İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, uluslararası basına verdiği bir röportajda, ABD Başkanı Donald Trumpın İrana yönelik açıklamalarına, ABD ile yürütülen müzakereler ve muhtemel askeri senaryolara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tüm seçeneklerin masada olduğunu vurgulayan Arakçi, Hem savaşa hem de barışa tamamen hazırız ifadelerini kullandı.
İsviçrenin Cenevre kentinde yarın İran ile ABD arasında gerçekleştirilecek görüşmelere değinen Arakçi, önceki turda ilerleme sağlandığını belirterek, Bir tür karşılıklı anlayışa varabildik ve bu anlayış temelinde bir anlaşma, bir mutabakat inşa edebileceğimizi düşünüyorum. Adil, dengeli ve hakkaniyetli bir anlaşmaya ulaşmak mümkün ve bunu gerçekleştirebiliriz ifadelerini kullandı.
Silahlı Kuvvetlerimiz hazır
İran Silahlı Kuvvetlerinin muhtemel bir çatışmaya hazır olduğunu işaret eden Arakçi, Kendimizi nasıl savunacağımızı biliyoruz ve bunu geçmişte de ortaya koyduk. Yaşadığımız savaştan ciddi dersler çıkardık ve bugün her zamankinden daha hazırlıklıyız. Ancak bu hazırlık savaş arayışında olduğumuz anlamına gelmez. Aksine, güçlü olmak savaşın önüne geçmenin en etkili yoludur. Hazır değilseniz çatışmayı kendi kapınıza getirirsiniz. Biz savaş istemiyoruz, amacımız onu engellemek. Ben bir diplomasi insanıyım ve yürüttüğümüz sürecin bu sorunun çözümü için en doğru zemin olduğuna inanıyorum dedi.
Nükleer program için askeri seçenek yok
İranın nükleer programına ilişkin askeri müdahale ihtimalini reddeden Arakçi, İranın barışçıl nükleer programı için askeri bir seçenek yoktur. Sorular varsa yanıtlamaya, endişeler varsa gidermeye hazırız. Ancak barışçıl nükleer teknoloji hakkımızdan vazgeçmeyiz. Bu bizim net tutumumuzdur. Bu çerçevede yarın Cenevrede tarafların üzerinde uzlaşabileceği, adil ve dengeli bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyorum şeklinde konuştu.
Füzelerimiz savunma amaçlı
Trumpın İranın ABDye ulaşabilecek füzeler geliştirdiği yönündeki iddialarına da yanıt veren Arakçi, Bana göre şu anda kendisi ne yazık ki sahte haberlerin kurbanı olmuş durumda. Biz ABDye ulaşabilecek füzeler geliştirmiyoruz. Füze menzilimizi bilinçli olarak 2 bin kilometreyle sınırlandırdık. Bu sistemler tamamen savunma amaçlı ve caydırıcılık için tasarlanmıştır. Haziran ayındaki çatışmayı biz başlatmadık. İlk olarak İsrail, ardından da ABD devreye girdi. Biz sadece kendimizi savunduk. Karşı taraf bunu farklı değerlendirebilir ancak bizim açımızdan bu açıkça meşru müdafaadır ifadelerini kullandı.
Bölge ülkelerinin savaşa karşı tutumuna değinen Arakçi, Arap ülkelerinin açık şekilde çatışma istemediğini belirterek, Bazı ülkelerde ABD üsleri var. Bu ülkeler, topraklarının, hava sahalarının ya da karasularının İrana karşı kullanılmasına izin vermeyeceklerini açıkladılar. Tabii bunu ne ölçüde denetleyebilirler, o ayrı bir konu. Bunun pratikte ne kadar mümkün olacağını bilmiyorum dedi.
ABD saldırırsa üsler meşru hedef olur
Muhtemel bir ABD saldırısına da değinen Arakçi, Eğer ABD İrana yönelik bir saldırı başlatırsa, bölgedeki Amerikan üsleri meşru hedef haline gelir. Biz bu noktaları komşu ülkelerin toprağı olarak değil, ABDye ait askeri unsurlar olarak değerlendiriyoruz. Daha önce Katardaki ABD üssünü hedef almak zorunda kaldığımızda, Katar Dışişleri Bakanı ile derhal temas kurdum. Saldırıdan önce kendisini bilgilendirdim. Bunun Katara değil, Katarda bulunan ABD üssüne yönelik olduğunu açıkça ifade ettim. Amacımızın kardeş ülke Katarı hedef almak olmadığını özellikle vurguladım ifadelerini kullandı.
