Şahin ELALTUNAKAR
DİYARBAKIR(SÖZ)-“Terörsüz Türkiye” sloganıyla başlayan Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dair, tıkanıklık iddiaraları devam ederken, Diyarbakır Baro Başkanı Abdulkadir Güleç, tıkanıklığın giderilmesi için yapılması gerekenlere dair değerlendirmelerde bulundu.
Çatışma sonlandırma süreçlerinin genel itibariyle ağır işlediğini, zaman zaman durgunlaştığını zaman zaman tekrar hareketlendiğini belirten Güleç, buna karşın sürecin kesintiye uğramaması için tedbirlerin alınması gerektiğini vurguladı. Dünya deneyimlerinde böylesi durumlarda çözümün önünde engel olarak görülen hususlarda bazı aktörlerin devreye girdiğini belirten Güleç, Türkiye’nin henüz böyle bir mekanizma işletmediğini fakat sivil toplum örgütlerinden, çözüm ile ilgili deneyimi olanlardan yararlanabileceğini kaydetti.
Abdullah Öcalan’ın rolünün doğru tanımlanması, statüsüyle ilgili sorunların çözülmesiyle tıkanmanın aşılabileceğini dile getiren Güleç, “Sayın Abdullah Öcalan 27 yıldır cezaevinde tutuluyor. Çok ağır bir süreçten bugüne gelindi. Ağır tecrit koşulları uygulandı. Eskiye nazaran cezaevi şartlarında iyileşme var. Kısmen İmralı heyetiyle ve avukatlarıyla görüşebiliyor. Ama bu, çözümün aktörü olarak Sayın Öcalan'a süreci ileriye taşıyacak imkanı da sunmuyor. Hem bu açıdan hem hukuki açıdan bakmamız gerektiğini düşünüyorum. Bir kere Sayın Öcalan'ın ‘umut hakkı’ndan yararlanması lazım. ‘Umut Hakkı’, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının Türkiye'deki Ceza İnfaz Kanunu'nda uygulanması suretiyle mümkün olabilir. Bu değişiklik yapılırsa, sürece de katkısı olur” dedi.
STATÜ VE KOORDİNATÖRLÜK
Öcalan'ın süreçteki rolünün hukuki statüye kavuşturulması gerektiğinin altını çizen Güleç, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bu noktada daha önce sunduğu “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” önerisini hatırlattı. Güleç, “O öneri doğrultusunda belki isim tartışılabilir. İsim çok önemli değil. Önemli olan Kürt meselesinin demokratik çözümünü ve silahsızlanmayı hedefleyen bu sürecin baş aktörlerinden birinin rolünü mevcut hukuki statü ve dayanaklarıyla ortaya koymak. Umarım bu statü kabul görür. Bu sürece katkı sunanların da, emek verenlerin de, toplumun da, Kürt halkının da beklentisi bu yönde” şeklinde konuştu.
‘SÜRECİN BAŞARISI İÇİN ÖZEL YASA ÇIKARILMALI’
Sürecin tıkanıklığını aşmanın bir diğer yolunun özel yasanın çıkarılması olduğunu sözlerine ekleyen Güleç, sözlerine şöyle devam etti: “Bu özel yasa ile ilgili öncelikli hedef PKK'nin silah bırakması ve şiddeti devreden çıkarmasıdır. Aslında PKK'nin attığı birçok adım bunun somut göstergeleridir. Örgütün kendini feshetmesi, silahlı mücadeleye son vermesi, Türkiye sahasını terk etmesi; silahları saklamak değil, yakmak suretiyle veda etmiş olması, PKK'nin silahlı mücadeleyi ortadan kaldıracağına dair çok ciddi somut göstergelerdir, kanıtlardır. Böyle bir irade ortaya çıkmıştır. Bundan sonra yapılması gereken gerçekten silaha veda eden, demokratik siyaset yapmak isteyenlerle ilgili herhangi bir ceza yaptırımına gidilmeksizin özel bir yasanın çıkarılmasıdır. Yine PKK'nin çatısı altında yer alanlar, PKK davasından hüküm giyenler, cezaevinde olanlar ve Avrupa'da sürgünde olanların tamamının yararlanabileceği özel bir yasa gerekli. O şiddete son vermiş kişilerin siyasal yaşama, sivil yaşama dahil olmaları, kendi siyasi fikirleri doğrultusunda siyaset yapma olanağı tanınması, sürecin başarısı için çok gereklidir. Toplumun da bu yönlü bir beklentisi var. Eğer Türkiye gerçekten şiddet sarmalından kurtulmak istiyorsa bir an önce bu özel yasanın meclisten geçmesi gerektiğini düşünüyorum.”
Türkiye'deki toplulukların, inançların, kültürlerin, etnik yapıların; eşitçe, kardeşçe bir arada yaşamayı isteyen herkesin Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne katkı sunması gerektiğini vurgulayan Güleç, bu noktada birinci sorumluluğun iktidarda ve sürecin aktörlerinde olduğunu kaydetti. Bunun yanı sıra sivil toplum örgütlerinin, akademisyenlerin, aydınların, siyasetçilerin ve toplumun tüm kesimlerinin de sürece gerekli desteği vermesi gerektiğini belirten Güleç, “Barışın ancak bu şekilde filizlenir. Baro olarak da barış için hukuken gereken her şeyi yapmaya hazırız” diye konuştu.
Kaynak: Diyarbakır Söz
Yorumlar