Görüş Bildir

KALEMİN DİLİ

Ömer Büyüktimur

omerbuyuktimur@hotmail.com

KARAYOLUNA DOKUNMAYIN!…

Gelen bilgilere.. Eldeki materyallere.. Ve bazı belge ile hazırlanan raporlara göre!.. Karayolları 9. Bölge Müdürlüğü "alanı" ve "sosyal tesisleri" ciddi bir "betonlaşma" projesiyle, karşı karşıya..

Ve bu proje; mevcut "yeşil alanı" tabiri caizse yok edecek…

***

Çünkü, mevcut lojman ve betonarme alanlar yıkılacak..

Yerine; daha yüksek ve daha kapsamlı "çok katlı beton" binalar, lojmanlar, kapalı otoparklar yapılacak?...

59 bin metrekarelik alan iki-üç katı bir "yapıya" dönüştürülecek?..

***

Yapıya.. İmara.. Ve hazırlanan projeye tepki var.. Tepkiler de haklı tepkiler..?

Ama cılız bir ses tonu var?..

Öyle, dinamik, güçlü, kenti sahiplenme gibi; bir "çoğunluk" yok!..

O da; bilinmezlik içermiyor değil?..

***

Ne diyor Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Samed Ucaman..

"Kentin nefes alanı olan koridorun" önüne "beton bariyer" çekiliyor..

Yüz yıllık ağaçlar, yeşil alan "yok" olacak..

3 bin 500 ağaç kesilecek…

***

Ucaman kent dinamiklerini "duyarlı" olmaya çağırıyor..

Ve diyor ki; "kentin nefes alma koridorunu birilerinin rantına ve talanına kurban etmeyeceğimizi, anıtsal durumda olan yüzyıllık binlerce ağacı kestirmeyeceğimizi belirtiyoruz..?"

***

Karayolları.. Yetkili ve etkili zevat.. Proje muhatabı.. Ve tabi ki kentin "siyasi" iradesi!.. Vaziyete "vakıf mı, değil mi", kendi görüşleri nelerdir bilinmiyor?..
Hal-i hazırda, "kamuoyuna" dönük bir refleks geliştirdikleri yok!..

***

Aslında şu soruyu sormak lazım!… Yenişehir ve Sur'u "birbirine" bağlayan, nefes borusu ve yeşilin, oksijenin koridoru olan; Karayolları 9. Bölge Müdürlüğünün "şehrin" içerisinde, göbeğinde kalmasında "ısrarcı" tutum, ne kadar doğru?…

***

Şehir dışında.. Şehrin giriş noktalarında..

Ki hal-i hazırda çok sayıda araziye sahip olan, Karayolları, DSİ 10. Bölge Müdürlüğü gibi; "buradan" taşınamaz mı?..

Yine DSİ gibi, "mevcut yapılarını" olduğu gibi; bırakamaz mı?…

***

Vaziyet kimine göre rant temini, kimine göre bölgenin işgali, kimine göre "imarla" bölgenin daha bir yaşanılmaz hale geleceği şeklinde yorumlanan; Karayollarıyla alakalı "ciddi ve samimi" bir irade ortaya konulmalı!…

Yoksa; "kaş yapayım derken, göz çıkarılabilinir?"..

***

Sonuç itibariyle!.. Eski stadyumun yerinin, "betonarmeye" dönüşmesine karşı gösterilen refleksi düşünürsek!…

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yenişehir ve Sur'un "oksijensiz" kalmaması için; "burası Millet bahçesi" olsun, müjdesiyle karar vermişti..

Ki inşaatına başlanıldı…

Yani bölgede "yeşil alan arayışı" için her türlü uğraş verildiği bir esnada, mevcut "yeşil alanı" betonlaştırmakta; neyin nesi?

***

Hadise artık kent gündeminde..

Umarım, "taşı gibi bahtı kara" olan Diyarbakır'ın sahipsizliği ve "olmayan kent" milliyetçiliği "birilerini" hayıflandırarak, "Atı alan Üsküdar’ı geçmeden", hele bir dur çeker ve "neler oluyor" der!!…

Çünkü bugünkü yıkım, gelecek nesle olan mirasın talanı anlamına gelir!!?..

***

AĞZIMIZIN TADINI BOZANLAR!…

Ne yazık ki, çoklar!..

İşte, Ayasofya-i Kebir Camii'nin açılışı ve sonrasındaki; "suni" gündemlerin yarattığı; çirkeflikler!..

Öyle ki; her biri kendince "mide" bulandırıcı!…

***

Çünkü, Yüz yıllık hayalin, yüz yıllık atılan pranganın kırılması, yüz yıllık "hasretin" son bulması!..

İslam'ın sembolü, İstanbul'un Fetih nimeti, Ayasofya'nın "cami" olarak ibadete açılması, gölgelendi!…

***

Doya doya, keyfini, duygusunu, sevincini, hasretle özlemin giderilmesini, yaşayamadı!..

