Sosyal Medyadan Suriyelilere yardımeli

Ülkelerindeki iç karışıklıklardan kaçan Suriyeliler'in kaldığı Basmane Semti'nde, sığınmacılara yardım için Facebook üzerinden haberleşen küçük bir gruba en büyük desteği, kökeni Afrika'ya dayanan Afro Türkler'den Yalçın Yanık verirken, işyerinin bir bölümünü depo gibi kullanılması için tahsis etti.

Haberler 14.02.2016 - 12:17 Son Güncelleme : 14.02.2016 - 12:17

Burada gönüllülerin topladığı giyim ve gıda malzemeleri, ihtiyaç sahiplerinin evlerine kadar götürülüp dağıtıldı. 10 yıldır kendi geçmişlerini araştırdığını söyleyen Yanık, Biz eskiden yaşadıklarımızın derin etkilerini, bu hissi, Suriyeliler’in içinde bulduk dedi. Her gün dağıtımda görev alan Fransız vatandaşı Sophie Bruneau, topluluğun en aktif üyesi oldu dedi. Ülkelerindeki açlıktan, ölümden kaçan Suriyeliler, Avrupa hayalini gerçekleştirmek için en çok İzmir’in Basmane Semti’nde konaklıyor. Sayıları hızla artan Suriyeliler için çeşitli sivil toplum kuruluşlarının yanı sıra kendiliğinden sosyal medya üzerinden bir araya gelen gruplar da oldu. Kentte Suriyeliler’e yardım amacıyla Facebook üzerinden, ’Mülteci Dayanışması Topluluğu’ kuruldu. Aldığı destek hızla büyüyen topluluğa Basmane semtinde deri işleri yapan Yalçın Yanık, en ihtiyaç duydukları anda yardımda bulundu. KENDİMİZİ ONLARDA BULDUK Osmanlı zamanında Afrika ülkelerinden köle olarak getirilen kişilerin torunlarından Afro Türkü siyahi Yalçın Yanık, iş yerinin alt katını, topluluğun depo alarak kullanması için tahsis etti. Bunun sonrasında gönüllülerden gelen ancak geri çevrilen bağışlar, daha düzenli hale geldi. Gıdadan, giyim eşyasına kadar kabul edilen tüm yardımlar, ihtiyaç sahibi mültecilerin evlerine götürülüp teslim edildi. Mülteciler konusunda Avrupa ülkelerinin takındığı tavrın aksine, kendi yerini, üretim alanını paylaşan Yalçın Yanık, bu davranışıyla da büyük bir insanlık örneği gösterdi. Yardımları tek elden ihtiyaç sahiplerinin evlerine götürdüklerini anlatan Yalçın Yanık, şöyle dedi: Burada evlerde pişen yemekleri, giysileri, ihtiyaç sahibi olarak sadece Suriyeli mültecilere değil, semtimizdeki tüm yoksul halka dağıtıyoruz. Kapısı penceresi olmayan evlere gidip kapı pencere çakıyoruz. Onlara soğuk kış günlerinde ısınabilecekleri sobalar götürüyoruz. Bizim aramızda, İzmir’deki mülteci sorununa duyarlı Avrupa ülkelerinin vatandaşları da var. Onlar, hem yardım getiriyorlar, hem de bu işte gönüllü olarak çalışıyorlar. Dayanışma hızlı büyüyor. Destek verenler arasında hiç tanımadığımız insanlar var. Kimisi annesinin babasının ölüm yıldönümünde, getirip yardım bırakıyor. Yılbaşında eğlenceye harcayacağı parayı getirip yardımda bulunan bile oldu. KENDİMİZİ DE BULUYORUZ Atalarının Osmanlı döneminde Afrika’dan getirildiğini, kendisinin de 10 yıldır Afrika Türkleri Kültür ve Dayanıma Derneği’nin yönetim kurulu üyeliği yaptığını anımsatan Yalçın Yanık, şöyle konuştu: Bizim de bir şekilde Suriyeliler’den farkımız yok. Afrika’dan getirilmişiz. Bizim kökenlerimiz 150- 200 yıl öncesine dayanıyor. Biz aslında 10 yıldır kendi geçmişimizi, kültürümüzü araştırıyoruz. Bu yardımlar sırasında, geçmişte yaşadıklarımızın derin hissini, duygusunu Suriyeliler içinde bulduk. Yeniden yaşamaya başladık. Dayanışma ruhunun genlerinde olduğunu da vurgulayan Yalçın Yanık, Buralara getirilen atalarımız daha sonra kendi kaderine açlığa terk edilmiş. İçlerinde ölenler olmuş yaşanan acıları bugün bile unutmuyoruz. Genlerimizde dayanışma duygusu var. Bu kente açlık ve barınma sorunu çeken ister mülteci, ister kent yoksul olsun onların acılarına sırt dönmek mümkün mü? Bu insanlar bize sığınmışlar ve bizlere insan olarak düşen görev ise onlara yardım elini uzatmak dedi. EMEKLİ FRANSIZ, MÜLTECİ GÖNÜLLÜSÜ Mülteci Dayanışma Topluluğu’nun en aktif üyelerinden Fransız vatandaşı Sophie Bruneau, hemen her gün gelip yardımlarının dağıtılmasında görev aldı. Yaklaşık 8 yıl önce emekli olduktan sonra çok sevdiği İzmir’e yerleşen, ancak sık sık ülkesine de giden Sophie Bruneau, şöyle dedi: Şehrinizi çok seviyorum. Ancak gördüğüm manzaralar acı çektiriyor. Mülteciler, çok kötü bir durumda yaşıyor. Çocuklara çok acıyorum. Trafiğin ortasında para istiyor, bir şeyler satmaya çalışıyorlar. Benim motosikletim var. Onunla ulaşımını sağlıyorum. Bir gün benden para istediler ama ben motosiklet kullandığım için yardımda bulunamadım. Bunun üzerine, onlara yardımda bulunmak için kendime söz verdim. Ben emekliyim, çok zamanım var. İnternet üzenden araştırma yaptım, bu grupla tanıştım, yaptıklarını sevdim. Onlara katıldım, şimdi her gün buradayım. Her gün birçok iş yapıyoruz. İnsanlarla tanışmak için, ailede kim var, sağlık sıkıntısı yaşanıyor mu diye evleri ziyaret ediyoruz. Yemekler, kıyafetler hazırlıyoruz. Bazen de ben ya bitpazarından ya da Kemeraltı’ndan eksiklikleri alıyorum. Çok yoruluyorum. Ama bu güzel bir yorgunluk. İnsanlar yavaş yavaş bizlere güvenmeye başlıyor. İlişki kuruyoruz, artık kendilerini terk edilmiş hissetmiyorlar.
Ana Sayfaya Git