Cumhuriyet tarihine ışık tutan belgeler Devlet Arşivleri'nde

Türk milleti, bir asır önce Cumhuriyet'in ilanı ile yeni bir döneme uyandı. Cumhuriyete giden süreç ve sonrasında yaşananlara, Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığında özenle saklanan tarihi belgeler ışık tutuyor.

Haberler 24.10.2023 - 11:07 Son Güncelleme : 24.10.2023 - 11:12

Anadolu Ajansının (AA) Cumhuriyetin 100.yıl dönümü dolayısıyla hazırladığı dosya haberler kapsamında bu haberde Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivlerinde bir asırdır saklanan Cumhuriyetin ilanı ve sonrasına ilişkin tarihi belgeler anlatıldı.

Devlet Arşivlerinde saklanan, Cumhuriyetin ilanı ve sonrasında yaşananlara ilişkin kayıtlar arasında, yeni devletin yönetim biçiminin, Cumhuriyet olduğunun duyurulduğu belge dikkati çekiyor.

Belgelerde, TBMMnin 29 Ekim 1923teki toplantısında, Türkiye Devleti hükümet şeklinin Cumhuriyet olarak kabul edildiği ve Gazi Mustafa Kemal Paşanın Cumhurbaşkanı seçildiği bilgisi ile bunun İstanbuldaki sefir ve mümessillere Dersaadet Murahhaslığınca tebliğ edildiği görülüyor.

Cumhuriyetin ilanı tüm yurtta coşkuyla kutlanırken, Türk limanlarındaki müttefik harp gemilerinin de top atışı yaptığı ve gemilerini alay sancaklarıyla donatarak bu kutlamalara katıldıklarına ilişkin bilgiler, 30 Ekim 1923 tarihli belgede yer alıyor.

Cumhuriyetin ilanının, sadece yurt içinde değil, yurt dışında da geniş yankı uyandırdığı tarihi belgelerde yer buluyor.

Aralarında Amerikanın 1919un sonlarında İstanbulda yüksek komiser olarak görevlendirdiği Tuğamiral Mark Lambert Bristolun da bulunduğu bazı ülke temsilcilerinin Mustafa Kemal Paşaya iletilmek üzere, İstanbul Murahhası Adnan Beye gönderdikleri 1 Kasım 1923 tarihli belgelerdeki Fransızca ve İngilizce kutlama mesajları, Cumhuriyetin ilanının yurt dışındaki etkisini gözler önüne seriyor.

Hutbelerde ad anmaksızın millet ve Cumhuriyetin saadet ve selameti için dua edilmesi hususunda vilayetlere tebligatta bulunulduğu, 5 Mart 1924 tarihli belgede, Cumhuriyet unvanıyla çıkarılacak ajanda, takvim ve defterlere resminin basılması hususunda Mustafa Kemal Paşanın izninin Ticaret Bakanlığına bildirildiği 16 Mart 1924 tarihli bir başka belgede belirtiliyor.

ATATÜRK İNKILAPLARINA DAİR BELGELER

Cumhuriyetin Kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürkün kendi ifadesiyle milletin esenliği için halk adına yapılan ve yeni Türk devletini çağdaş bir devlet haline getirmeyi amaçlayan inkılaplarına dair de arşivlerde çok sayıda kayıt bulunuyor.

Bu kapsamda 30 Mart 1924 tarihli belgede, Atatürk inkılaplarının uygulanması konusunda devlet görevlilerinin gerekli hassasiyeti göstermeleri, ihmali olanların ise görevden alınmalarına dair bilgiler göze çarpıyor.

Arşivlerde saklanan 23 Mayıs 1928 tarihli bir başka belge, 1 Kasım 1928de hayata geçirilecek harf inkılabına ilişkin çalışmalara ışık tutuyor. Belgede, Türk dilinde Latin harflerinin uygulanmasını görüşmek üzere heyet kurulmasının bilgisi veriliyor.

Cumhuriyet Hükümeti adına verilen ziyafet ve davetlere gelecek kişilerin eşlerini de getirmelerine dair talep içeren belge ise kadınlara verilen haklar konusundaki önemi gösteriyor.

İnkılapların halka doğru iletilmesinin önemine işaret eden bir başka belgede de Atatürk inkılapları ruhuna uygun olarak halkı aydınlatan müftülere takdirname verildiği görülüyor.

