Elçi Vurulurken Görüntüledim!

Sur ilçesinde teslim olan "Azat" kod adlı terörist Deniz A, emniyette verdiği ifadede, 2 polis memurunun şehit edildiği ve baro başkanı Tahir Elçi'nin hayatını kaybettiği saldırının nasıl gerçekleştiğini anlattı

Elçi Vurulurken Görüntüledim!

Deniz A. hakkında, 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

 Diyarbakır'ın Sur ilçesinde teslim olan bir terörist, 2 polis memurunun şehit edildiği ve baro başkanı Tahir Elçi'nin hayatını kaybettiği terör saldırısının nasıl gerçekleştiğini anlattı.

Sur ilçesinde PKK'ya yönelik operasyonların tamamlandığı 3 Mart'ta güvenlik güçlerine teslim olduktan sonra tutuklanan "Azat" kod adlı Deniz A. (20) hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianame, 5. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

İddianamede, Deniz A. hakkında ceza artırımına gidilerek "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapis cezası istenirken, Deniz A'nın, 28 Kasım 2015'te tarihi Dört Ayaklı Minare önünde yapılan basın açıklamasının ardından gerçekleştirilen saldırıda yer alan teröristlere ilişkin emniyette teşhiste bulunup ifade verdiği ortaya çıktı.

Deniz A'nın, emniyette kendisine fotoğrafı gösterilen örgüt üyelerini teşhis ederek, Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi'nin öldürülmesi olayına da değindiği belirlendi.

Teröristin verdiği bilgiler doğrultusunda hazırlanan teşhis tutanağı, kendisi hakkında açılan dava dosyasına da eklendi.

Deniz A, emniyette fotoğrafı gösterilen "Hakkı" kod adlı Uğur Yakışır ile "Bahoz" kod adlı Mahsum Gürkan'ın, polis memurları Ahmet Çiftaslan ve Cengiz Erdur'u şehit ettikten sonra basın açıklamasının yapıldığı sokağa kaçan teröristler olduğunu kaydetti.

İfadesinde, olayın yaşandığı gün farklı bir mevzide nöbet tuttuğu sırada "Şenda" kod isimli teröristin telsiz ile kendisini kamera alarak Dört Ayaklı Minare'nin bulunduğu sokağa çağırdığını anlatan Deniz A, beraberindeki iki terörist ile "Şenda" kod isimli teröristin bulunduğu mevziye gittiğini belirtti.

Deniz A, ifadesinde şu iddialarda bulundu:

"Şenda' bana Dört Ayaklı Minare'nin önünde bulunan grubu videoya almamı istedi. Bu görüntüleri Lice kırsalında bulunan terör örgütünün kampına göndereceklerini söyledi. Ben de kamerayı istemi doğrultusunda açarak bir süre görüntü aldım. Görüntü almaya devam ettiğim sırada sokağın başında koşarak 'Hakkı' ve 'Bahoz' kod adlı Yakışır ve Gürkan'ın Elçi'nin bulunduğu yöne doğru ateş ederek geldiklerini gördüm. Tam bu esnada Elçi'nin yere düştüğünü gördüm. Bu teröristler orada bulunan güvenlik güçlerini geçtikten sonra bizim bulunduğumuz mevziye girdiler. Bu teröristlerin mevzide savunmalarını 'Şenda'nın talimatıyla kamerayla aldım."

- "Elçi'nin öldürülmesi provoke amaçlı planlanmış bir eylemdir"

Elçi'nin öldürülmesinin terör örgütü tarafından provoke amaçlı planlanmış bir eylem olduğunu ileri süren Deniz A, "Şenda" kod isimli teröristin kendisine "bu eylem polisler tarafından yapılmış olarak bilinecek." dediğini aktardı.

Teröristler Yakışır ve Gürkan'ın Elçi'yi öldürmek için bölgeye gittiğini öne süren Deniz A, ifadesinde şu iddialara yer verdi:

"Bu örgüt mensupları sonradan polisler tarafından fark edilmeleri üzerine ateş ederek kaçıp Elçi'nin bulunduğu sokağa girerek eylemi gerçekleştirmişler. Ben olaya ilişkin görüntüleri 'Şenda' kod isimli örgüt mensubuna verdim. O da görüntüleri bilgisayar ile canlı görüşme yaptığı bir örgüt mensubuna internet üzerinden gönderdi. Ben görüntüleri birçok kez izledim. Elçi'nin 'Hakkı' kod adlı Yakışır tarafından vurulduğunu hem gözlerimle gördüm hem de olaya ilişkin aldığım kamera görüntülerinden izledim."

- Olayın geçmişi

Diyarbakır'ın Sur ilçesinde 28 Kasım 2015'te Diyarbakır Barosu tarafından terör olaylarında zarar gören Dört Ayaklı Minare'ye dikkati çekmek amacıyla basın açıklaması düzenlenmiş, açıklamanın ardından teröristlerin saldırısı sonucu polis memurları Ahmet Çiftaslan ve Cengiz Erdur şehit olmuş, Baro Başkanı Elçi hayatını kaybetmişti.

Saldırıya karışan teröristler Yakışır ve Gürkan, Sur ilçesinde terör örgütüne yönelik operasyonda etkisiz hale getirilmişti.

Kaynak: Diyarbakır Söz