O Geceyi Anlattı

DİYARBAKIR'da darbe girişimi soruşturmasında gözaltına alınan ve adli kontrol kararıyla serbest bırakılan 8'inci Ana Jet Üssü Harekat Komutanı Albay Özkan Edip Akgülay, kendisinden gizli olarak 100 kişilik özel kuvvet birliğinin üste hazır tutulduğunu, birliğin 2 nakliye uçağı ile Ankara'ya gönderilmesi talimatı verildiğini, ancak talimata uymadığını söyledi.

Haberler 24.07.2016 - 10:47 Son Güncelleme : 24.07.2016 - 10:47

Albay Akgülay, Özel Kuvvetler Komutanlığını ele geçirmek isterken Astsubay Ömer Halisdemirin alnından vurarak öldürdüğü Tuğgeneral Semih Terzinin de 40 kişilik özel kuvvet ile Diyarbakırdan Ankaraya gittiğini anlattı. Darbe girişiminin başladığı gece saat 23.03te Tuğgeneral Kemal Mutlumun aradığını belirten Albay Akgülay, İçişleri Bakanı Efkan Alanın içinde bulunduğu uçağın F-16 ile Malatyaya indirilmesini sağlamasını istediğini açıkladı.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen darbe soruşturmasında, TBMMyi bombalayan savaş uçaklarının kalktığı 8inci Ana Jet Üssü Harekat Komutanı Albay Özkan Edip Akgülay da gözaltına alındı. Emniyet Müdürlüğündeki işlemlerinin ardından savcılığa sevk edilen ve adli kontrol kararı ile serbest bırakılan Akgülay ifadesinde darbe girişiminin olduğu geceyi anlattı.

UçUŞ PLANI SAAT 12.00DE GELDİ

Darbe girişimi olduğu gün saat 12.00 sıralarında 181 ve 182nci Filo Komutanları Binbaşı Ahmet Özdemir ve İbrahim Yozgatın yanına geldiğini belirten Albay Akgülay, ifadesinde şunları söyledi:

Öğleden sonra acil bir görev olduğunu, iki filodan 3er uçak olmak üzere, 6 uçak ile terörle mücadele harekat görevi verileceğini söylediler. Arkadaşları Tuğgeneral Deniz Kartepeye götürüp, durumu arz ettik. Kendisi de onayladı. Öğlen yemekte Albay Ali Durmuş ve yakın zamanda Eskişehire tayin olan Yüzbaşı Yavuz İsteki gördüm. Daha önce birliğimizde görev yapan bu pilotlar, Geri hizmet uçuşu adlı planlı uçuşlar yapıyordu. Bu amaçla birliğimize geldiklerini düşündüm. Filo komutanlarının öğlen bana söylediği uçuşa katılacaklarını söylediler. Filo komutanları iniş meydanı olarak İncirlik veya Konyayı kullanabileceklerini ancak, bunun havada netleşeceğini söylemişlerdi. Saat 14.20de 6 uçağın katılacağı uçuşun iptal edildiği bilgisi geldi.

ÜS KOMUTANI DÜĞÜN İçİN UçAKLA BİRLİKTE AYRILACAKTI

Üs Komutanı Tuğgeneral Deniz Kartepenin Korgeneral Mehmet Şanverin kızının düğününe katılmak için saat 15.00da uçakla birlikten ayrılacağını söyleyen Albay Akgülay, ifadesinde şöyle devam etti:

16 Temmuz saat 02.30da dönecekti. Birlikten ayrılmadan önce Albay Ali Durmuş ile kendi makam odasında özel görüşme yaptı. Eski çalışma arkadaşı olmaları sebebiyle görüşmeyi yadırgamadım. Komutan saat 15.10da düğüne katılmak üzere tek başına ayrıldı. Yerine vekalet etmeye başladım. Eskişehir Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezinden (BHHM) 181 ve 182nci filoya veya birliğimizde geçici görevle bulunan arama ve kurtarma ile görevli 135inci filoya yönelik bir uçuş emri veya göreve ilişkin mesaj geldiğini hatırlamıyorum. Nöbetçi amir böyle bir mesaj getirmişse de ilgili filoya yönlendirmişimdir.

