Dünyaca ünlü şarkıcı Adele, Ahmet Kaya'nın acılarına tutundu! Adele çalıntı şarkı 'Million Years Ago' ile şimdi hapı yuttu

Kökeni Türk olan ünlü şarkıcı Adele'nin 'Million Years Ago' şarkısının geçtiğimiz aylarda Ahmet Kaya'nın 'Acılara Tutunmak' parçası ile eş değerde olduğu ve telif hakları için de çalıntı tespitinin yapılması çalışmaları başlatılmıştı. Adele ile Ahmet Kaya parçasının bilir kişi araştırması sonucunda yüzde yüz çalıntı olduğu açıklandı

Haberler 08.01.2016 - 13:10 Son Güncelleme : 08.01.2016 - 13:10

Kökeni Türk olan ünlü şarkıcı Adelenin Million Years Ago şarkısının geçtiğimiz aylarda Ahmet Kayanın Acılara Tutunmak parçası ile eş değerde olduğu ve telif hakları için de çalıntı tespitinin yapılması çalışmaları başlatılmıştı. Adele ile Ahmet Kaya parçasının bilir kişi araştırması sonucunda yüzde yüz çalıntı olduğu açıklandı

Adelein satış rekorları kıran yeni albümü 25te yer alan Milllion Years Ago adlı şarkısı ile Ahmet Kayanın ilk kez 1985te seslendirdiği Acılara Tutunmak şarkısı arasındaki ezgi benzerliği geçtiğimiz ayın gündemine damga vurmuş, benzerlik dünya basınında da yer bulmuştu.

TEKNİK OLARAK AYNI

Musiki Eserleri Sahipleri Grubu Meslek Birliği (MSG), Adelein şarkısıyla Acılara Tutunmak şarkısını teknik olarak karşılaştırdı. Kurul, iki şarkının benzerliğinin dava açılacak düzeyde olduğuna karar vererek bunu Ahmet Kayanın eşi Gülten Kayaya bildirdi. Kaya isterse Adelee dava açabilecek.

Gülten Kaya, iki şarkının benzerliği gündeme geldiğinde Dünya çapında birinin şarkı çalmaya tenezzül edeceğini sanmıyorum demişti. MSGnin raporuyla Kayanın vrislerine dava yolu açıldı.

Ahmet Kaya kimdir

1957 yılında Adıyamandan Malatyaya göç etmiş olan bir ailenin beşinci çocuğu olarak doğdu.Babası Sümerbank mensucat fabrikasında çalışan bir işçiydi. İlkokulu Malatyada okudu. Müzikle altı yaşında babasının hediye ettiği bağlama ile tanıştı. Okuldan geri kalan zamanlarında plak ve kaset satan bir dükknda çalışmaya başladı. Ailesinin geçim sıkıntısı çekmesi nedeniyle 1972de İstanbul Kocamustafapaşaya göç ettiler ve okulu bırakmak zorunda kaldı. İşportacılık ve çeşitli işyerlerinde çıraklık yaptı. Bu dönemde küçük bir yerleşim yerinden büyük bir şehre taşınmanın ve alışmanın sıkıntılarını yaşadı. Bu sıkıntılarını bir belgeselde şöyle dile getirdi:

Onlarla konuşmuyordum; çünkü onlarla konuşamıyordum. Giyimleri başkaydı, konuşmaları başkaydı. Onlar gibi konuşmaya çalışıyordum. Mesela terziye gidip onlar gibi pantolon diktirmeye filan başlamıştım. Terzinin yaptırdığı pantolonların üzerime uymadığını görüyordum. Onlara yakışıyordu bana yakışmıyordu. Bir kız vardı bizim okulda; herkesin bir aşkı vardır, çocukluk aşkı. Bir gün gittim dedim ki: Biraz seninle konuşak beş dakika, kaçıyorsun hep... Bana dedi ki: Rica ederim. Öyle bir ağrıma gitti ki: Ben de sana rica ederim, dedim.. Ben o zaman anlamını bilmiyordum, yani onu bir küfür zannettim

Ana Sayfaya Git