Migros’ta Grev Krizi Büyüyor

Türkiye genelinde Migros bünyesinde çalışan işçilerin başlattığı grev, Diyarbakır Migros Dağıtım Merkezi’nde ciddi bir krize dönüştü. Çalışanlar, asgari ücrete yüzde 27 zam yapılmasına karşın Migros çalışanlarına yalnızca yüzde 28 zam verildiğini, bunun da fiiliyatta sadece yüzde 1’lik bir artış anlamına geldiğini belirterek iş bırakma eylemine başladı. İşçiler, bu artışın enflasyon karşısında yetersiz kaldığını ve alım güçlerini korumadığını ifade ediyor.

Migros’ta Grev Krizi Büyüyor

Yüzde 50 zam, eşit ücret, eşit statü ve tüm sosyal haklarının eksiksiz verilmesini talep eden çalışanlar, iddialara göre Diyarbakır Migros Dağıtım Merkezi içerisinde tutuluyor. Güvenlik önlemleri gerekçe gösterilerek işçilerin dışarı çıkmasına izin verilmezken, dışarıdan girişler de yasaklanmış durumda. Bu nedenle grev yapan işçiler seslerini kamuoyuna duyurmakta zorlanıyor.

Yük Taşıyan TIR Şoförlerini De Mağdur Etti

Yaşananlar yalnızca işçileri değil, Diyarbakır Migros’a yük taşıyan TIR şoförlerini de mağdur etti. Grev hakkında önceden bilgilendirilmeden sevk edilen şoförler, zorlu kış şartlarında günlerdir kapıda bekletildiklerini, temel insani ihtiyaçlara dahi erişemediklerini söylüyor. İçerisinde et, süt ve sebze gibi bozulabilir ürünlerin bulunduğu, değeri 10 ila 20 milyon lira arasında değişen yüklerle bekleyen şoförler, yetkililere acil çözüm çağrısı yapıyor.

Ramazan Bakır: “Yüzde 50 Zam ve Tüm Sosyal Haklarımızı İstiyoruz”

Migros çalışanları adına konuşan Ramazan Bakır, taleplerinin net ve meşru olduğunu vurguladı: “Türkiye geneli Migros’ta çalışanlar olarak yüzde 50 zam talebimiz var. Bunun yanında bize ait tüm yan haklarımızın eksiksiz şekilde verilmesini istiyoruz. Biz bu direnişe bir kere başladık. Sonucunu alana kadar da bu direnişimiz devam edecektir. Bütün sosyal haklarımız verilmediği sürece bu depodaki eylemlerimiz sürecek. Ancak haklarımız bize yazılı ve resmi olarak beyan edildikten sonra tekrar işe dönüş sağlanacaktır.”

Serhat Yeşil: “Aynı İş, Aynı Maaş, Aynı Hak”

Depolar arasında ciddi ücret ve hak farkları olduğunu dile getiren Serhat Yeşil, eşitlik talebini şu sözlerle ifade etti: “Şu an Türkiye genelinde 30–40 civarında Migros deposu bulunmakta. İstanbul’daki depolar, bizim aldığımız ücretlerden çok daha fazla ücret alıyor. Biz bütün depoların eşit olmasını istiyoruz. Aynı işe aynı maaş, aynı statü ve aynı haklara sahip olmak istiyoruz. Bunun için ne gerekiyorsa yapacağız ve sonuna kadar direnmeye devam edeceğiz.”

Şeyhmus Özbey: “Hak Aramak Suç Değildir”

Grev sürecinde çalışanlar üzerinde baskı kurulduğunu öne süren Şeyhmus Özbey, yaşananları şöyle anlattı: “Son günlerde üzerimizde ciddi bir baskı kurulmaya çalışılıyor.

Müdürler aracılığıyla bize, ‘Artık Migros’a bağlanıyorsunuz, eyleme devam ederseniz tutanak tutulur, işten çıkarılırsınız, tazminat alamazsınız’ deniliyor.

Bu tür söylemlerle korku yaratmak istiyorlar. Herkes şunu çok iyi bilsin ki hak aramak suç değildir.

Sendikaya üye olmak anayasal bir haktır. Barışçıl şekilde yapılan iş bırakma ve eylemler çalışanın yasal hakkıdır. İşveren keyfi şekilde işten çıkarma yapamaz; yaparsa da davalar işçi lehine sonuçlanır.”

Özbey, yapılan zammın alım gücünü korumadığını da vurguladı:

“Bugün bize verilen yüzde 28 zam, enflasyonun altındadır. .” Maaşlarla birlikte verilen primler geçici olarak yüksek gibi görünse de birkaç ay sonra vergi dilimine girince tekrar asgari ücret seviyesine düşeceğiz. Biz sadaka değil, hakkımızı istiyoruz

TIR Şoförü Edip Ergün: “72 Saattir Bekliyoruz, Kimse Sahip Çıkmıyor”

Diyarbakır Migros’a yük getiren TIR şoförlerinden Edip Ergün, yaşadıkları mağduriyeti şu sözlerle anlattı:

“Diyarbakır Migros’a malzemeleri getirdik. Cuma gününden beri buradayız. Türkiye genelinde Migros çalışanları grev yapıyor ama nakliye firmaları şoförlere bilgi vermeden yükleme yaptı. Biz de sevk noktalarına geldik ve 72 saattir bekliyoruz. Hava çok soğuk, şartlar çok zor. Kalp hastası, şeker hastası arkadaşlarımız var; ihtiyaçlarını karşılayamıyorlar. Yükler bize emanettir. Her bir yükün değeri 10–20 milyon lira civarında. İçinde sebze, süt, et var ama şu an bu araçlara sahip çıkan kimse yok. Yetkililere sesleniyoruz: Bize sahip çıkın.”

TIR Şoförü Selçuk Turan: “Ne Tuvalet Var Ne Su”

Trabzon’dan Diyarbakır’a yük getiren Selçuk Turan ise yaşadıkları insani duruma dikkat çekti: “Ben Trabzon’dan Diyarbakır’a geldim. Cuma gününden beri bekliyorum. Ne tuvalet var ne içecek bir şey var. İhtiyaçlarımızı karşılayamıyoruz, rezillik ön planda.             İçeride grev yapan arkadaşlar sonuna kadar haklı. Emeklerinin karşılığını istiyorlar ve bu onların en doğal hakkı.”

Gözler Yetkililerde

Diyarbakır Migros Dağıtım Merkezi’nde yaşanan grev, hem işçilerin çalışma ve sendikal hakları hem de TIR şoförlerinin insani ve güvenli çalışma koşulları açısından ciddi soru işaretleri doğurdu. İşçiler taleplerinin karşılanmasını beklerken, kapıda mahsur kalan şoförler de acil çözüm çağrısını yineliyor.

Edip Ergün Tır şoförü

Ramazan Bakır

Selçuk Turan

Serhat Yeşil

Şeyhmus Özbey

Kaynak: Diyarbakır Söz