6 ADET F-16 TÜM UYARILARIMA RAĞMEN KALKTI

8inci Ana Jet Üssü Harekat Komutanı Albay Özkan Edip Akgülay, ifadesinde Diyarbakırdan kalkıp TBMMyi bombalayan uçaklara ilişkin bilgileri de aktarırken şöyle dedi:

Saat 22.15 sıralarında 181inci filo nöbetçisi Üsteğmen Alper Arslan arayarak, Filo Komutanı Binbaşı Özdemirin uçuş için uçağa gittiğini bildirdi. Hemen filoya gittim. Saat 18.00dan itibaren kalkışların yasak olduğunu ancak, yasağın kalktığını kuleden öğrendim. Filo Komutanı odasından Eskişehir BHHMyi aradım ve bize kalkış emri verilip verilmediğini sordum. Böyle bir emir ve uçuşun söz konusu olmadığını söylediler. Telsizden uçakların pist başında ikaz beklemesini söyleyip, kuleye benden habersiz kalkış yapılmaması uyarısını yaptım. Uçaklarla telsiz irtibatı kurmaya çaıştım. Tüm girişimlerime rağmen cevap alamadım. Uçaklar kalkmadan, Albay Ali Durmuş 181inci Filo Komutanı makam odasındaki hattan bana ulaşarak, Ankaradan aradığını, askerin yönetime el koyduğunu, 70 kişilik özel kuvvet ekibi için 202nci nakliye filomuzdan 2 uçağın Ankaraya gönderilmesi gerektiğini söyledi. Bu sırada pistte kalkışa hazır olan 6 adet F-16 savaş uçağı tüm uyarılarıma rağmen izinsiz ve usulsüz bir şekilde, daha önce hiç uygulamadığımız ard arda kalkış yaparak, hepsi havalandı. Hatta o an sivil uçaklarla ortak kullandığımız pistteki yolcu uçağını tehlikeye düşürdüler. Bu aşamadan sonra kuleden ve tüm telsiz yayınlarından uçaklara geri dönüş çağrısı yapmama rağmen dönmediler. Saat 22.35te cep telefonumdan komutanımız Tuğgeneral Deniz Kartepe aradı. Telefonda izinsiz kalkan uçaklardan söz ettim. Bir yerde tutulduğunu ve konuşamadığını söyledi. İzinsiz kalkan uçakların Hava Kuvvetleri Komutanının emri ile geri dönmelerini söyledi.

BİRLİĞİMDE BENDEN HABERSİZ 100 KİŞİLİK ÖZEL KUVVET VARDI

Darbecilerin kendi birliğinde kendisinden habersiz 100 kişilik özel kuvvet timi tuttuğunu belirten Albay Akgülay, Hava Kuvvetleri Komutanlığından General Osman Nuri Gürün saat 22.40ta makam odasındaki telefonundan kendisini aradığını söyledi. Albay Akgülay, şöyle devam etti:

2 nakliye uçağı ile birlikte birliğimde bulunduğundan habersiz olduğum 100 kişilik özel kuvvetin Ankaraya gönderilmesini istedi. İzinsiz kalkan uçaklar nedeniyle tüm üssü kalkışa kapattım. Tüm pilot ve birlik komutanlarını 181inci filoya topladım. Amacım herkesi toplu kontrol altına almaktı. Bu sırada 7nci Kolordu Komutanlığından birliğimize bombalı araç saldırısı yapılabileceği uyarısı geldi. Karışıklığın önüne geçmek, sızmayı engellemek için nizamiyeyi giriş ve çıkışlara kapatma ve kırmızı alarma geçiş emri verdim.

EFKAN ALANIN UçAĞINI MALATYAYA İNDİRİN

Saat 23.03te Hava Kuvvetleri Komutanlığından Tuğgeneral Kemal Mutlumun aradığını belirten Albay Akgülay, kendisinden 2 nakliye uçağı ile birliğindeki özel kuvveti Ankaraya göndermesini istediğini belirtti. Albay Akgülay, Tuğgeneral Mutlumun o gün Erzurumdan havalandığı halde Vandan havalandığını zannettikleri İçişleri Bakanı Efkan Alanın içinde bulunduğu uçağın 182nci filodan kaldırmasını istediği F-16lar ile Malatyada iniş yapmasını sağlamasını istediğini söyledi. Albay Akgülay, şöyle devam etti:

Bu konuda yetkili olmadığımı, Eskişehir BHHM ile görüşmeleri gerektiğini söyledim. Bunun üzerine telefonu General Recep Sami Özatak aldı ve bana hitaben Bizi dinleyeceksiniz, emrimizi yerine getireceksiniz dedi. Ben Eskişehir ile temas edilmesi gerektiğini söyledim. Eskişehir BHHMyi arayıp Albay İsmail Ünere beni arayan kişileri ve isteklerini anlattım. Kendisi Korgeneral Mehmet Şanver ve Tuğgeneral Recep Ünalın emri ile herkesin 1inci BHHMden emir alacağını ve kontrolün onlarda olduğunu, pisti askeri trafiğe kapatmamı söyledi. Saat 23.00 sıralarında kargaşa ve 7nci Kolordudan gelen bombalı araç uyarısı sebebiyle birlik kırmızı alarma geçti.

