Camiler Toplumsal Hayatın Merkezinde
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın her yıl toplumun ihtiyaçları doğrultusunda bir tema belirlediğini hatırlatan Kartı, bu yıl camilerin kardeşlik, eşitlik ve birlik ruhunu canlı tutmadaki rolünün ön plana çıkarıldığını söyledi. Camilerin yalnızca namaz kılınan mekânlar olmadığını, aynı zamanda toplumsal dayanışmanın, kaynaşmanın ve manevî eğitimin merkezleri olduğunu vurgulayan Kartı, Ramazan boyunca bu bilinçle çeşitli faaliyetler yürütüleceğini belirtti.
“Temennimiz camilerimizin toplumumuza ruh ve can katması, yeniden dirilişimize vesile olmasıdır” diyen Kartı, kılınan her namazın, okunan her mukabelenin ve yapılan her duanın bir diriliş vesilesi olması gerektiğini ifade etti.
Oruç: Sabır ve Şükür Mektebi
Ramazan’ın yalnızca bireysel değil aynı zamanda güçlü bir toplumsal boyutu bulunduğunu dile getiren Kartı, her ibadetin hem fert hem toplum açısından anlam taşıdığını vurguladı. Oruç ibadetinin bireysel ve toplumsal yönü dengeli biçimde barındırdığını ifade eden Kartı, orucun kişiyi nefsine yönelttiğini, sabır ve şükür bilincini güçlendirdiğini söyledi. Kur’an-ı Kerim’de orucun takvaya ulaştıran bir ibadet olarak bildirildiğini hatırlatan Kartı, Peygamber Efendimizin de orucu bir kalkana benzettiğini belirtti.
Oruçla birlikte bireyin ahlaki olgunluğa eriştiğini, bunun da toplumsal hayata yansıdığını kaydeden Kartı, Ramazan’ın infak, yardımlaşma ve kardeşlik ayı olduğunun altını çizdi. İftar sofralarının paylaşmanın ve empati duygusunun en yoğun yaşandığı anlar olduğuna işaret eden Kartı, “Ramazan, tokun açın halini en iyi anladığı, muhasebenin yapıldığı ve imanın gözden geçirildiği bir bilinç tazeleme ayıdır” ifadelerini kullandı.
Gençler İçin Büyük Fırsat
Ramazan’ın gençler için önemli bir fırsat sunduğunu belirten Kartı, ailelere büyük görev düştüğünü söyledi. Çocuk ve gençlere Ramazan bilincinin küçük yaşlardan itibaren kazandırılması gerektiğini dile getiren Kartı, ebeveynlerin sözleri kadar davranışlarıyla da örnek olmalarının önemine değindi. Sahur ve teravihlerin birlikte yapılmasının, evde Ramazan’a özgü bir atmosfer oluşturulmasının gençler üzerinde olumlu etki bırakacağını ifade eden Kartı, Ramazan’ın güzelliği, bereketi ve huzurunun aile içinde sıkça konuşulması gerektiğini vurguladı.
Kartı ayrıca, ebeveynlerin oruç nedeniyle öfkeli ve sabırsız bir tutum sergilememesi gerektiğini belirterek, Ramazan’ın rahmet ve merhamet ayı olduğu bilincinin gençlere hissettirilmesi gerektiğini söyledi.
Ramazan’da Yapılan Yanlışlara Dikkat
Oruçlu olmanın öfke ve sabırsızlık gerekçesi yapılmaması gerektiğine dikkat çeken Kartı, Ramazan’ın bedensel açlığın ötesinde dilin ve kalbin de oruç tuttuğu bir ay olduğunu ifade etti. Gösterişli sofralardan ve israftan uzak durulması gerektiğini belirten Kartı, ihtiyaç sahiplerinin daha fazla gözetilmesi çağrısında bulundu. Peygamber Efendimizin “Biri size sataşırsa ben oruçluyum desin” hadis-i şerifini hatırlatan Kartı, Ramazan’ın sabır ve sükûnet ayı olduğunun unutulmaması gerektiğini sözlerine ekledi.
Fatime Kartı, Ramazan’ın bireysel arınmanın yanı sıra toplumsal yenilenmeye de vesile olmasını temenni ederek, bu mübarek ayın birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını güçlendirmesini diledi.

Diyarbakır İl Müftü Yardımcısı
Fatime Kartı
Kaynak: Diyarbakır Söz