Askeri tehditle teslim olmayız
Cenevre görüşmelerinin başarısız olması halinde askeri seçeneğin gündeme gelebileceğine ilişkin soruya yanıt veren Arakçi, Evet, askeri seçenek var. çevremizde geniş bir askeri yığınak oluşturdular. Ama amaç bizi tehdit ederek teslim olmaya zorlamaksa, bu asla gerçekleşmeyecektir. Bu konuda netiz ve geçmişte de bunu gösterdik. Haziran ayındaki savaşta, İsrailin saldırısının üçüncü gününde şartsız teslimiyet çağrısı yapıldığını hatırlarsınız. Ancak bu gerçekleşmedi. 12 günün sonunda şartsız ateşkes isteyen taraf onlar oldu. Aynı yöntemi tekrar ederek farklı bir sonuç bekleyemezsiniz. Üstelik bugün geçmişe göre çok daha hazırlıklı olduğumuz bir dönemdeyiz dedi.
Bu yıkıcı bir savaş olur
Muhtemel bir savaşın sonuçlarına ilişkin de değerlendirmede bulunan Arakçi, Böyle bir durumda hiç kimse için zafer olmayacaktır. Bu yıkıcı bir savaş olur. ABD üsleri bölgenin farklı noktalarına dağılmış durumda olduğu için ne yazık ki tüm bölge bu savaşa sürüklenebilir. Bu son derece korkunç bir tablo hatta bunun hakkında konuşmak bile istemiyorum şeklinde konuştu.
ABDyi savaşa çekmeye çalışıyorlar
İsraili bölgedeki gerilimin başlıca sorumlusu olmakla suçlayan Arakçi, Bu bölgede savaştan yana olan tek taraf İsraildir. İsrailin ABDyi İranla bir savaşa sürüklemeye çalıştığını görüyoruz. Bunu tek başına başaramadı. Denedi ama sonuç alamadı ve ardından Washingtondan destek istedi. Bana göre bu, ABDyi bölgede bir savaşın içine çekmeye yönelik bir İsrail girişimidir ifadelerini kullandı.
Sistemimiz kişilere bağlı değil
İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaneyin hedef alınması halinde ne olacağına ilişkin soruya da yanıt veren Arakçi, ABD medyasında ve bazı çevrelerde liderimiz Hamaneye yönelik suikast senaryolarının gündeme getirildiğini görüyoruz. Ancak İranda süreçler kişilere bağlı değil, kurumsal işleyişe dayanır. Sistem içinde tanımlı ve yerleşik bir mekanizma var. Bu nedenle herhangi bir boşluk ya da kriz yaşanmaz. Bu konu anayasamızda düzenlenmiştir. Gerektiğinde yeni lideri seçmekle görevli Uzmanlar Meclisi vardır. Ayetullah Humeyninin vefatının ardından da aynı süreç işletilmiş ve 24 saatten kısa sürede yeni lider belirlenmiştir. İhtiyaç duyulduğunda aynı mekanizma yeniden devreye girer. Bu konuda bir sorun yoktur dedi.
Arakçi, nükleer müzakereler için Cenevreye geldi
Arakçi açıklamalarının ardından kısa bir süre sonra beraberindeki heyetle birlikte ABD ile yürütülen dolaylı nükleer müzakerelerin üçüncü turu için İsviçrenin Cenevre kentine geldi. İran ile ABD arasında Ummanın arabuluculuğunda gerçekleştirilen görüşmelerde, yaptırımların kaldırılması ve İranın nükleer programına ilişkin konuların ele alınması bekleniyor. Tahran yönetimi, sürecin adil ve dengeli bir anlaşmayla sonuçlanabileceği mesajını verirken, üçüncü turun önceki temaslarda ele alınan başlıkların netleştirilmesi açısından önem taşıdığı değerlendiriliyor.
Hem savaşa hem de barışa hazırız
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İsviçre’nin Cenevre kentinde yarın ABD ile gerçekleştirilecek müzakereler öncesinde yaptığı açıklamada, tüm seçeneklerin masada olduğunu belirterek, "Hem savaşa hem de barışa tamamen hazırız" dedi.
Haberler 26.02.2026 - 10:46 Son Güncelleme : 26.02.2026 - 10:46