19 ülke ve Arap Ligi ile İslam İşbirliği Teşkilatı'ndan ortak açıklama

19 ülkenin dışişleri bakanları ile Arap Ligi ve İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreterleri tarafından yapılan ortak açıklamada, "İsrail’in Batı Şeria üzerindeki hukuka aykırı kontrolünü kapsamlı biçimde genişleten bir dizi kararı en güçlü şekilde kınıyoruz" denildi.

Haberler 24.02.2026 - 08:48 Son Güncelleme : 24.02.2026 - 08:48

Türkiye Cumhuriyeti, Brezilya Federatif Cumhuriyeti, Danimarka Krallığı, Endonezya Cumhuriyeti, Fransa Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Finlandiya Cumhuriyeti, İspanya Krallığı, İsveç Krallığı, İrlanda, İzlanda Cumhuriyeti, Katar, Lüksemburg Büyük Dukalığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Norveç Krallığı, Portekiz Cumhuriyeti, Slovenya Cumhuriyeti, Suudi Arabistan Krallığı ve Ürdün Haşimi Krallığının dışişleri bakanları ile Arap Ligi ve İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreterleri tarafından İsrailin Batı Şeriadaki tutumu hakkında ortak basın açıklaması yapıldı. Açıklamada, İsrailin ahiren aldığı, Batı Şeria üzerindeki hukuka aykırı kontrolünü kapsamlı biçimde genişleten bir dizi kararı en güçlü şekilde kınıyoruz denildi.
İsrailin işgalci tutumunun kınandığı belirtilen açıklamada, Bu değişiklikler geniş kapsamlı olup, Filistin topraklarını İsrailin sözde devlet arazisi olarak yeniden sınıflandırmakta, yasa dışı yerleşim faaliyetlerini hızlandırmakta ve İsrail idaresini daha da derinleştirmektedir. İsrailin yasa dışı yerleşimleri ve bunları ilerletmeyi amaçlayan kararlarının Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyinin önceki kararları ve Uluslararası Adalet Divanının 2024 tarihli istişari görüşü de dahil olmak üzere uluslararası hukukun bariz bir ihlali olduğu konusunda net bir görüşe sahibiz. Bu son kararlar, sahadaki gerçekliği değiştirmeyi ve kabul edilemez fiili ilhakı ilerletmeyi amaçlayan açık bir gidişatın parçasıdır. Ayrıca Gazze için 20 maddelik plan da dahil olmak üzere bölgede barış ve istikrara yönelik devam eden çabaları zayıflatmakta ve anlamlı bir bölgesel entegrasyon umudunu tehdit etmektedir. İsrail hükümetne bu kararları derhal geri alması, uluslararası yükümlülüklerine riayet etmesi ve işgal altındaki Filistin topraklarının hukuki ve idari statüsünde kalıcı değişikliklere yol açacak adımlardan kaçınması çağrısında bulunuyoruz. Söz konusu kararlar, E1 projesinin onaylanması ve ihalesinin yayımlanmasıyla İsrailin yerleşim politikasında benzeri görülmemiş hızlanmanın ardından alınmıştır. Bu tür eylemler, Filistin Devletinin yaşayabilirliğine ve iki devletli çözümün hayata geçirilmesine yönelik kasıtlı ve doğrudan bir saldırıdır. Bu bağlamda 1967den bu yana işgal altında bulunan Filistin topraklarının Doğu Kudüs de dahil olmak üzere demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeye yönelik tüm tedbirleri reddettiğimizi yineliyoruz. Her türlü ilhaka karşıyız. Batı Şeriadaki endişe verici tırmanış karşısında İsraile, Filistinlilere yönelik yerleşimci şiddetine son vermesi ve sorumluları hesap verebilir kılması çağrısında bulunuyoruz. Filistin topraklarındaki yasa dışı yerleşimlerin genişlemesine, zorla yerinden etme politikalarına ve ilhak tehditlerine karşı uluslararası hukuka uygun olarak somut adımlar atma konusundaki kararlılığımızı bir kez daha teyit ediyoruz. Tarihe dayanan Haşimi himayesinin özel rolünü tanıyor; mübarek Ramazan ayında Kudüs ve Kudüsteki kutsal meknlardaki tarihi ve hukuki statükonun korunmasının önemini vurguluyoruz. Bölgesel istikrar için bir tehdit oluşturan Kudüste statükoya yönelik tekrarlanan ihlalleri kınıyoruz. Bakanlar, İsrailin Filistin Yönetimine ait alıkonulan vergi gelirlerini derhal serbest bırakması çağrısında bulunmaktadırlar. Paris Protokolü uyarınca Filistin Yönetimine aktarılması gereken bu gelirler, Gazze ve Batı Şeriadaki Filistin halkına temel hizmetlerin sağlanması açısından hayati öneme sahiptir. 4 Haziran 1967 sınırları temelinde Arap Barış Girişimi ve ilgili BM kararları doğrultusunda Ortadoğuda iki devletli çözüme dayalı adil, kapsamlı ve kalıcı bir barışa ulaşma konusundaki sarsılmaz bağlılığımızı yineliyoruz. New York Bildirisinde de ifade edildiği üzere İsrail-Filistin ihtilafının sona erdirilmesi bölgesel barış, istikrar ve entegrasyon için şarttır. Bölge halkları ve devletleri arasında bir arada yaşama ancak ve ancak bağımsız, egemen ve demokratik bir Filistin Devletinin hayata geçirilmesiyle mümkün olacaktır ifadelerine yer verildi.

Ana Sayfaya Git