Görüş Bildir

Tarihe yolculuk

Tarihe yolculuk

İki yıl önce hizmete giren 130 yıllık Cemil Paşa Konağı Kent Müzesi, 500 belge, 450 siyah beyaz fotoğraf, Kültür Bakanlığınca tescillenen 235 eser ve 260 etütlük eser ile Diyarbakır'ın tarihine ışık tutuyor

DİYARBAKIR-Restorasyonu iki yıl önce tamamlanarak hizmete giren 130 yıllık Cemil Paşa Konağı Kent Müzesi, 500 belge, 450 siyah beyaz fotoğraf, Kültür Bakanlığınca tescillenen 235 eser ve 260 etütlük eser ile ziyaretçilerine Diyarbakır'ı tanıma imkanı sunuyor.

Osmanlı Valisi Ahmet Cemil Paşa tarafından 1887 yılında yaptırılan, iki yıl önce de restorasyon çalışmasından geçirilerek Cemil Paşa Konağı Kent Müzesi'ne dönüştürülen konak, kentin tarihi, yaşam tarzı, mimarisi ve el sanatları gibi zenginliklerini yansıtan çok sayıda eseri barındırıyor.

Merkez Sur ilçesinde bulunan Cemil Paşa Konağı Kent Müzesi, 500 belge, 450 siyah beyaz fotoğraf, Kültür Bakanlığınca tescillenen 235 eser ve 260 etütlük eser ile Diyarbakır'ın tarihine ışık tutuyor. Müzeyi ziyaret edenler, kentin kültürünü, tarihini ve yaşamını bütün yönleriyle tanıma fırsatı buluyor.

Belediye Müzeler Şube Müdürü Ercan Alpay, 1887 yılında Osmanlı Valisi Ahmet Cemil Paşa tarafından yaptırılan tarihi konağın kentin en güzel sivil mimari örneklerinden biri olarak kabul edildiğini söyledi.

Haftada, bin 500 kişi ziyaret ediyor

Konağın haremlik, selamlık ve müştemilat olmak üzere üç bölümden oluştuğunu belirten Alpay, geçmişte harem bölümünde ailenin yaşadığını, selamlık bölümünde daha çok erkek misafirlerin ağırlandığını, müştemilat bölümünde ise konak hizmetkarlarına ayrılan bir bölüm olduğunu dile getirdi.

Diyarbakır'ın içine kapalı bir mimarisi olduğunu ifade eden Alpay, dışarıdan bakıldığında süsleme veya farklı birşey görünmediğini, ancak içine girildiğinde bir sarayla karşılaşıldığını vurguladı.

Cemil Paşa Konağı Kent Müzesi'nin Diyarbakır'ın tek kent müzesi olduğunu dile getiren Alpay, şöyle konuştu:

"Cemil Paşa Konağı Kent Müzesi Türkiye'de tek restorasyon laboratuvarı olan kent müzesidir. Restorasyon laboratuvarımızda tüm tekstil, metal ve kağıt materyallerini restore edebilecek altyapıya sahibiz. Müzemize şu anda haftada yaklaşık bin 500 ziyaretçi geliyor. Yapacağımız çalışmalarla ziyaretçi sayımızı haftada en az 10 bine çıkarmayı hedefliyoruz."

Diyarbakır her yönüyle anlatılıyor         

Müzedeki eserlerin oluşması amacıyla yoğun bir çalışma yaptıklarını anlatan Alpay, vatandaşların atalarından kalan, onlar için çok değerli olan materyal ve eserleri gönül rahatlığıyla müzeye hibe ettiğini bildirdi. Alpay, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Müzemizde içerik olarak 18 temamız var. Bu temalarla Diyarbakır'ın her yönünü anlatmaya çalışıyoruz. Diyarbakır'da inançlar ve inanışlar, Diyarbakır halkları, Diyarbakır müziği ve Diyarbakır'da edebiyat gibi temalar yer alıyor. Bu temalarımızla müzeye gelen ve kenti bilmeyen bir kişi en kısa zamanda olabildiğince en iyi şekilde şehrimizi tanıyor. Şu anda müze koleksiyonumuzda yaklaşık 500 belge, 450 eski dönemlere ait siyah beyaz fotoğraf, Kültür Bakanlığınca tescillenen 235 eser ve bunun yanında 260 etütlük eserimiz var. Daha çok temalarımıza uygun eserler topladık. Ama bunun yanı sıra Diyarbakır hafızasını, tarihini ve kültürünü unutturmayacak eserler topladık. Şu anda elimizde Diyarbakır'ın kültürü ve tarihiyle ilgili 30 belgeselimiz de var."

Müzecilik anlayışı değişiyor

Müzeye gelen ziyaretçilerin Diyarbakır'ın kültürünü, tarihini ve yaşantısını her yönüyle görebileceğini aktaran Alpay, müzeyi tanıtmak amacıyla çeşitli projeler hayata geçirdiklerini aktardı.

Alpay, dünyada ve Türkiye'de müzecilik anlayışının değiştiğini belirterek, eski müzecilik anlayışında eserlerin vitrine konulduğunu, ziyaretçinin de gelip eseri gördükten sonra gittiğini anlattı.

Müzecilik anlamının çok genişlediğini vurgulayan Alpay, şunları kaydetti:

"Bizde interaktif, yaşayan, modern bir müze olabilmek için bazı projeler önümüze koyduk. Bunlardan biri 'bitmeyen lezzetler' projesidir. Bu projeyle özellike Diyarbakır'ın mutfağını tekrar canlandırmak istiyoruz. Diyarbakır'ın unutulmaya yüz tutmuş, artık kimsenin yapmadığı ama kentimizin çok büyük bir zenginliği olan yemekleri tekrar diriltmek istiyoruz."

Hedeflerinin yaşayan, canlı ve interaktif bir müze yaratmak olduğunu dile getiren Alpay, sadece Diyarbakır'a gelen turistlere değil, aynı zamanda Diyarbakırlılara da kenti tanıtmayı amaçladıklarını sözlerine ekledi.