Görüş Bildir

Kar altında evlat nöbeti

Kar altında evlat nöbeti

Evlat nöbetindeki aileler, 505'inci günde kar yağışı altında eylemde

Diyarbakır'da, terör örgütü PKK tarafından kaçırılan çocuklarının bulunmasını isteyen 191 ailenin eylemi, 505'inci günde kar yağışına rağmen sürüyor. 6 yıl önce 15 yaşındayken, kaçırılan oğlu Özkan için evlat nöbetini sürdüren Süleyman Aydın, "Geçen yıl da kar yağdı biz buradaydık ama tüm dünya bu feryadımızı duydu, bir tek HDP duymadı" dedi.

'DÜNYA FERYADIMIZI DUYDU, HDP DUYMADI'

2015 yılında 15 yaşındayken, kaçırılan oğlu Özkan için HDP binası önünde oturma eylemini sürdüren Süleyman Aydın, olumsuz hava şartlarına rağmen evlat nöbetine devam ettiklerini söyledi. Ailelerin feryadını HDP dışında tüm dünyanın duyduğunu anlatan Aydın, "HDP bizim çocuklarımızı maalesef mağaralarda ölüme mahkum etti, bizi de kapılarına ama biz kesinlikle yılmayacağız. Biz sonuna kadar bu mücadelemizi vereceğiz. HDP artık 14-15 yaşlarındaki çocukları dağa göndermesin. Onlarda biraz vicdan varsa Kürt ailelerine sahip çıksınlar. Kürt ailelerine hainlik yapmasınlar. Yeri geldiği zaman 6 milyon seçmeni olduklarını söylüyorlar. O seçmenler size demedi ki 'Çocuklarımızı dağa gönderin'. Size demediler 'Teröre destek verin'. Biz sonuna kadar eylemimizde kararlıyız. Biz burada üşüyoruz. 2 yıldır buradayız. Geçen yıl da kar yağdı biz buradaydık ama tüm dünya bu feryadımızı duydu, bir tek HDP duymadı" dedi.

FADİMA AKSU'NIN AİLESİ

Kocaeli'den gelerek dağa kaçırılan oğlu Eren Yalçın için evlat nöbetine katılan Fadime Aksu, 7 yıldır haber alamadığı evladı için burada olduğunu söyledi.

Eylemi kararlılıkla sürdüreceklerini  vurgulayan Aksu, şöyle konuştu:

"HDP'"den, PKK'dan çocuğumuzu almadan buradan gitmiyoruz. Kar olsun yağmur olsun, hiçbir zaman eylemimizden vazgeçmeyeceğiz. Vicdanları varsa çocuklarımızı gönderirler."

Dağa kaçırılan oğlu Yusuf için oturma eylemini sürdüren Celil Begdaş ise hiçbir şeyin kendilerini eylemden alıkoyamayacağını belirtti.

Begdaş, şunları kaydetti:

"Ne yağarsa yağsın, biz  evlatlarımızı almadan gitmeyiz. Hiçbir şey evladımız kadar önemli değil. Buradan kalkmayacağız. Bütün Diyarbakır'a sesleniyorum, gelin, evlatlarımızı bu zalimlerin ellerinden kurtaralım. Emeğimiz boşa gitmedi. Zafer bizimdir, zafer çadırındır."