Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığı’nın dönemin faili meçhul cinayetlerine ilişkin hazırladığı fezlekede, bölgede işlenen infazlara ilişkin yeni detaylar ortaya çıktı. 13 Haziran 1995 tarihinde Mazıdağı ilçesine bağlı Yücebağ köyü kırsalında çıkan çatışmada yaralanan PKK’li Bedran Kaban ile bölgede hayvanlarını otlatan Menduh Demir’in kaybedilmesinin anlatıldığı fezlekede, operasyona katılan korucubaşı Bahri Okra verdiği ifadede, Çatışmada 1 PKK’li yakalandı. Daha sonra Jandarma Komutanı Eşref Hatipoğlu’nun, her ikisini de helikopterden attığını öğrendik dedi.
Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Kızıltepe’de 1993 ile 1996 yılları arasında yaşanan faili meçhul cinayetler ve köy yakmaları üzerine TMK 10. madde ile görevli Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği’ne gönderdiği JİTEM’e ilişkin fezlekede, yeni detaylar ortaya çıktı.
DİHA’nın haberine göre, Mardin’in Mazıdağı ilçesine bağlı Yücebağ köyünün kırsalında 13 Haziran 1995 tarihinde PKK ile Güvenlik Güçleri arasında çıkan çatışmada Şêxo kod adlı Bedran Kaban isimli PKK’lı yaralı olarak yakalanırken, köy mezrasında hayvanlarını otlatan Menduh Demir isimli genç de askerler tarafından gözaltına alındı. Kaban ve Demir’den bir daha haber alınamazken, yürütülen soruşturma ise, Demir ve Kaban’ın mağara önünde tuzaklı mayının patlaması sonucu yaşamlarını yitirdiği iddia edilerek, dosya kapatıldı. Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan fezlekede dönemin tanığı korucuların ifadeleri ise olayı farklı boyutlara taşıdı.
Demir’in kardeşinin başvurusu ile soruşturma başladı
Fezlekede Memduh Demir’in kardeşi Habip Demir’in 21 Mayıs 2010 tarihinde Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuruda bulunduğu hatırlatıldı. Fezlekede Demir’in başvurusu şu şekilde yer aldı: 13 Mayıs 1995 günü kardeşi Memduh Demir’in ikamet ettikleri Mazıdağı ilçesi Yücebağ köyü kırsalında hayvan otlattığını, o gün saat 11.00 civarındada askerlerle PKK’liler arasında bir çatışma çıktığını, çatışmanın 12.30’a kadar sürdüğünü, çatışma sonrasında Diyarbakır ili Çınar ilçesinde gönüllü köy korucusu olarak görev yapan şahıslardan öğrendiğine göre o gün çatışmada bir PKK’linin yaşamını yitirdiği ve bir tanesinin de yaralandığını, yaralı PKK’linin askerler tarafından Kızıltepe ilçesi Milan köyü korucularına teslim edildiği, kardeşi Memduh Demir’in de yaralı PKK’li ile birlikte 14 Mayıs 1995 günü Milan korucularına teslim edildiğini söyledi.
15 Mayıs 1995 günü Memduh Demir ve yaralı PKK’li Milan köyü korucuları tarafından öldürüldükten sonra Kızıltepe Devlet Hastanesi’ne getirildi. Fezlekede, Habip Demir’in başvurusunun ardından 2010/1781 Nolu dosya üzerinden soruşturma başlatıldığı ve soruşturma kapsamında Kızıltepe Belediye Başkanlığı’na yazı yazıldığı belirtilerek, Belediye Başkanlığı’nın 21 Mayıs 2010 tarihli cevabi yazısında ’bahse konu mezarlığın güney duvarına yakın mesafede Bedran Kaban D.T.1972 ve Menduh Demir Ö.T. 13 Haziran 1995 adlı şahısların mezarının tespit edildiği’ belirtilmiştir. Bu soruşturma kapsamında Diyarbakır TMK. m. 10 ile görevli Cumhuriyet Başsavcılığı ile yazışıldıktan sonra daha önce mezarın açıldığı kanaatine varılıp, tekrar açılmasına gerek olmadığı belirtilerek 25 Ocak 2011 tarihinde fezleke tanzim edilmiştir denildi.
Hayvanlarını otlatan Demir’i PKK’li yaptılar!
Fezlekede olaya ilişkin Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 1995/416 Nolu dosya üzerinden soruşturma başlatıldığı ancak 3 Temmuz 2005 tarihinde Diyarbakır DGM Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevsizlik kararı verildiği hatırlatılırken, görevsizlik kararının içeriğinde ise Memduh Demir’in PKK’li olduğu ileri sürülmekle kalınmayarak Devran kod adını kullandığı tespitine yer verildi. Görevsizlik kararında, Memduh Demir ile yaralı olarak yakalanan PKK’linin bir mağarayı gösterdikleri sırada mayının patlaması sonucu yaşamını yitirdiği ileri sürüldü. Diyarbakır DGM Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen görevsizlik kararının içeriğinde mayının patlaması sonucu Memduh Demir ve Bedran Kaban’ın yaşamını yitirdiği savunulurken, fezlekede ise 14 Mayıs 1995 tarihinde Kızıltepe İlçe Jandarma Komutanlığınca iki kişinin vurularak öldürülüp Kızıltepe Devlet Hastanesi’ne kaldırıldığı şeklinde ihbarın geldiği bilgisine yer verildi.
Önce gerekçe ürettiler sonra dosyayı imha ettiler!