Ne o inançta olanlar, ne de, siyasal iktidar ve ne de işin mimarı Cumhurbaşkanı Erdoğan!…

***

İşte son bir kaç gün içerisinde oluşturulan "suni" gündemler!..

Önce "hilafeti" gündeme getirdiler..

Sonra Halifelik..

Olmadı, İstanbul Sözleşmesi!..

Erken seçim, Parlamenter Sisteme dönüş sinyalleri!..

Ve daha nice, "kriz" üreten, gündemler!...

***

Yaşanan hal-i durum, der demez şunu söyletmiyor değil..

"Bu iktidar, bu Erdoğan, bu Ak Parti" bu durumu "hak" ediyor mu?..

 Şimdi, yedi düveli karşına alacaksın, "ama içindeki" bazı sinekler "vızırlaşıp" mide bulandıracak…

***

Vicdan sahibi olanlar!..

"Yiğidi öldür ama hakkını ver" ilkesiyle, vaziyeti düşünürse, hayıflanmaz mı?…

Elbette ki, " haya ve edep" sahibi ise; "ar" eder…

***

Çünkü, Bu Erdoğan değilmiydi ki?.. 90 yıllık "Başörtüsüne" getirilen "yasağı" kaldıran.. Bu Erdoğan değilmiydi ki, "İslam'a, İslami yaşama" pranga atan, zihniyeti "tar-u mar" eden!…

***

Bu Erdoğan değil miydi ki, "devlet törenlerine" İslam ülkesi olduğu simgesiyle, "Kur'an tilaveti" okutan!..

Bu Erdoğan değil miydi ki, Eğitim ve Öğretim ‘de, "Kur'an-ı Kerim ve Peygamber Efendimizin" hayatını okutturan!…

***

Üstadın ifadesiyle.. Say say bitmez, "maddi" kadar "manevi" kazanımlarda bulunan, Türkiye'nin bir İslam ülkesi olduğu "vasfını" libasıyla birlikte, tazeleyen Erdoğan değilmiydi ki?…

***

 

Dahası.. Bu Erdoğan değilmiydi ki, 10 yılda bir "darbelerle" demokrasisi askıya alınan Türkiye'de, "darbeci" güruhlara, "kılıç" çeken..

15 Temmuz "darbe girişimine" halk "darbesiyle" karşılık verip, "Milli İradeyi" üstün kılan!…

***

Velhasıl!… 24 Temmuz itibariyle, yaşanan ve yaşatılanların yarattığı "zihin ve mide" bulandırıcı hal-i duruma, söylenecek tek kelime var..

O da; "siz kimin değirmenine su taşıdığınızın farkında mısınız?.."

 

***

FUTBOL ADINA!..

Duayen meslektaş Uluç, denir ya kitabın ortasında konuşmuş!.. Diyor ki; Futbol denilince "iki kurum" öne çıkar..

Biri, Futbol Federasyonu..

Diğeri Kulüpler Birliği…

Hali hazırda iki "kurum da" güvenirliklerini yitirmiş "İki başkan" tarafından yönetiliyor!..

Yani, futbol vahim bir arıza-i durumun girdabında!…

Olmasın mı?…

Neyse, yeni sezona yeni başkanlar "ivedilikle" şart!…

***

GÜNÜN MÜ, YARININ KARESİ Mİ?..

Bugün için kestirmek zor.. Ama siyaset bu; "bir saat sonrası" meçhul!..

Resim dün gün boyu sosyal medyada "konuşuldu" tartışıldı?..

"İlginç" diye, ifade edilerek, yorumlar yapıldı!…

Eee; olmaz mı?..

Masada; dört partinin "dört" ası var?…

***

Karede kimler var?…

AK Partiden ayrılıp parti kuran iki isim..

Gelecek Parti Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan..

Beri yanda, İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener..

Bir de; AK Partiye dışardan destek veren, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici!…

***

Malum, kritik bir evre..

Hele ki, "ittifakların" konuşulup, tartışıldığı zaman diliminde; "dörtlünün" verdiği "as kare" çok şey söyletir!…

Onları buluşturan masa, MHP'den ihraç edilen hal-i hazırdaki Samsun Milletvekili Erhan Usta'nın kızının düğünü!…

***

Kısa süre önce buradan yazmıştım!…

İyi parti odaklı; "üçüncü" bir ittifak "cephesine" doğru gidişat var diye…

Özellikle CHP ile İyi Parti'nin HDP üzerindeki "gel-gitleri" noktasında?..

Galiba; bu resim 3'üncü cephe ittifakının "somuta" erdiğine delalettir!…

Ne diyelim, Anadolu İttifakı mı?.. yazıya nokta koyarken, ajanstan haber düştü.. Bahçeli'den Akşener'e mesaj var diye;; "Evine dön, Akşener?"…

***

GÜNÜN SÖZÜ…

Sevdiklerinizi yere düşmeden tutun, toprağa düştü mü geri gelmez?!