Cezaları belli oldu

Kandil ve Mahmur'dan gelen gruptaki 2 kişiye 12' şer yıl, 5 kişiye ise 7.5' ar yıl hapis cezası verildi...

Haberler 25.04.2012 - 10:23 Son Güncelleme : 25.04.2012 - 10:23

Kuzey Irak’taki Kandil Dağı ile Mahmur Kampı’dan 19 Ekim 2009 günü Abdullah Öcalan’ın çağrısı üzerine Habur Sınır Kapısı’ndan giriş yapan 34 kişiden, 10’unun yargılandığı davada karar duruşması dün Diyarbakır 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Duruşmaya tutuklu sanıklar Kandil Dağı’ndan gelen PKK’lı Lütfü Taş ve Elif Uludağ ile Mahmur Kampı’ndan gelen Ayşe Kara, Abdullah Yaman, Caziye Kabul, Zehra Tunç, Sisin Yaman ile avukatları hazır bulundu. Dosyada Mahmur Kampı’na geri dönen firari olarak bulunan Mehmet Adamış, Nizar Buldan ve Yusuf Şen’in ise yakalanamadıkları belirtildi.

SEVİNÇ GÖSTERİLERİYLE KARŞILANDILAR

Duruşmada Türkçe bilmeyen sanıklar için tercüman atanırken, sanıkların avukatı Fethi Gümüş söz alarak son savunmasını yaptı. Gümüş, müvekkillerinin barışa katkı sağlamak için geldiğini ifade ederken, avukat Meral Danış Beştaş ise, Hükümetin taraf olduğu siyasi bir süreç sonucunda müvekkiller Türkiye’ye barşa katkı sunmak için gelmiştir. Kamuoyunda oluşturulan olumsuz hava üzerine tutuklanmalarına karar verilmiştir. Cezalandırılmaları Türkiye’ye dönmek isteyenleri engelleyecektir iddiasında bulundu.

MAHKEME CEZA KARARINI AÇIKLADI

Duruşmaya kısa bir ara veren mahkeme daha sonra kararını açıkladı. Mahkeme firari sanıklar Mehmet Adanmış, Nizar Buldan ve Yusuf Şen’in yakalanmalarının beklenmesi durumunda dosyanın sürüncemede kalacağını göz önünde bulundurarak, her 3 sanığın bu dosyadan çıkarılmasına karar ver verdi. Bu sanıklar hakkında başka bir dosya açılmasına karar veren mahkeme, yakalama kararının de devamına hükmetti.

KANDİL’DEN GELENLERE 12’ŞER YIL

Mahkeme Kandil’den gelen PKK’lı Elif Uludağ ve Lütfi Taş’ın ’PKK terör örgütü üyesi olmak’ suçundan 8 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verdi. Sanıkların işledikleri suçlardan dolayı pişman olmadıklarını belirten mahkeme, cezalarını yarı oranında artırarak 12’şer yıl hapis cezası verdi. Mahkeme, Lütfi Taş’a ’terör örgütü propagandası yapmak’ gerekçesiyle de 2 yıl daha ceza verirken, Taş, toplam 14 yıl hapis cezası aldı. Mahkeme ayrıcı Elif Uludağ’a 19 Kasım 2011 tarihinde yaptığı bir konuşmadan dolayı ’PKK terör örgütü propagandası’ yaptığı gerekçesiyle 2 yıl, Türkiye’ye geldikleri sırada ’terör örgütü propagandası yapmak’ gerekçesiyle de 2 yıl olmak üzere 4 yıl daha ceza verirken, Uludağ toplam 16 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Mahmur Kampı’ndan gelen Abdullah Yaman, Sisin Yaman, Zehra Tunç, Ayşe Kara ve Caziye Kabul’e ise ’PKK silahlı terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek’ten 5 yıl hapis cezası verdi. Cezayı yarı oranında artıran mahkeme, 5 kişinin ise 7.5’ar yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetti. Mahkeme ayrıca 5 sanığın Türkiye’ye geldikleri sırada terör örgütünün propagandasını yaptıkları gerekçesiyle 2’şer yıl daha hapis cezasıyla cezalandırılmalarına karar verdi. 5 kişinin ise aldığı hapis cazaları 9.5’ar yıla yükseldi.

SAVCININ VERDİĞİ MÜTALAA

Cumhuriyet Savcısı önceki celsede okuduğu mütalaasında, şu görüşlere yer vermişti: Sanıklar kendi istekleri ile geldiklerini söylese de, konuşmalarında Öcalan’ın çağrısı ile geldiklerini ifade ettikleri, Irak gümrük sahasında gelen grubun sözcüsü Mehmet Şerif Gençdal’ın yaptığı basın açıklamasında, etkin pişmanlık yasasından yararlanmak için gelmediklerini söyledikleri belirlenmiştir. Sanık Lütfü Taş, PKK terör örgütü tarafından belirlenen grup içerisinde yer alıp Irak sınırları içerisinde terör örgütünü temsil eden bez parçaları ve örgüt elebaşı Öcalan’ın posterleri altında törenle ve konvoyla sınır kapılarına getirildi. Sözde barış grubu adına Mehmet Şerif Gençdal tarafından Habur Sınır Kapısı’nın Irak kısmında kalan bölümünde yapılan basın açıklaması ve serbest bırakıldıktan sonra katıldıkları etkinliklerde sözde barış grubu adına açıklamalarda (Etkin pişmanlıktan yararlanmak için değil başkanımız, önderlerin önderi Apo çağrı yaptı. Barış grubu gelsin dedi. Biz de Apo’nun çağrısı üzerine, 9 Ekim’de geldik) bulunarak sözde barış grubunun geliş nedenini açıklamıştır.

SANIKLARIN SÖYLEMLERİ

Bu söylem ile sanık Lütfü Taş’ın amacının, Türkiye Cumhuriyeti’nin hakimiyeti altında bulunan topraklardan bir kısmını silahlı mücadele vererek devlet iradesinden ayırıp bölgede Kürdistan adıyla bağımsız bir Kürt devleti kurmak olduğu anlaşılmıştır. Binlerce silahlı eylemi olan PKK terör örgütüne katılarak siyasi ve askeri eğitim alma, örgüte ait kamplarda faaliyet göstermek ve terör örgütü ele başı Öcalan’ın muhatap alınıp belirleyici olmasını sağlamaya yönelik dillendirilen sözde tıkanma senaryoları doğrultusunda örgütün Kandil kampından 8 terör örgütü mensubu ve örgütün kontrolünde bulunan Mahmur kampından 22 kişi olmak üzere toplam 30 kişiden oluşan sözde barış grubu Türkiye’ye giriş yaptı. Grubun gerek Habur Sınır Kapısı’na kadarki, gerekse serbest bırakıldıktan sonraki süreçlerde örgütün müzahir tabanı ve sempatizanlarına yönelik yapılan etkinliklerde bizzat ya da seçtikleri temsilciler aracılığıyla verdikleri mesajlara örgütün stratejileri doğrultusunda baskı oluşturarak örgüt elebaşının Kürt halkı tarafından sahiplenmesi ve süreçte belirleyici rol üstlenmesi sağlamak amacıyla üzerine yüklenen suçları işlediği anlaşılmıştır

Ana Sayfaya Git