On bir ayın sultanı Ramazan, sadece oruçla değil; paylaşmayla, dayanışmayla ve gönül köprüleri kurmakla anlam kazanıyor. İftar sofralarında ekmek bölünürken, kalplerde merhamet çoğalıyor. İşte bu mübarek ayda fitre ve zekt ibadeti, ihtiyaç sahiplerinin kapısını çalan en sessiz ama en güçlü iyilik olarak öne çıkıyor.
Ramazan ayıyla birlikte fitre ve zekt konusunda merak edilen sorular yeniden gündeme geldi. İl Müftülüğü ADRM Koordinatörü ve Vaiz Zeynep Narin, zektın önemi, kimlerin yükümlü olduğu ve fitrenin kimlere verilmesi gerektiğine dair önemli açıklamalarda bulundu.
Zekt, İslamın Temel Direklerinden Biri
Zektın, İslamın üçüncü temel rüknü olduğunu hatırlatan Narin, bu ibadetin hem bireysel hem de toplumsal yönüne vurgu yaptı. Kuran-ı Kerimde yaklaşık otuz yerde namazla birlikte anılan zektın, İslamdaki yerinin son derece önemli olduğunu belirten Narin, Peygamber Efendimizin Allah, zektı ancak mallarınızın kalan kısmını temizlemek için farz kıldı hadis-i şerifini hatırlatarak zektın malı arındıran bir ibadet olduğunu ifade etti.
Zektın, dinen zenginlik ölçüsü kabul edilen nisap miktarı mala sahip olan Müslümanların Allah rızası için belirli kişilere vermesi gereken bir pay olduğunu belirten Narin, zektın farz olması için malın nisap miktarına ulaşması, artıcı nitelikte olması, üzerinden bir yıl geçmesi ve temel ihtiyaçlar ile borçlar düşüldükten sonra bu miktarın elde bulunması gerektiğini söyledi. Nisap miktarının altında 80,18 gram, devede beş, sığırda otuz, koyun ve keçide kırk adet olarak belirlendiğini ifade etti.
Asli İhtiyaç Nedir?
Zekt yükümlülüğünde asli ihtiyaç kavramının önemine değinen Narin, İslamın kişiye taşıyamayacağı bir sorumluluk yüklemediğini vurguladı. Kişinin kendisi ve bakmakla yükümlü olduğu aile bireylerinin temel ihtiyaçları dışında nisap miktarı mala sahip olması gerektiğini belirten Narin, barınma, gıda, giyim, sağlık, ulaşım, eğitim, ev eşyası, mesleki araç-gereçler, kitaplar ve günlük cari giderlerin asli ihtiyaç kapsamında değerlendirildiğini söyledi.
Zekt Kimlere Verilir, Kimlere Verilmez?
Zektın verileceği yerlerin Kuran-ı Kerimde açıkça belirtildiğini dile getiren Narin, Kuran-ı Kerimde yer alan Tevbe Suresi 60. ayete atıfta bulundu. Buna göre zektın fakirlere, miskinlere, zekt toplayan görevlilere, kalpleri İslama ısındırılmak istenenlere, borçlulara, Allah yolunda olanlara ve yolda kalmış kimselere verilebileceğini ifade etti.
Fakir ve miskinin, temel ihtiyaçları dışında nisap miktarı mala sahip olmayan kimse olduğunu belirten Narin, borçlunun ise borcunu ödeyecek malı dışında nisap miktarı malı bulunmayan kişi olduğunu söyledi. Yolda kalmış kimsenin ise memleketinde malı bulunsa dahi yolculuk esnasında parasına ulaşamayan kişi olduğunu aktardı. Günümüzde banka kartı gibi imknlarla parasına erişebilen kimselerin bu kapsamda değerlendirilmeyeceğini de sözlerine ekledi.
Zektın anne-baba, büyükanne-büyükbaba, çocuklar ve torunlara, eşe, Müslüman olmayanlara ve nisap miktarı mala sahip zenginlere verilemeyeceğini ifade eden Narin, fakir olan damat ve geline, ayrıca kayınvalide ve kayınpedere zekt verilebileceğini belirtti.
Zekt Hayır Kurumlarına Verilebilir mi?
Zektın ilke olarak ihtiyaç sahiplerinin hakkı olduğuna dikkat çeken Narin, zektın cami, okul, yol veya benzeri hizmetlere harcanmasının Hanefi mezhebine göre caiz görülmediğini söyledi. Ancak bir hayır kurumu ya da sivil toplum kuruluşu, topladığı zektı doğrudan Kuranda belirtilen hak sahiplerine ulaştırıyorsa, bu kuruluşlara zektın emanet edilebileceğini ifade etti. Zektı genel giderlerde kullanan kuruluşlara ise zekt verilemeyeceğini vurguladı.
Fitre, Bayram Sevincini Paylaşmaktır
Zekt gibi mali bir ibadet olan sadaka-i fıtrın da Ramazan ayının önemli yükümlülüklerinden biri olduğunu belirten Narin, fitrenin Ramazan Bayramına kavuşan ve temel ihtiyaçları dışında nisap miktarı mala sahip olan Müslümanların kendileri ve bakmakla yükümlü oldukları kişiler için vermesi gereken bir ibadet olduğunu söyledi.
Fitrenin, toplumda sevgi ve kardeşlik bağlarını güçlendirdiğini belirten Narin, fakirlerin bayram sevincine ortak olmasına vesile olduğunu ifade etti. Fitrenin vacip olma zamanının bayramın birinci günü olmakla birlikte Ramazan ayı içerisinde de verilebileceğini, hatta bayram namazından önce verilmesinin daha faziletli kabul edildiğini kaydetti. Şafi mezhebinde ise fitrenin farz kabul edildiğini ve nisap şartı aranmadığını da sözlerine ekledi.
2026 Yılı Fitre Miktarı 240 TL
2026 yılı Ramazan ayı için fitre miktarının 240 TL olarak belirlendiğini açıklayan Narin, bu tutarın bir kişinin günlük gıda ihtiyacı esas alınarak tespit edildiğini söyledi. Bu miktarın alt sınır olduğunu vurgulayan Narin, imknı olanların daha fazla verebileceğini belirtti. Fitrenin nakdi olarak verilebileceği gibi gıda maddesi olarak da ayni şekilde verilebileceğini, ancak ihtiyaçların doğru karşılanabilmesi açısından nakit vermenin daha uygun olabileceğini ifade etti. Ayrıca belirlenen tutarın günlük oruç fidyesi bedeli olarak da geçerli olduğunu dile getirdi.
Narin, sözlerini Rabbim bu mübarek ayda yaptığımız bütün ibadetleri makbul eylesin duasıyla tamamladı. Ramazan ayının manevi ikliminde yardımlaşma ve dayanışmanın artması gerektiğine dikkat çeken Narinin mesajı, şehirde Ramazan hazırlıklarının hız kazandığı bu günlerde vatandaşlara önemli bir hatırlatma niteliği taşıdı.