına uyulmuyor.. Otobüsler tıklım tıklım.. Nerde belediye, nerde ilgili ve yetkili zevat demeye getirme, sinsiliğiyle yapılmış bir, organizasyon!…

***

Peki kim!?.. Kimine göre AK troller.. Kimine göre, CHP trolleri..  kimine göre de İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetiminin, zafiyeti, önlem almayışı… Yani herkes birbirine; "suikastın" faili olma noktasında, suç yükleme gayreti içerisinde bulunuyor!.. Nitekim, peş peşe yapılan açıklamalar bunu gösteriyor…

Doğrusu, hangi siyasi akımın, ya da yönetimin "trolleri" değil, "Vandalları" yapmışsa.. Yönetimin bir zafiyeti vaki ise… Ki bu o kadar önemli değil.. Önemli olan, "salgın virüsle" alakalı alınan tedbirlerde "insan hayatını" hiçe sayan bir davranışın orta yerde olmasıdır ve konulmasıdır?…

***

Ki görünen şekliyle, her şey aleni.. O zaman, bu Vandallara.. Resimde görünenlerin eşkallerinin de açık olması münasebetiyle; gerekli ceza uygulanmalıdır.. Teşkil edilmelidir.. En iyi ceza, Taksim meydanında tek sıra halinde, sosyal mesafe korunarak yürütülmelidir… Boyunlarına da, "insanlık suçu işledim" diye de, yazı asılmalı!…

***

Çünkü, ülke ve millet olarak bizim öncelikle dışarıdan gelen "covid-19'dan" çok işte, içimizdeki bu virüslerden arınıp, kurtulmamız gerekir ki, "sağlıklı bir toplum" olabilelim.. Yoksa, virüsler her halükarda, üreme gösterir…

***

AMAN DİKKAT!…

Arkadaşlarım ilettiler.. Diyarbakır'da karantinaya alınan binada bir ailede "covid-19" tespit edilmiş.. Tespit edilen aile, binanın görevlisi.. Halk deyimiyle; kapıcı!.. Binadaki bazı fertlere de, bulaştırmış…

***

Şuan, hepsi tetkik aşamasında!.. Üç kişi "pozitif".. Negatif olanlar çoğunlukta.. Ama, karantina devam ediyor..

***

Doğrusu!.? Bina görevlileri.. Yani  kapıcılar açısından, özellikle bir kaç gündür yoğun, öneri mahiyetiyle "şikayetler" alıyorum.. Aman insanlarımız "market alışverişlerini bizzat kendileri yapsınlar.. Kapıcılara yaptırıyorlarsa, virüs kapma olasılıkları yüksek.."

***

Haksız değiller!.. Şöyle ki, kapıcılar gerek binanın tüm sakinleriyle, gerekse de, mahalledeki tüm esnafla birebir "temas" içerisinde olan biri.. Söz konusu virüsü kim taşıyor, kim taşımıyor, kim kuluçka döneminde, kim değil; bilinmez!…

***

Yani; "virüs" yayıcı noktada kapıcılar şuan için en riskli kesim olarak görülüyor.. Dahası, kapıcılarımız da can taşıyorlar.. Onların da aileleri var, hayat hakları var?.. Hem kapıcınızı hem sağlığınızı düşünüyorsanız; bugünlerde "alışverişlerinizi bizzat kendiniz, kontrollü, kurallara uyucu şekilde yaparsanız" çifte hayat korumuş olursunuz…

***

CAİZDİR..

Bir süredir polemik mevzusuydu!… Covid-19'dan ölenlerin "ceset torbası ve tabutla" defnedilmesinin "dinen caiz mi, değil mi" yönündeki tartışmalara, Diyanet İşleri Başkanlığı Yüksek Kurulu noktayı koydu..

***

Riskli durumlarda, uzaktan cenaze üzerine su tutularak veya serpilerek yıkama işlemi gerçekleştirildi. Koruyucu kıyafetlerle cenazeye teyemmüm aldırılır. Risk çok yüksekse "teyemmüm de" terkedilir. O haliyle, defni sağlanır..

***

Cenazelerin geleneksel yöntemle açılan kabre kefenle defnedilmesinin de riskli olduğu durumlarda, ceset torbası veya tabutla defnedilmesi de caizdir. "

Yani, şu böyle dedi, bu böyle dedi; tartışmasını artık terketmeliyiz.. Nokta…

***

GÜNÜN SÖZÜ..

Gündem korona, siyaset askıda azıcık bekleyin!….