Suikastın 22 yıllık kronolojisi

Uğradığı suikast sonucu 5 korumasıyla şehit edilen Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan, suikasta uğradığı Sezai Karakoç Bulvarında anıldı.

Haberler 25.01.2023 - 00:49 Son Güncelleme : 01.01.0001 - 00:00

Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan Diyarbakıra atandıktan sonra OHAL uygulamalarından kaynaklı kolluk kuvvetlerince vatandaşlara yönelik yoğun insan hakları ihlalleriyle ilgili ezber bozan bir çıkış yapmış kısa sürede Diyarbakırlıların gönlünde taht kurmuştu.

Altında çalışan şube müdürlerine Teröristle vatandaşı birbirinden ayıracaksınız. Vatandaşa keyfi sebeple eziyet eden, zorluk çıkaran olursa karşısında beni bulur talimatı ise adeta vatandaşla devlet arasındaki kopma noktasına gelen bağı yeniden pekiştirmeye yetmişti.

Okkanın sözleri sadece toplantı maslarında kalmadı, önce zırhlı aracını garaja aldırıp kullanmadı, ardından gecenin ilerleyen saatlerine kadar ciğerciden, nöbetçi taksi duraklarına, oradan sabahçı kahvelerine kadar esnaf ziyaretlerinde bulunup vatandaşlarla kaynaştı.

Bu durum kentte yaşayan vatandaşların da garibine gitmişti. çünkü o güne kadar bir emniyet müdürünün gece yarılarına kadar sokaklarda dolaşmasına şahit olmamışlardı.

ZIRHLI ARACA BİNERSEM BU KENT NASIL GÜVENLİ DİYEBİLİRİZ

Okkan bölgedeki gazetecilerle de görüşür, kentle ilgili yapılan faaliyetleri basın mensupları aracılığıyla kamuoyuna aktarırdı. Makam odasındayken, Müdürüm korkmuyorsunuz bu kadar rahat davranmaktan. Neden zırhlı araç tahsisi yapıldığı halde kullanmıyorsunuz soruma, Kardeşim insanlara bu kentin güvenli olduğunu nasıl anlatabiliriz. Ben zırhlı araçla, koruma ordusuyla dolaşırsam, vatandaş kendini nasıl güvende hissedebilir diyerek kısa, ama bir o kadar da anlamlı cevap vermişti.

Hizbullah için İnterajan nitelemesi yapan Okkan, devamında da Beni çok öldürmek isteyebilirler ama şu anda bunu yapacak kapasiteleri kalmadı demişti. Bu soru, şehit edilmeden kısa süre önce Hizbullah operasyonunda bir hücre evinde ele geçen kendisine yönelik suikast planıyla ilgiliydi aslında.

EV KİRALAYIP TAKİP EDİN YA DA

İran yanlısı, Hizbullahın askeri kanat sorumlusu Mehmet Sabır Özdemirin yakalandığı hücre evinde ele geçen örgütsel dokümanda, Gaffar Okkanın makamının bulunduğu binanın karşısında bir ev kiralanması, eve sadece perde takılarak polis telsizinden giriş-çıkış saatlerinin takip edilerek bir suikast yapılabileceği, bunun mümkün olmaması halinde Diyarbakırspor maçlarında taraftarların arasında korumasız olduğu bir ortamda susturucu takılmış bir silahla vurulabileceği bilgisi yer alıyordu.

Hizbullahın şehit müdüre olan öfkesi, örgütü çökerten isim olmasından kaynaklıydı. çünkü şehit edilmeden 9 gün önce 15 Ocak günü Diyarbakır Valiliğinde Hizbullahın askeri kanat yapılanmasındaki 26 kişilik tetikçiler listesini basınla paylaştı ve Peşlerindeyiz dedi.

ŞURA ÜYESİNİN YAKALANMASI SONUN BAŞLANGICI OLDU

Ardından Hizbullah Şura üyesi Abdülaziz Tunçun sahte İran pasaportuyla Adanadan yurtdışına kaçmak isterken yakalanıp itirafçı olması Hizbullah için sonun başlangıcı oldu. Tunçun verdiği bilgilerle önce Mardinin Teker Mahallesindeki bir evde örgüt arşivinin yüklü olduğu bilgisayarlar ele geçti.

20 bin sayfalık örgütsel dokümanın çözümlenmesiyle örgütün beyin takımını oluşturan çekirdek kadroya ulaşıldı. 17 Ocak 2000de İstanbul Beykoz Kavacıktaki villaya düzenlenen operasyonda örgüt lideri Hüseyin Velioğlu öldürülürken, Şura üyesi Edip Gümüş ile askeri kanat sorumlusu tetikçi Cemal Tutar sağ yakalandı.

Operasyonu, Diyarbakırdan giden Gaffar Okkanın Hizbullah masasında görevli uzman TEM ekipleri yönetti. Bu evde de ele geçen onbinlerce sayfalık dijital dokümanların çözümüyle önce yurt genelinde domuz bağlı cinayetlerin işlendiği mezar evler ve kayıp kişilerin cesetleri bulundu.