CUMHURİYETİN 1. YILINDA 101 PARE TOP ATIŞI

Cumhuriyetin 1. yılı ve diğer yıl dönümlerinde tüm yurtta yapılacak kutlamalara dair hazırlıklar da belgelere yansıyor.

Buna göre, 26 Ekim 1924 tarihli belgede, Cumhuriyetin ilan günü olan 29 Ekimde tüm yurtta 101 pare top atışı yapılmasına ilişkin duyuruyla başka bir belgede yıl dönümü dolayısıyla Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşanın tebrikleri öğleden sonra kabul edeceği ve kabul sırasına ilişkin bilgilere yer veriliyor.

Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında ülke genelinde akşamları minarelerin ışıklarının yakılmasına ilişkin talimat ile Milli Saraylar Müdürlüğünde bulunan yemek takımlarının Cumhuriyet Bayramı töreni dolayısıyla Ankara Palasta verilecek ziyafetler için Ankaraya sevkine dair 1928 ve 1929 tarihli belgeler dikkati çekiyor.

Cumhuriyetin 10. yıl kutlamaları için günün anlam ve özelliğini anlatan farklı alanlarda kullanılabilecek logo tasarımları da arşivlerde muhafaza ediliyor.

RESMİ MÜHÜRLERDE TÜRKİYE CUMHURİYETİ İBARESİNİN KULLANILMASI

Arşivlerde, 3 Ağustos 1927 yılına ait belgede, İzmir için imal edilen tramvaylara Türkiye Cumhuriyetinin yeni ve resmi armasının konulması kararı yer alıyor.

Yurt dışında kullanılacak resmi mühürlerin Türk Devletine ait olduğunun anlaşılması için Türkiye Cumhuriyeti sözünün kullanılması hakkındaki belge de arşiv kayıtlarında dikkat çekiyor.

DEVLET GELENEĞİMİZİN SİYASİ VE BEŞERİ HAFIZASI OLMA VASFI

Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanı Prof. Dr. Uğur Ünal, açıklamada, binlerce yıllık tarihi geçmişe ve devlet geleneğine sahip Türk milletinin büyük gayret ve fedakarlıkla kurduğu Türkiye Cumhuriyetinin 100. yılını kutladı.

Devlet geleneğinin en önemli unsurlarından birisinin çağ açıp çağ kapamak, tarihin ve insanlığın akışını değiştirmek olduğunu belirten Ünal, bu tarihin, yaşandığı şekliyle kaydedilmesinin de önemine işaret etti. Prof. Dr. Uğur Ünal, şunları kaydetti:

Arşivlerimiz, Türkiye Cumhuriyetinin birinci yüzyıllık periyodunda, devlet geleneğimizin siyasi ve beşeri hafızası olma vasfını güçlü şekilde devam ettirmiş, bu mirası Osmanlı Devletinden kopan diğer siyasi ve insani unsurlarla paylaşma yolunda önemli adımlar atmıştır.

Osmanlı Devletinden devralınan ve sayısı 100 milyona ulaşan belge mirasının büyük kısmı, özellikle son çeyrek asırda arşivlere güçlü şekilde sahip çıkan siyasi iradenin de kararlılığı ile daha hızlı tasnif edilip, dijital ortamda tüm dünyanın erişimine açılmıştır. Aynı süreç, Cumhuriyet tarihi boyunca üretilen ve sayısı 60 milyonu bulan evrak koleksiyonu için de geçerlidir.

Cumhuriyetin ilanı ve sonrasında yaşananlara ilişkin belgelerin de arşivlerde muhafaza edildiğini belirten Prof. Dr. Ünal, Arşivlerimizde, yeni yönetim şeklinin Cumhuriyet olduğunun duyurusundan yapılan kutlamalara, yabancı ülkelerin tebrik mesajlarından inkılaplara giden süreçlere kadar birçok belgeyi görebilirsiniz. dedi.

Arşivlerin, yalnızca Türklerin değil, etkileşim içinde bulunulan tüm toplumların yaşantılarına dair tarihi hakikatin objektif şekilde kaydedildiği belge koleksiyonları olduğunu dile getiren Ünal, Bu tarihi perspektif ve sorumluluğun bilincinde olarak Devlet Arşivleri Başkanlığı, Türkiye Cumhuriyetinin ikinci yüzyılında da hakikatin hafızası olma sorumluluğunu kararlılıkla sürdürmeye devam edecektir. değerlendirmesini yaptı.

Ana Sayfaya Git