Gizli belgeler Almanya’yı karıştırdı!

Almanya İçişleri Bakanlığı'nın Sol Parti soru önergesine gönderdiği yanıt belgesindeki 'gizli' ibareli değerlendirmeler kamu yayın kuruluşu ARD tarafından yayınlandı. Gizli belgede Türkiye hakkında çirkin ifadeler var.

Haberler 17.08.2016 - 10:47 Son Güncelleme : 17.08.2016 - 10:47

Milliyette yer alan habere göre: Alman kamu yayın kuruluşu ARD, İçişleri Bakanlığının yanıtındaki gizli ibareli bölümde, iktidar partisi AK Parti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanın Mısırdaki Müslüman Kardeşler, Hamas ve Suriyedeki muhalefete yönelik dayanışma ve destek eylemlerine dikkat çekiliyor. Ankaranın özellikle de 2011 yılından beri adım adım İslamileşen iç ve dış politikasının sonucu olarak Türkiye, Orta ve Yakındoğu bölgesindeki İslamcı örgütlerin merkezi eylem platformu haline gelmiştir ifadesi kullanılıyor.

Hamasın 2013 yılından beri ABnin terör örgütleri listesinde yer almasından dolayı belgenin içeriği, Alman kamuoyuna terörist örgütlere destek şeklinde yansıdı.

Belgenin kamuoyuna sızmasının Türkiye ile Almanya arasında zaten zor dönemden geçen ilişkileri daha da germesinden endişe ediliyor.

İçişleri Bakanlığının bu değerlendirmelerinde Alman dış istihbarat servisi BNDnin verilerinden yararlandığı bildirilmişti. Alman kamuoyunda patlak veren tartışmada belgenin içeriği kadar, Dışişleri Bakanlığına danışılmadan hazırlanması da eleştiri konusu oldu.

Alman İçişleri Bakanlığı, konuyla ilgili bir iletişim hatası olduğunu kabul ederek, ofis düzlemindeki bir yanlışlık sonucu nihai belgenin oluşturulması sürecine Dışişleri Bakanlığının dhil edilemediğini açıkladı. Alman haber ajansı dpanın konuyla ilgili sorusuna İçişleri Bakanlığının verdiği yanıtta, Sol Partinin soru önergesine yönelik yanıtın söz konusu bölümü gizli olarak sınıflandırıldığı için kamuoyu önünde içeriği ile ilgili değerlendirme yapılamayacağı kaydedildi.

Diğer yandan Die Welt gazetesinin çarşamba günkü baskısında, hükümetin belgesinde Almanyada faaliyet gösteren Türkiye ile bağlantılı Müslüman kuruluşlarla ilgili çarpıcı bilgilerin de bulunduğu belirtildi. Die Weltin haberine göre belgede, Erdoğana yakınlığıyla bilinen Avrupalı Türk Demokratlar Birliği (UETD) ve Milli Görüşün adları da geçiyor ve Geçmişte Milli Görüşün eski üye ve yöneticilerinin UETDye geçiş yaptığına dair bazı işaretler olduğu kaydediliyor.

Die Weltin haberine göre ayrıca belgede Almanyadaki Türkler arasında İslamcılık ve şiddet eğilimleri konusunda bilgi verildiği belirtilerek, Güvenlik makamlarının ellerindeki bulgulara göre 2015 sonuna kadar Suriye/Irak yönüne seyahat eden 760 Alman İslamcı ya da Almanyalı İslamcının dörtte biri, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına sahip ya da Türk kökenlidir ifadesi yer aldı.

Belgenin kamuoyuna sızdırılması, Alman siyasetinde Türkiye ile ilgili tartışmaları yeniden alevlendirdi. Hür Demokrat Parti Genel Başkanı Christian Lindner Alman haber ajansı dpaya verdiği demeçte, NATO müttefikimiz olan ve içinde Alman askerlerinin konuşlu olduğu bir ülkenin İslamcı terörizmi onayladığı doğruysa, İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere ile Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeierin parlamento ve kamuoyunu bu konuda bilgilendirmesi gerekir. AB, Avrupanın değerlerini yıkmak isteyen güçlere arkamızdan destek veren bir devletle üyelik müzakerelerini sürdüremez diye konuştu.

Yeşiller Partisi Meclis Grup Başkanı Katrin Göring-Eckardt da, Die Welt gazetesine yaptığı açıklamada Türkiye ile mülteci mutabakatının fiyaskoyla sonuçlandığının artık kesinleştiğini belirterek, Alman federal hükümeti ve ABden, sığınmacı politikalarını tamamen yeni temeller üzerine kurmalarını bekliyorum diye konuştu.

Hristiyan Demokrat Birlik partisi dış politika uzmanı Roderich Kiesewetter de Deutschlandradioya verdiği demeçte vize muafiyeti ile ilgili müzakerelerin bu şartlar altında sürdürülemeyeceğini savundu. Kiesewetter, Almanyanın Türkiyeye tamamen sırtını dönemeyeceğini de vurgulayarak, Türkiyenin ABye yakınlaşması hedefinden asla vazgeçilmemelidir. Nüfuzumuzu ancak Türkiye ile diyaloğu sürdürerek koruyabiliriz ifadesini kullandı.

Hür Demokrat Partili Avrupa Parlamentosu Başkan Yardımcısı Alexander Graf Lambsdorff ise soru önergesini veren Sol Partiye sert eleştirilerde bulundu. Sol Parti dış politika sözcüsü Sevim Dağdeleni, federal hükümete ait gizli belgeleri ifşa etmekle suçlayan Lambsdorff, Sol Partinin terör örgütü PKK ile yoldaşlık yaparak Alman hükümetinin son derece hassas belgelerini medya piyasasına atması manidardır. Almanyada hükümet sorumluluğu üstlenemeyeceklerinin bir kanıtını daha oluşturmuştur dedi. Lambsdorff, raporla ilgili olarak ise AKP, Hamas ve Müslüman Kardeşlerin ortak köklere sahip olduğunun bilindiğini kaydetti.

Ana Sayfaya Git