Ardından örgüte özgeçmiş raporu veren örgüt üyeleri, yüzlerce tetikçi, örgüt yöneticileri tek tek yakalandı. Ağır darbe yiyen örgüt, yaralı yılan misali yeniden toparlanmaya çalışsa da şehit müdür ve ekibinin başarılı seri operasyonlarıyla marjinalleşti.

VELİOĞLUNUN ÖLÜM YILDÖNÜMÜNE DENK GETİRİLDİ

Tüm tetikçi ve yönetici kadroları deşifre olan ve önemli bölümü yakalanan Hizbullah, müzahir tabanına ayakta olduğu imajını verebilmek için şehit müdürü, örgüt elebaşı Hüseyin Velioğlunun ölüm yıldönümüne denk gelecek şekilde vurmayı planladı ve öyle de oldu.

24 Ocak 2001 günü Uğur Mumcunun anma etkinliğine katılmak için makamından çıkan Okkan, emniyet binasına 200 metre mesafedeki Sezai Karakoç Bulvarında 5 korumasıyla şehit edildi.

Örgüt lideri Hüseyin Velioğlu da 17 Ocak 2000de öldürülmüştü. Tetikçiler, telsizden şehit müdürün çıkış saatini öğrendikten sonra geçiş yapacağı bulvarda üzerinde Polis yazılı reflektörlü yelekler giyerek ellerindeki uzun namlulu silahlarla caddede beklemeye başladı.

Ardından trafo binasından elektrikleri keserek, çevrede toplanan meraklı vatandaşlara da inandırıcı olabilmek için, Evinize gidin, bir Hizbullahçıyı yakaladık, savcı gelecek, tatbikat yaptıracağız dediler.

Karanlıkta çakar lambalı makam aracı belirince aynı anda ölüm kusan namlular aracın kontrolden çıkmasını sağladı. Orta refüje çıkarak duran araçta ve olay yerinde 16 kalaşnikof tüfeğe ait 468 adet boş kovan toplandı.

Tetikçiler imza olarak olay yerine Güneydoğuda tek kurşunlu sokak infazlarında kullandıkları bir de Takarov marka tabanca bıraktılar.

Hizbullah Sigorta atışı denilen kesin sonuç alma amaçlı gerçekleştirdiği bu suikastta şehit müdürün hayatta kalmaması için aracın arka kapısını açarak yakın mesafeden de ateş açtı. Okkanın kafa ve vücudundan 17 mermi çekirdeği çıkarıldı.

DİYARBAKIRLILAR CENAZESİNİ OMUZLARDA TAŞIDI

Bu suikast Diyarbakırlıları da derinden sarstı. Onbinler valilik önünde düzenlenen cenaze törenine katıldı ve terör örgütünü lanetledi. Tek yürek olan Diyarbakırlılar şehitlerini omuzlarda taşıyarak havaalanına kadar uğurladı.

FAİLLERİN 10U YAKALANDI PEKİ ONLARA NE OLDU

Diyarbakırlıların Gaffar babası şehit edildikten sonra suikastın aydınlatılması, faillerin yakalanması için TEM Şubede Hizbullah uzmanlarından özel birim kuruldu. Faillerden 4ü polisle girdiği çatışmalarda öldürüldü, 10u da farklı tarihlerde sağ yakalandı. Peki, o tetikçilere yıllar sonra ne oldu. İşte isim isim Gaffar Okkan suikastının failleri, aldıkları cezalar ve yargılama safahatı.

Servet Yoldaş, Suat çetin, Şener Dünük: Bu üç tetikçi barındıkları hücre evine düzenlenen baskında 5 kalaşnikof tüfek ve el bombalarıyla yakalandı. Silahların suikastta kullanıldığı anlaşılmasın diye namlu ağzını törpüledikleri için kriminal incelemede 1 tüfeğin olayda kullanıldığı belirlendi.

Suçlarını itiraf eden üç sanık, savcı huzurundaki tatbikatta olayı ayrıntılarıyla anlatıp yer göstermelerde bulundu. Üçü de Ağır Ceza Mahkemesince ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırıldı. Yargıtay, sabit gördüğü suikast eylemi nedeniyle üçünün de cezalarını onadı.

İkisi 31 Mart 2019 yerel seçimleri öncesinde Yeniden yargılama gerekçesiyle serbest bırakıldı. Şener Dünük ise hakkında tekrar yakalama kararı çıkarıldığını öğrenince Tekirdağ Malkaradaki birliğinden firar edip kayıplara karıştı. Mahkeme onu şimdi gazete ilanıyla arıyor.

