Görüş Bildir

Sasa krizi!

Sultan Sasa türbesinin 1600 yıllık Ulu Camii inşa edilmeden önce yerinde bulunan Martoma Kilisesinin ek binası olduğu tartışmaları yeniden büyürken, gözler burası Türbe mi, Kilise mi sorusuna çevrildi.

Sasa krizi!

Diyarbakır'ın, Hz. Ömer dönemindeki ilk valisi, sahabe Sultan Sasa'nın 1926 yılında yıktırılan cami ve türbesinin yapımı bitme aşamasına geldi. Sahabe Hz. Sasa'nın Gazi Caddesi Hasanpaşa Hanı önündeki makamında başlayan inşaat çalışmaları, bir aya kadar tamamlanacak. Sultan Sasa'nın 1926 yılına kadar defnedildiği türbe için 3 yıl önce Diyarbakır Müze Müdürlüğü, 'Roma dönemine ait kilise kalıntısı' raporu düzenlemiş ve halkın tepkisine neden olmuştu. Şimdi yeniden "kilise mi, türbe mi" tartışması başlatıldı.

MÜZE YOK SAYMIŞTI, KURUL SAHİP ÇIKMIŞTI

Tarihi kaynaklara göre, Diyarbakır'ı fethederek, Anadolu'nun İslam'la tanışmasını sağlayan fetih ordusu, şehirden ayrılıp Garzan bölgesine doğru yol alırken geriye, şehri yönetecek sahabelerden Sultan Sasa'yı bıraktı. Sasa Hazretleri, Diyarbakır'da 6 ay valilik yaptıktan sonra vefat etti. Sahabe Sasa'nın naaşı, Sur ilçesi Gazi Caddesi üzerinde bulunan Ulucami'nin yanında, kendi adına yaptırılan mescidin bahçesine gömüldü. Yaklaşık bin 300 yıl burada kalan mezar, 1926'da yol çalışması gerekçesiyle Rızvanağa Mezarlığı'na taşındı. Yıkılan türbenin bir bölümü, İslam'ın ilk valisinin makamı olarak kaldı.

O BÖLGEDE KAZI ÇALIŞMASI YAPILDI

Diyarbakır'da 4 yıl önce Gazi Caddesi'nde uygulanan rehabilitasyon projesi kapsamında Sultan Sasa'nın makamının olduğu yerde kazı çalışması yapıldı. Müze müdireliğini Nevin Soyukaya'nın yaptığı dönemde, kazı ile ilgili düzenlenen raporda, makam yeri için 'Roma dönemine ait bir kilisenin müştemilatının kalıntısı' denilmişti. Bu rapor üzerine Sultan Sasa makamının bir iş merkezine dönüştürülmesi gündeme geldi. Ancak tarihi belgelerde bölgenin Sultan Sasa makamı ve mescidi olduğu ortaya çıktı. Bunun üzerine, iş merkezi projesinden vazgeçildi ve aslına uygun şekilde yeni bir proje hazırlandı.

Tarihi kaynaklara göre, Diyarbakır'ı fethederek Anadolu'nun İslam'la tanışmasını sağlayan fetih ordusu, şehirden ayrılıp Garzan bölgesine doğru yol alırken geriye, şehri yönetecek sahabelerden Sultan Sasa'yı bıraktı. Sasa Hazretleri, Diyarbakır'da 6 ay valilik yaptıktan sonra vefat etti. Sahabe Sasa'nın naaşı Sur ilçesi Gazi Caddesi üzerinde bulunan Ulucami'nin yanında, kendi adına yaptırılan mescidin bahçesine gömüldü. Yaklaşık bin 300 yıl burada kalan mezar, 1926'da yol çalışması gerekçesiyle Rızvanağa Mezarlığı'na taşındı. Yıkılan türbenin bir bölümü, İslam'ın ilk valisinin makamı olarak kaldı.

İKİNCİ KEZ VEFASIZLIK YAPILDI

Peygamber Efendimizin arkadaşlarından Hz. Sultan Sasa'nın tescilli türbe ve camisi geçen yıl yayınlanan Diyarbakır Kültür Envanterine alınmadı. Diyarbakır Müze Müdürlüğü tarafından 2 cilt halinde yayınlanan 860 sayfalık envanterde, sahabe türbe ve camiinin olduğu yere 'sivil mimari eser' denildi. Müze müdürlüğü, envanterde kendisini de yalanmış oldu. Vakıflarda Sultan Sasa mescit ve türbesi olarak kayıt olan alana müze önce yıllarda düzenlediği raporda ‘ kilise kalıntısı’ demişti.

