Görüş Bildir

HDP’den istiyorum!

HDP’den istiyorum!

Anne Solmaz Öğrünç "HDP oğlumu götürüp, PKK'ya verdi. Çocuğumu HDP'den istiyorum"

Diyarbakır anneleri, dağa kaçırılan çocuklarına kavuşmak için HDP İl Başkanlığı binası önündeki evlat nöbetini kararlılıkla sürdürüyor.

Çocuklarının dağa kaçırılmasından HDP'yi sorumlu tutan Diyarbakır annelerinin, 3 Eylül 2019'da başlattığı oturma eylemi 451'inci gününde sürüyor.

Van'dan 5 yıl önce 15 yaşında dağa kaçırılan oğlu Baran için gelerek eylemi sürdüren anne Solmaz Öğrünç, tek isteğinin evladına kavuşmak olduğunu söyledi.

KARARLILIK SÜRÜYOR

"HDP oğlumu götürüp, PKK'ya verdi. Çocuğumu HDP'den istiyorum." diyen Öğrünç, oğluna güvenlik güçlerine teslim olması çağrısında bulundu.

Öğrünç, birçok ailenin teslim olan çocuklarına kavuştuğunu hatırlatarak, tüm annelerden destek beklediklerini ifade etti.

Kardeşi Rahim için eylemi sürdüren ağabey Mehmet Sıddık Çifçi de ailelerin teslim olan çocuklarına kavuşmasından duydukları mutluluğu dile getirdi.

Çifçi, kardeşinin de teslim olmasını istediklerini belirterek, "Kardeşim gelene kadar buradan gitmeyeceğim. Sorumlu HDP'dir. HDP götürdü. İsterlerse geri de getirirler ama HDP istemiyor, getirmiyor. Ölene kadar burada oturacağım, gitmeyeceğim." diye konuştu.

'9 YAŞINDAKİ ÇOCUĞUN SUÇU, GÜNAHI NE?'

Vatani görevi için usta birliğine giderken 2015'te Tunceli'nin Pülümür ilçesinde teröristlerce kaçırılan oğlu Müslüm için eşi Songül ile evlat nöbetinde olan Şevket Altıntaş, terör örgütünün 9 yaşındaki çocukları bile dağa kaçırdığını ve bunu da halk için yaptıklarını iddia ederek, insanları aldattıklarını söyledi. Oğlu için 6 yıldır mücadele ettiğini vurgulayan Altıntaş, herkesten destek beklediklerini dile getirerek şunları söyledi:

"Bizler burada akil insanlar değiliz, planlı programlı hareket edemiyoruz. Duygularımıza göre hareket ediyoruz. Oğlumu 6 yıldır silah zoruyla dağa kaçırmışlar. Oğlum asker. Suçu günahı nedir? Oğlumla beraber silah zoruyla dağa kaçırılan bir diğer asker Adil Kabaklı'nın suçu, günahı ne? Hadi bunlar askerdi, kaçırdılar. Peki, 9 yaşındaki bir çocuğun suçu nedir de kaçırıyorlar? Benim ve bizlerin bu konu karşısında sağduyulu olmamızı nasıl beklerler? Kaçırılan 9 yaşındaki çocuk benim biyolojik olarak oğlum değil ama ülkemizin evladı. Ellerini vicdanlarına koysunlar. Allah'tan utanıp korksunlar ve bizi malzeme etmesinler. Bize bir şekilde çözüm üretsinler. 'Halk için savaşıyoruz, mücadele ediyoruz, halk için varız' diyorlar. Halk burada ve bizim halimiz ortada. Bize bu zulmü yapıp da adına barış demeyin. İnsanları aldatmaktan vazgeçin. Yeter artık. Bizi aptal yerine koymayın. Bir buçuk yıldır biz buradayız ve hala bizlere satılmış diyorlar. Çünkü üst akılları öyle söylüyor. Objektif baksalar bizim masum olduğumuzu görüp anlayacaklar. 9 yaşındaki bir çocuğu kaçırıp götürmek hangi ideolojide var ve bunlara nasıl aldanıyorsunuz? Halk olarak diyorum ki; yeter artık. Allah Muhammed aşkına biraz da bizimle empati kurmaya çalışın. Bizim doğruyu söyleyebileceğimizi anlamaya çalışın. O zaman olayları net bir şekilde göreceksiniz. Bizlere bu iftiraları atmaktan vazgeçsinler. Sivil toplum örgütleri ve herkesten yardım bekliyoruz. Bize destek versinler. Bu pandemi sürecinde bayağı yalnız kaldık. Farklı bir şekilde de olsa sesimize ses versinler. Şırnak'taki, Hakkari'deki, İzmir'deki ve Almanya'daki eylem yapan ailelere de selam gönderiyorum."