Her 3 kişiden biri yüksek tansiyon hastası

Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Oktay Oymak, "Böbrekler, hipertansiyonun sebebi hem de kurbanıdır.

Her 3 kişiden biri yüksek tansiyon hastası

Ülkemizde yapılan çalışmalar üç erişkinden birinin hipertansiyon hastası olduğunu göstermiştir" dedi
Nefroloji Bilim Dalı Başkanı Prof.Dr.Oktay Oymak böbrek yetmezliğinin dünyada hızla artması, diyaliz tedavisi gören insanların sayısının giderek artmasının sosyo ekonomik sonuçlarının da dikkate alnımasını önerdi. Prof.Dr. Oymak, Türkiye'de desayıları hızla artan diyaliz ve böbrek nakli hastalarının, hastalık nedenlerinin başında ilk sırada şeker hastalığı (diyabetes mellitus), ikinci sırada kan basıncı yüksekliği (hipertansiyon) gelmesi olduğunu anlatırken şöyle dedi:
"Kronik böbrek yetmezliğinin önlenmesi bir bakıma hipertansiyonun kontrolü ile yakından ilgilidir. Dolayısıyla böbrekler hipertansiyonun hem sebebi hem de kurbanıdır. Aşırı tuz yenir ya da böbrek tuz atma kapasitesi düşerse hipertansiyon dediğimiz hastalık ortaya çıkar. Yani 'esansiyel hipertansiyon' dediğimiz yaygın görülen hastalık fonksiyonel bir böbrek hastalığıdır. Erken yaşlarda renin mekanizması, ileri yaşlarda tuz duyarlılığı hipertansiyonun oluşumunda daha egemendir."
Hipertansiyonun damarları etkileyen bir hastalık olduğuna dikkati çeken Prof.Dr. Oktay Oymak, kalp ve beyin gibi böbrekleri de hedef organ olarak seçtiğini ve bunu hipertansif böbrek hastalığı olarak tanımladıklarını belirterek, şunları söyledi:
"Böbrek rahatsızlığı olmayan bir kan basıncı yüksekliği hastasında tedavi hedefi 140/90 mm iken böbrek hastalığı var ise, hedef daha düşük değer 130/85 olarak kabul edilmektedir. Ne yazık ki ülkemizde yapılan çalışmalar üç erişkinden birinin hipertansiyon hastası olduğunu göstermiştir. Belirtilmesi gereken önemli bir nokta da şudur: böbrek yetersizliği damar sertliği sürecini hızlandırmakta kalp damar hastalıklarını ortaya çıkarmakta ve bir kısır döngüye girilip kan basıncı yüksekliği böbrek fonksiyonlarının kaybını daha da ilerletmektedir. Bu tehlikeli, yaşamı tehdit edici süreçte tetiği hipertansiyon çekmektedir. Hipertansiyon ve beraberinde tedavi amaçlı kullanılan ilaçların oluşturabileceği yan etkilerin (böbrek fonksiyon testi bozukluğu, elektrolit bozukluğu vs.) nefroloji bilim dalının ilgi alanlarının başında gelmektedir.''

HİPERTANSİYON HASTALARI TUZA DİKKAT

Nefroloji Bilim Dalı Başkanı Prof.Dr.Oktay Oymak, böbreklerin tuz atma kapasitesini aşan boyutta diyette tuz alımı, ya da kronik böbrek hastalıkları ve ileri yaş nedenli böbrek kitlesinin azalmasıyla tuz atma kapasitesinde azlık hipertansiyonun sık nedeni olduğuna dikkat çekti. Prof.Dr. Oymak, şöyle konuştu:
"Günümüz toplumunda hazır, hızlı-yemek yeme alışkanlığı, dışarıda yemek yeme zorunluluğu, konserve edilmiş tuzda hazırlanmış yemeklerin sofralarımızda artışı hipertansiyonu olan kişi sayısını artırmış ve artırmaya devam etmektedir. Hipertansiyon tedavisinde olan bir hasta yemeklerde tuz kısıtlamasını sağlayamıyorsa, kullandığı ilaçların etkinliği azalmakta ve hipertansiyonun tehlikeli yaşamsal sonuçlarına katlanmak zorunda kalmaktadır."

Kaynak: DHA