Son envanterde ise kendi raporunu gerçekçi bulmayan müze müdürlüğü, burayı bu sefer de ‘sivil mimari’ olarak göstermişti. Müze Müdürlüğü, Vakıflar'da 'Sultan Sasa Türbe ve Camii' olarak kayıtlı bulunan yer için daha önce 'Roma dönemine ait kilise kalıntısı' raporunu vermişti. Bu rapor üzerine söz konusu yerde iş merkezi inşaatı yapılmasının yolu açılmıştı. Ancak üniversitedeki İslam tarihi araştırmacılarının tarihi belgeleri sunması üzerine Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu iş merkezi projesini iptal etmişti.

MİMAR ODASI BAŞKANINDAN KARŞI SES

Öte yandan, Diyarbakır Mimarlar Odası Başkanı Necati Pirinçioğlu, yapılan kazılarda ortaya çıkan tarihi kalıntıların kilise müştemilatı olduğunu, bu nedenle koruma kurulanun önce alanı 1'inci derece sit alanı olarak tescillediğini belirterek şunları söyledi: "Ancak, bazı çevreler ve Vakıflar, ortaya çıkan kalıntıların bilinçli olarak tahrip edilmesine koruma tedbiri almayarak göz yumdular. Sultan Sasa türbesi bu bölgeden 1925 yılında taşınmış. Biz cami ve mescit yapılmasına karşı değiliz. Dünya'da 5'inci Haremi Şerif olarak kabul edilen Ulu Cami'nin hemen yanı başında mescide mi ihtiyaç var ki tarihi kalıntıların üzerine mescit yapıyorlar. Bazı çevreler, ulusal ve uluslararası alanda çok dilli, çok inançlı ve çok kültürlü olan bu kentin kimliğini değiştirmek için algı kampanyaları yürütüyor. Bu doğru bir anlayış değildir. Tarihi yapılarımızı korumamız gerekiyor."

KURUL KARARINA GÖRE YAPIYORUZ

Diyarbakır Vakıflar Bölge Müdürü Metin Evsen ise, Vakıfların kayıtlarında söz konusu yerin Sultan Sasa türbesi ve mescidi olarak göründüğünü, ancak kazı yapılırken bir türbe kalıntısına rastlanmadığını belirtti. Evsen şöyle dedi: "Bizim orada yaptığımız mescit ve temsili türbe inşaatı Koruma Kurulunun kararına göre yapılmaktadır. Alt kısımda çıkan kalıntılar korunacak, zemin cam ile kapatılacak ve üstte namaz kılan biri alttaki kalıntıları rahatlıkla görebilecek. Alt kısmın ışıklandırması da yapılacak. İsteyen kişi mescidin altına inerek o tarihi kalıntıları görebilecektir."

SULTAN SASA KİMDİR?

Diyarbakır, İslamın efsane komutanlarından Halid bin Velid tarafından 639 yılında fethedilirken, yaralanan Sahabe Sultan Sasa kente ilk Müslüman vali olarak atandı. 2 ay sonra Sahabe Sultan Sasa vefat edince, bugünkü Hasan Paşa hanı karşısında bulunan Küçük cami avlusuna defnedildi. 1925 yılında dönemin Belediye başkanı Nazım Önen tarafından yıktırılan caminin yerine park yapıldı. Sultan Sasa'nın türbesi de Yenişehir semtinde bulunan ve bugün imara açıldığı için üstüne konutlar yapılan Rızvanağa mezarlığına taşındı. Bazı tarihi kaynaklarda ise, Sultan Sasa Türbesinin 1925 yılında Gazi Caddesi'nin genişletilmesi esnasında, bugünkü cadde sınırlarında kaldığı için yıkıldığı belirtiliyor. 5 nolu parselde 2007 yılında yapılan kazılarda da bu alanda herhangi bir türbe kalıntısına rastlanmamıştı.

MARTOMA KİLİSESİ

Hıristiyanlığın kabul edilmesinden önce puta tapanların kullandığı bir mabet olarak inşa edilen Martoma Kilisesi'nin ilk yapılış tarihi bilinmemektedir. Hıristiyanlığın resmi bir din olmasından sonra bir takım eklemelerle yapılan yapı Martoma Kilise olarak kullanılmaya başlanmış. 639 yılında Diyarbakır'ın islam orduları tarafından fethedilmesi ile camiye çevrilen kilisenin yerinde, bugün Dünyanın 5'inci Haremi Şerifi kabul edilen Ulu Cami bulunmaktadır.

Etiketler: