Etnik ve ulus düzeyinde toplulukların bütün ilişki ve etkinliklerinde kullandıkları ve anlaştıkları dil, o topluluğun anadilidir. Daha geniş bir tanımla, bir insanın hiçbir eğitime tabi tutulmaksızın ailesi, çevresi ve toplumu aracılığı ile öğrendiği dil, anadili olarak tanımlanıyor. Uluslararası uzlaşıyı, kültürel çeşitliliği ve çok dilliliği desteklemek için her 21 Şubatta ana diline dikkat çekmek için dünya çapında çeşitli etkinlikler yapılıyor.
HER İKİ HAFTADA BİR DİL YOK OLUYOR
BM verilerine göre dünyada her iki haftada bir dil, içinde geliştiği entelektüel ve kültürel ortamla birlikte yok oluyor. Dünya üzerinde konuşulan dillerin yüzde 40ı yok olma tehlikesi altında. Bütün dünyada 7 binden fazla dil konuşuluyor, 5 binden fazla yerli kültür yaşıyor, 370 milyondan fazla yerli insan yaşıyor.
YOK OLMA TEHLİKESİ ALTINDAKİ DİLLER
UNESCO Dünya Tehlike Altındaki Diller Atlasına göre Türkiyede 18 yok olmuş veya yok olma tehlikesi altında olan dil var.
Bunların üçü tamamen yok olmuş durumda: Ubik, Mlahso ve Kapadokya Yunancası. Hertevin ise yok olmak üzere. Hertevin ve Mlahso dilleri Süryani dilleri ailesinden, bir diğer Süryani dili olan Turoyo da UNESCO listesinde ciddi olarak tehlikede olarak görülüyor.
Bu dilleri Ladino ve Gagavuzca dilleri takip ediyor. Bunlar da UNESCO listesinde ciddi olarak tehlikede olan diller arasında. Romanca, Batı Ermenicesi, Hemşince, Lazca, Pontus Yunancası, Abazaca, Suret de yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olan dillerden.
UNESCO; Adigece, Abhazca, Kabar-çerkes dilleri ve Kürtçenin Zazaki lehçesi de kırılgan diller kategorisinde görüyor.
KÜRTçE GÜVENLİK EKSENİNDE TARTIŞILIYOR
Türkiyede anadili tartışması ve eğitimde anadili politikaları üzerine yapılan öneriler çoğunlukla Kürtçe üzerine yoğunlaşıp güvenlik ekseninde tartışılıyor. Devletin Kürtçe kanalı, resmi ajansında Kürtçe bölümü var. Yine ortaokuldan itibaren okullarda Kürtçe seçmeli ders imkanı sunuluyor. Ancak gerek siyasiler, gerek uzmanlar ve gerekse de bu konuda çalışma yürüten kurumlar Kürtçenin güvenlik ekseninden çıkıp, anayasal bir hak çerçevesine alınmasını doğru buluyor.