DOĞAN HATUN'UN "GERİ ÇEKİLMESİNİ" OKUYABİLMEK...

Siyasette bazı kararlar vardır ki, açıklanan gerekçelerinden çok taşıdıkları siyasi mesajlarla anlam kazanır. Bir makamdan ayrılmak bazen yalnızca kişisel bir tercih değil, aynı zamanda yeni bir dönemin nasıl okunması gerektiğine dair güçlü bir işarettir.

DOĞAN HATUN'UN

Doğan Hatun'un Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanlığı görevinden ayrılma kararı da bana göre tam olarak böyle okunmalıdır.

***

Tabi, Hatun’un ve DEM’in mevzuya dair, yaptığı açıklamalara sınırlı kalarak, fikri beyanımı ikmal etmek istiyorum!  Diğer konuşulan, söylenen ve iddia edilenlere takılmadan!.

***

Hatun'un kamuoyuyla paylaştığı açıklamada iki temel başlık öne çıkıyor. İlki sağlık sorunları... Üç kez anjiyo geçirdiğini belirtiyor ve yaşadığı sağlık problemlerinin görevini beklenen düzeyde sürdürmesini zorlaştırdığını ifade ediyor.

Ancak açıklamanın asıl dikkat çeken yönü sağlık gerekçesi değil; kendi performansına ilişkin yaptığı açık özeleştiri.

***

"Beklenen sorumluluklara cevap olamadım"“Yeterli üretkenliği gösteremedim" ve “Üstlendiğim rolü istediğim düzeyde yerine getiremedim" ifadeleri, sıradan bir istifa metninin çok ötesine geçiyor. Bu cümlelerde yalnızca kişisel bir muhasebe değil, aynı zamanda siyasi bir sorumluluk anlayışı da kendisini hissettiriyor.

Çünkü siyasette en zor olan, bir makamı terk etmek değildir. Asıl zor olan, o makamın gerektirdiği sorumluluğu hakkıyla yerine getirip getiremediğini sorgulayabilmektir.

***

İşte tam da bu noktada DEM Parti'nin son dönemde gündeme taşıdığı "Geri Çekilme İlkesi" önem kazanıyor.

Bu anlayış, yöneticileri yalnızca görev süreleriyle değil; üstlendikleri tarihsel, siyasal ve toplumsal sorumluluğa ne ölçüde karşılık verebildikleri üzerinden değerlendirmeyi esas alıyor.

***

Nitekim geçtiğimiz hafta Diyarbakır’da organize edilen DEM Parti Yerel Yönetimler Konferansı'nda yapılan değerlendirmeler de bu yaklaşımın ipuçlarını vermişti.

"Yeni dönemin gereklerinin yeterince anlaşılamadığı",“Eski alışkanlıklarda ısrar edildiği" ve “Sorumlulukların hakkının verilemediği" yönündeki tespitler, yalnızca bir belediye yöneticisine yönelik eleştiriler olarak okunamaz. Bunlar, partinin yerel yönetim anlayışını yeniden tanımlama arayışının işaretleri olarak değerlendirilebilir.

Çünkü artık tartışılan konu sadece belediyecilik değil.

Asıl mesele, değişen siyasi iklim karşısında yerel yönetimlerin nasıl bir rol üstleneceğidir.

***

DEM Parti'nin "Barış ve Demokratik Toplum Süreci" olarak tanımladığı yeni dönemde belediyelere yüklediği misyon, klasik belediyecilik hizmetlerinin oldukça ötesine geçiyor. Yol, altyapı ve temizlik hizmetleri elbette önemli; ancak beklenti bunlarla sınırlı değil.

Toplumla kurulan ilişki, siyasi temsil gücü, örgütsel uyum ve yeni dönemin ruhuna uygun yönetim anlayışı da artık başarının temel kriterleri arasında yer alıyor.

***

Doğan Hatun'un açıklaması da tam bu çerçevede okunabilir.

Görev sürecinde beklenen katkıyı sunamayacağı kanaatine vardığını belirterek geri çekilme talebini parti kurullarına iletmesi, kişisel bir karar olmanın ötesinde siyasi bir muhasebenin sonucu gibi görünüyor.

DEM Parti'nin bu süreci yönetme biçimi de dikkat çekici.

Bir taraftan Hatun'un sağlık sorunları ve yaşadığı zorluklar vurgulanırken, diğer taraftan istifa talebinin parti kurullarınca değerlendirilerek kabul edildiği açıklanıyor.

Böylece süreç, görevden alma görüntüsünden uzaklaştırılıyor; yerine sorumluluk temelinde yenilenme mesajı öne çıkarılıyor.

Ancak Diyarbakır açısından mesele yalnızca bir eş başkan değişikliğinden ibaret değil.

***

Diyarbakır, DEM Parti'nin hem siyasi hem de sembolik açıdan en önemli merkezlerinden biri.

Dolayısıyla burada yaşanacak her değişim, yalnızca belediye yönetimini değil, partinin yerel yönetim vizyonunu da yansıtacaktır.

Şimdi asıl merak edilen soru şu:

"Geri Çekilme İlkesi" yalnızca Doğan Hatun örneğiyle mi sınırlı kalacak, yoksa önümüzdeki süreçte başka belediyelerde de benzer değerlendirmelerin önünü mü açacak?

Eğer bu yaklaşım kurumsal bir dönüşüm modeli hâline gelirse, Hatun'un ayrılığı yalnızca bir görev değişikliği olarak anılmayacak; DEM Parti'nin yerel yönetim anlayışında yeni bir dönemin başlangıcı olarak kayıtlara geçecektir.

***

Bir diğer önemli başlık ise boşalan eş başkanlık görevine kimin getirileceği...

Belirlenecek isim kadar, bu ismin Belediye Başkanı Serra Bucak ile nasıl bir çalışma uyumu yakalayacağı da belirleyici olacak.

Çünkü eş başkanlık modeli, yalnızca iki kişinin aynı makamı paylaşması değildir.

Esas olan; ortak vizyonun, ortak yönetim dilinin ve ortak sorumluluk anlayışının sürdürülebilmesidir.

Yeni dönemde kurulacak bu denge, yalnızca belediye yönetiminin değil, siyasi koordinasyonun da en önemli belirleyicilerinden biri olacaktır.

***

Siyasette bazen değişimin kendisinden çok, değişimin nasıl gerçekleştirildiği önem taşır.

Çünkü her geri çekilme bir vazgeçiş değildir.

Bazen daha büyük bir hedef için yapılan bilinçli bir yeniden konumlanmadır.

Doğan Hatun'un ayrılığı da bu yönüyle yalnızca bir istifa metni değil, yeni dönemin siyasal kodlarını anlamaya imkân veren önemli bir belge niteliği taşıyor.

***

Belki de asıl soru şudur:

Bir makamdan ayrılmak mı daha zordur, yoksa o makamın gerektirdiği sorumluluğu zamanında fark edip gereğini yapabilmek mi?

Şimdi gözler, bu geri çekilme kararının bundan sonra hangi taşları yerinden oynatacağına çevrilmiş durumda.

***

GÜNÜN SÖZÜ

Siyasette kalıcı olan koltuklar değil, o koltuklarda bırakılan izlerdir.

Kaynak: Diyarbakır Söz

Yorumlar

Yorum Yap