Cumhuriyetin kuruluşunun ilk yıllarında, Kürt isyanı sonrası Diyarbakır'da bir grup arkadaşıyla birlikte idam edilen Şeyh Said'in son varisi ve Nakşibendi tarikatının da halifesi olan Şeyh Muhammed Said Fırat yaşamını yitirdi. Uzun süreden beri böbrek yetmezliği nedeniyle sürekli "diyalize" giren ve önceki gün kaldırıldığı Erzurum Devlet Hastanesinde dün hakkın rahmetine kavuşan Şeyh Muhammed Said Fırat'in ölümü, onbinlerce muridi bulunan Nakşibendi tarikatını yasa boğarken, cenazesi bugün toprağa verilecek.
ERZURUM'DA VEFAT ETTİ
Alınan bilgiye göre, böbrek yetmezliği nedeniyle haftanın üç günü Diyarbakır'da diyalize giren ve bir süreydi geçici olarak Diyarbakır'da ikamet eden Şeyh Said'in varisi ve Şeyh Selahaddin Efendi'nin de oğlu olan 75 yaşındaki Şeyh Muhammed Said Fırat, geçtiğimiz hafta Erzurum'a ailesinin yanına götürüldü.
Önceki gün evde aniden rahatsızlanan Şeyh M. Said Fırat acil olarak Erzurum Devlet Hastanesi Noroloji servisine kaldırıldı. Burada tedavi altına alınıp diyalize bağlanan Şeyh Fırat, dün öğlen saatlerinde doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamayarak, hakkın rahmetine kavuştu.
NAKŞİBENDİ TARİKATI YASTA
Şeyh Fırat'ın onbinlerce muridi bulunan ve halifesi olduğu Nakşibendi tarikatını yasa boğarken, ölüm haberini alan ülkenin dört bir yanındaki binlerce murid, Erzurum ve doğum yeri olan Elazığ'ın Palu ilçesine akın etmeye başladı.
ŞEYH ALİ SEPTİ KABRİSTANI
Şeyh M. Said Fırat'ın cenazesi bugün sabah saatlerinde doğum yeri olan Elazığ'ın Palu ilçesine getirelecek. Babası Şeyh Selahaddin Efendi'nin ve Babasının dedesi Şeyh Ali Septi Hazretleri'nin bulunduğu, kabristanın yanına Şeyh M. Said Fırat'ın cenazesi defnedilecek. Bugün öğlen namazına mutakip kılınacak cenaze namazı sonrasında Şeyh Fırat'ın naaşı, daha önceden kendisine ayrılan Şeyh Ali Septi Camii'deki kabristana konulacak.
SON MULAKATI SÖZ'E OLMUŞTU
Evli 4 çocuk babası olan ve Cumhuriyet'in ilk yıllarından sonra babası Şeyh Selahaddin Efendi'yle birlikte uzun yıllar İran'da sürgün hayatı yaşayan Şeyh M. Said Fırat, geçtiğimiz hafta Diyarbakır'da son röportajını Söz Gazetesi ve Söz Tv'ye yapmıştı. Söz Tv'nin bir çok kez canlı yayın programlarına katılan Nakşibendi Tarikatının Halifesi ve Şeyh Said'in son verisi olan Şeyh Muhammed Said Fırat, verdiği son mulakatında, Kürt isyanı sırasında İngilizlerle işbirliği yapıldığı yönündeki iddiaları sert bir dille yalanlamıştı.
İSYAN AKLIMIZDAN GEÇMİYOR
100 binin üzerinde muridi bulunan Şeyh Fırat, Dedesi Şeyh Said'e ait gizli tutulan kayıp mezarın Diyarbakır Dağkapı semtinde bulunan Orduevi karşısındaki askeri lojmanların bahçesinde olduğunu belirterek: "Rahmetli babam dedemin mezarını bulamadan öldü. Aynı acıyı bende yaşamak istemiyorum. Geçmiş yıllarda devletin kapısını korkudan çalamıyorduk. Son yılarda Ankara ile yaptığımız yazışmalarda hep olumsuz cevap verildi. Ancak biz biliyoruz ki dedemizi idam eden mezarını nereye defin ettiğini de iyi biliyor. Bu devletin gizli kayıtlarında mevcut, tüm ısrarımıza rağmen naşını bize verilmiyor. Aile olarak büyük üzüntü içindeyiz. Mezarı bize iade edilirse bunu devlete karşı asla kullanmayacağız. Sadece bir ziyarette dönüştürüp üzerine dua edeceğiz. Devlet yetkilileri bizi fatihadan mahrum bırakmasın "demişti.
KÜRT COĞRAFYASINDA
Şeyh Said’in idam sehpasında varis olarak kendisini işaret ettiğini söyleyen, 4 çocuk babası şeyh Muhammed Sait Fırat, dedesinin bıraktığı İslam davasını kendisi devraldığını söyledi. Müritleriyle Diyarbakır merkez Bağlar ilçesinde yaptırdığı villada sürekli bir araya gelen Fırat, "Dedem tarih kitaplarında anlatıldığı gibi asla İngilizler ile hareket etmedi. Onun tek bir gayesi vardı oda İslam dinini Doğu ve Güneydoğu’da ki Kürt coğrafyasında yaygınlaştırmaktı. Ancak bacanağı hainlik yapıp onu bir katır dolu altın ve askerleriyle ele verdi. Aile olarak yıllarca sürgün edildik, Şeyh Sait zürriyetinin yok olması isteniliyordu "diye konuşmuştu.
Fırat: "Ailemiz yanlış tanıtıldığı için insanlar ve devlet bizi öcü olarak görüyor. Bizim tek bir gayemiz var oda Müslüman vatandaşlarımızı cehennem azabında korumak. Bazı kesimler ‘Şeyh Sait ailesi tekrar isyan başlatır’ gibi düşüncelere kapılıyor. Ama isyan aklımızın ucunda bile geçmiyor. Bizim devletle sorunumuz yok, tek hesabımız kaldı o da dedemin kayıp mezarı "diye konuşmuştu.
Özellikle, ‘BDP’nin Şeyh Sait’e 85 yıl sonra sahip çıkması ve bazı aile fertlerin bu partiyi desteklemesi sorusuna’, Şeyh Muhammed Sait Fırat: "Ben siyaset yapmayı asla düşünmedim. Onun için sadece medrese eğitimi aldım. Ancak 12 Eylül darbesi için referandumda ‘evet’ oyu kulandım. Ailemizde düşünce fikir özgürlüğü var. İsteyen istediği partiye girer, bu konuda yorum yapmanın erken olduğunu düşünüyorum. Ben ailemden değil müritlerimden sorumluyum "şeklinde cevap vermişi.
SÖZ AİLESİNDEN BAŞSAĞLIĞI
Söz Ailesi olarak, Merhuma Allah'tan rahmet, ailesine ve muridlerine, sevenlerine başsağlığı diliyoruz.
Kaynak: Diyarbakır Söz