Fezlekede, görevsizlik kararının ardından Diyarbakır DGM Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 1995/2875 Nolu dosya üzerinden soruşturma başlatıldığı; ancak 28 Mayıs 1997 tarihinde de kovuşturmaya yer olmadığı kararının verildiği belirtildi. Fezlekede, savcılık kararının gerekçesi ise şu şekilde belirtildi: Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 1995/2875 no.lu soruşturma neticesinde verdiği kovuşturmaya yer olmadığına dair karar içeriğinde ’12.06.1995 tarihinde PKK mensubu olan Nimetullah oğlu, 1973 doğumlu Meki Doğru, Mehmet oğlu 1976 doğumlu Memduh Demir ve Bedran Kaban’ın Diyarbakır ili Çınar ilçesi Yazçiçeği ve Köksalan Köyleri kırsalında güvenlik güçleriyle çatıştıkları, çatışma sonucu Meki Doğru’nun öldüğü, Memduh Demir ve Şeyhmus Kaplan’ın yaralı olarak silahlarıyla birlikte ele geçirildiği, yaralı şahısların sorgu ve yer gösterme işlemleri için Mardin İl Jandarma Komutanlığına teslim edildikleri, bu iki şahsın 14 Haziran 1995 günü güvenlik güçlerine sığınakları gösterdikleri sırada bir sığınağın girişinde tuzaklanmış olan mayına basarak olay yerinde öldükleri, şahıslar öldüğü için kovuşturma yapılmasına yer olmadığı’ belirtilmiştir. Fezlekede, incelenmek üzere dosyanın Diyarbakır DGM Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan istendiği ancak yazılan cevapta ise dosyanın imha edildiğinin belirtildiği kaydedildi.
Korucubaşı: Albay Eşref PKK’li ve Memduh’u helikopterden aşağıya atmış
Fezlekede, dönemin korucularının olaya ilişkin ifadelerine de yer verildi. Çınar ilçesine bağlı Yazıçiçek köyünde oturan ve 1994 yılından beri korucubaşı olan Bahri Okra ifadesinde, köylerinin olayın yaşandığı yere yakın olduğunu 1995 yılının Mayıs ayında askerlerle birlikte Mazıdağı ilçesi Yetkinler köyü kırsalında operasyona çıktıklarını belirterek, çıkan çatışmada iddia edildiği gibi 2 PKK’linin yakalanmadığını 1 PKK’linin yaşamını yitirdiğini, 1 PKK’linin yakalandığını söyledi. Okra, ifadesinin devamında yaşananları şöyle anlattı: Yaralı PKK’li, ’ancak alay komutanı gelirse teslim olurum’ dedi. Biz de alay komutanına durumu bildirdik. Daha doğrusu karakol komutanı telsiz ile bildirdi. Tam bu esnada dağdan biri ’Ben Mehmet oğlu Memduh, Yücabağlıyım’ diye bizim tarafa bağırdı. Şahsın üstünde kısa kollu t-shirt, beyaz ayakkabı ve kot pantolon vardı. Yani PKK’lilere benzemiyordu. Şahıs yanımıza gelince kimliğini aldım. Mehmet oğlu Memduh Demir’di. Bu esnada Çınar Karabudak Karakol komutanı olan hatırladığım kadar ismi Ferudun olan astsubay bana ’Bahri bu çocuğu saklayalım, Eşref albay gelirse buna da acımaz’ dedi. Bu çocuğu oradaki meşelerin arasına sakladık. Diyarbakır İl Jandarma Komutanı Eşref Hatipoğlu olay yerine gelince yaralı PKK’liyi sorguladı. Eşref Albay çocuğu öğrenince bize kızdı ve çocuğu istedi. Biz de çocuğu sakladığımız yerden çıkarıp getirdik. Sonrasında Eşref Albay, Çınar’da ismini hatırlamadığım bir üsteğmen, yaralı PKK’li ve Memduh helikoptere bindiler ve uzaklaştılar. Bu saydıklarım dışında helikopterde iki de pilot vardı. Ben daha sonra üsteğmene Memduh’u sorduğumda bana ’Hiç sorma, Memduh ve yaralı PKK’li helikopterden aşağı atıldı’ dedi. Üsteğmen iyi bir insandı. Söylediğine göre Eşref Albay’ın emri ile atılmışlar. Bana söylenen budur. Olaya ilişkin başkaca bilgim yoktur.
’Çatışmada sadece 1 yaralı PKK’li yakalandı’
Fezlekede yer alan bir başka korucu Feysel Şenol ise savcılığa verdiği ifadesinde, Bahri Okra ile birlikte kendisinin de operasyona katıldığını belirterek, Bahri Okra gibi operasyonda bir PKK’linin yaşamını yitirdiğini, 1 PKK’linin ise yaralandığını söyledi. Şenol, Memduh Demir’in sakladıklarını, ancak Diyarbakır İl Jandarma Komutanı Eşref Hatipoğlu’nun Demir’i alarak helikoptere bindirdiğini ardından ise Demir ve PKK’linin helikopterden atıldığını söyledi.
Fezlekede, 18 Mart 2013 tarihinde müşteki avukatların yaptığı başvuruda Memduh Demir’in öldürülmesinin münferit bir olay olmadığı belirtilerek, faili meçhul cinayetlere ilişkin yürütülen soruşturma ile birleştirme talep ettiği, bu kapsamda 2013/464 Nolu dosya ile birleştirme kararının verildiği belirtildi. Fezlekede ayrıca, Kızıltepe ilçesi İpek Mahallesi’nde bulunan mezarlıkların açıldığı ve ailelerden alınan DNA örneklerinin İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’na gönderildiği, gelen yazıda ise örneklerin DNA profilleriyle yüzde 99,99 oranında uyumlu olduğunun belirtildiği kaydedildi.