Bedran Salamboğa, Veysi Şanlı: Barındıkları hücre evine düzenlenen baskında iki tetikçi 5 kalaşnikof tüfek, 7 el bombası, Makarov, Vzör, CZ, Browning tabanca ve yüklü miktarda mühimmatla yakalandı. Kalaşnikoflardan 4ünün Okkan suikastında kullanıldığı, 1inin de Adem Bayrakçı adlı özel harekat polisinin şehit edildiği olayda kullanıldığı kriminal incelemeyle tespit edildi. Savcı huzurundaki tatbikatta suçunu itiraf eden iki tetikçi ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırıldı. Yargıtay, suç tarihinde yaşı küçük olan Veysi Şanlının cezasında yapılan indirimi de dikkate alarak iki mahkmiyeti de onadı. Ancak ikisi de Yeniden yargılamayla serbest bırakıldı.

Abdulkadir Aktaş: Barındığı hücre evine düzenlenen baskında silahıyla yakalanan Aktaş da Okkan suikastının faili olmaktan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırıldı. Yargıtay cezayı onadı. Hükümlü olmasına rağmen Yeniden yargılamayla serbest bırakıldı.

Mustafa Bozkurt, İbrahim Gürceğiz: Batmanda barındıkları hücre evine düzenlenen baskında 4 kalaşnikof, 9 tabanca ile yakalanan iki zanlı savcıya suikastı nasıl gerçekleştirdiklerini ayrıntılı anlattı. İki tetikçide ele geçen kalaşnikofların balistik incelemesinde Okkan suikastında kullanıldığı tespit edildi. Evde ele geçen bir dokümanda Batman Emniyet Müdürüne yönelik de suikast yapılması için örgütün gönderdiği talimatta şöyle yazıyordu: Gaffar pisini temizleyen arkadaşlarla irtibata geçin. Onlar bu konuda tecrübelidir. Silahlar Kekoma (Kardeşime) kurban olsun. İstediğiniz her türlü silahı sizlere feda ederiz. İkisi de ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırıldı. Yargıtay kararı onadığı halde Yeniden yargılamayla tahliye edildi.

Recep Dünük: Hücre evinde yakalanan Dünük Okkan suikastı faili olarak yargılanırken örgüt üyesi olmak suçundan 12 yıl hapisle cezalandırılarak tahliye edildi. Ancak Yargıtay kararı esastan bozdu ve sanığın Okkan suikastının faili olduğunun delillerle sabit olduğunu, ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması gerektiğini belirtti. Ancak duruşma savcısının aleyhe temyiz başvurusu olmadığı için sanık lehine kazanılmış hak olduğu için hakkındaki sonuç ceza değişmediğinden tekrar tutuklanamadı.

Mehmet Fidancı: Sahte kimlikle yakalanan Fidancı ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırıldı. Yargıtay kararı onadı. Yeniden yargılamayla o da serbest bırakıldı.

4Ü POLİSLE GİRDİĞİ çATIŞMADA ÖLDÜRÜLDÜ

Hasan Sarıağaç: Bağlar İlçesinde barındığı hücre evine düzenlenen operasyonda ölü ele geçirilen Sarıağaçta ele geçen Kalaşnikof tüfeğin Kriminal incelemesinde Okkan suikastında kullanıldığı tespit edildi. Sarıağaçın Okkanın makam aracının sağ arka kapı kolunda serçe ve yüzük parmak izi çıktı. Şehit müdürün kafasına ateş eden isim olduğu belirlendi.

Şafi Demirdağ: Batmanda polisle girdiği çatışmada ölü ele geçirilen Demirdağ, daha sonra yakalanan tetikçilerin teşhis ve ifadelerine göre suikastta tim sorumlusu olduğu belirlendi.

Bedri Esmer: Elazığda barındığı hücre evinden kaçarken polisle girdiği çatışmada ölü ele geçirilen Esmer, suikastta bizzat silah kullanan isim olduğu belirlendi.

Hüseyin Sarıağaç: Elazığda hücre evi baskınında eşini ve üç çocuğunu polislere kalkan olarak kullanan Sarıağaçın açtığı ateşle Cihan Karadavut, Cevdet Yeşilay ve Ali Şahin adlı polisler şehit oldu. Ölü ele geçirilen Sarıağaçın üç polisi şehit ettiği MP-5 makineli tüfek ise Okkanın şehit edilen motorize koruma polisinden gasp edilen silah olduğu balistik inceleme ve seri numarasıyla tespit edildi.

6SI 22 YIL GEçMESİNE RAĞMEN YAKALANAMADI

Suikastın faillerinden 6sı 22 yıl geçmesine rağmen bir türlü yakalanamadı. Bu isimlerden Haşim Alabalık ile Necmettin Şanlı İçişleri Bakanlığının 10 milyon lira para ödüllü kırmızı kategorisinde, Murat Aktaş ile Mehmet Yasin Aydın 500 bin liralık gri listede aranıyorlar. Suikast failleri Adem Ceylan ile Ramazan Kınayda aranan isimler arasında.

Ana Sayfaya Git