7NCİ KOLORDU KOMUTANI BAŞIMA SİLAH DAYALI OLUP OLMADIĞINI SORDU

Saat 23.14te Hava Kuvvetleri Komutanlığından Genel Sekreter Albay Veysel Kavakın aradığını kaydeden Albay Akgülay, 2 nakliye uçağı ile birlikteki özel timi derhal Ankaraya göndermem yönündeki emri tekrarladı. Ben Eskişehir BHHMnin yetkili olduğunu söyledim. Yanlış yaptığımı, Hava Kuvvetlerine itaat etmem gerektiğini söyledi. Hava Kuvvetleri Komutanı Abidin Ünalın telefonuna ulaşmaya çalıştım, ulaşamadım. Saat 23.45te Nöbetçi Amir aracılığı ile Genelkurmay ve Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait iki acil mesajı okumadan ana birlik komutanlarına sistem üzerinden dağıttım. Komutanlar zaten benimle birlikteydi. Saat 01.00 sıralarında mesajların içeriğini idrak edebildim ve ne kadar saçma olduğunu anladım. Zaten mesaja uymadım. Mesajları idrak ettiğimde Eskişehir BHHMye bildirdim. 7nci Kolordu Komutanına da mesajları bildirip, itaat etmediğimi söyledim. Emniyette olup olmadığımı, başıma silah dayalı olup olmadığını sordu. Bana komutasında olduğumu söyledi. Ben de 1inci BHHMnin emrinde olduğumu söyledim diye konuştu.

Özel Kuvvetler Komutanlığını ele geçirmeye çalıştığı sırada Astsubay Ömer Halisdemirin öldürdüğü Tuğgeneral Semih Terzinin saat 23.47de aradığını söyleyen Albay Akgülay, ifadesini şöyle sürdürdü:

Kendisini tanımıyordum. Bana Meydanı uçuşa kapatmışsın, birliklerimi göndereceğim dedi. Bu yöndeki talimatın 1inci BHHMden alınması gerektiğini söyledim. Salak, birliğim taarruzda. Ben senin üstünüm. Bana itaat edeceksin dedi. Ben de küfrederek telefonu kapattım. 00.22de Diyarbakır BHHM Komutanı Tümgeneral Atilla Darendeli aradı. Sakin olup birliği toparlamamı, emniyete almamı, 1inci BHHMde Tuğgeneral Recep Ünala itaat etmemi söyledi. 00.45te Albay İsmail Ünal arayarak, birlikteki özel kuvvet timinin birliği ele geçirmemesi için gerekli önlemleri almamı istedi. Kendi nakliye uçağı ile kalkış yapıyorsa kalkıp gitmesini söyledi. O anda Tuğgeneral Semih Terzinin kendi nakliye uçağını kalkışa hazırladığını öğrendim. Sonra yanındaki 100 kişilik birlikten 40 kişiyi alarak izinsiz şekilde kalkış yaptı.

60 KİŞİLİK ÖZEL KUVVETİN NEREYE GÖTÜRÜLDÜĞÜNÜ BİLMİYORUM

Birlikte kalan 60 kişilik özel kuvvet timinin etrafında Güvenlik Tabur Komutanlığı ile birlikte tedbir aldıklarını kaydeden Ana Jet Üssü Harekat Komutanı Albay Özkan Edip Akgülay, şunları ekledi:

Bu 60 kişi tam teçhizatlıydı. Bu birliğin nereden, ne şekilde birliğimize geldiğini bilmiyorum. Destek Grup Komutanım, sabah birliğe gelen 7nci Kolordu Kurmay Başkanına kontrol altında tutulan 60 kişilik özel kuvvetten bahsetti. Onlar da kendi araçlarıyla bu 60 kişiyi birliğimizden aldılar. Nereye götürdüklerini bilmiyorum. Saat 05.15te Eskişehirden Tuğgeneral Recep Ünaldan, Başbakanlık emri ile 2 adet F-16 uçağının kalkış emri verildi. Bu uçakların görevi Ankarada uçan F-16ların vurulmasıydı. Bu uçakların kalkışını hemen gerçekleştirdik. Ancak 1inci BHHM bu uçakları Malatya civarında tuttu. Darbe girişimine iştirak etmedim ve karşısında durdum. Pilotları bir arada tutarak darbe girişiminde başka uçakların üsten kalkışını engelledim.

Ana Sayfaya Git