Yüreği yanık anne!

Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde PKK'lı teröristlerce önceki yıl katledilen 13 yaşındaki Fırat Sımpil'in annesi Kadriye Sımpil'in evlat acısı dinmiyor.

Yüreği yanık anne!

Silvan Barajı inşaatı yolu olarak da kullanılan Bağlar Mahallesi Büyük Çeşme Caddesi'nde, 30 Ağustos 2015'te sebze almak için evden çıktığı sırada teröristlerin yola tuzakladığı patlayıcıyı infilak ettirmesi sonucu hayatını kaybeden küçük Fırat'ın annesinin yası sürüyor.

Evladını kendisinden ayıran hain saldırının izini hafızasından silemeyen acılı annenin oğluna duyduğu özlem her geçen gün katlanıyor.

Gözyaşı dinmeyen anne Sımpil, bu acıların son bulması, başka annelerin benzer acılar yaşamaması için dua ediyor.

- "Oğlum paramparça olmuştu"

Anne Sımpil, oğluna hasret geçirdiği 2 yılı Kürtçe anlattı.

Evde bulundukları sırada büyük bir patlama sesi duyduklarını, Fırat'ın dedesinin kendilerine, üzerinde yeşil tişört olan bir çocuğun patlamada hayatını kaybettiğini söylediğini belirtti.

Bunun üzerine olay yerine koştuğunu ve üzerindeki tişörtün renginden oğlunu teşhis ettiğini dile getiren Sımpil, "Eğer bilseydim oğlumun elinin yerde olduğunu, hemen onu yerden alırdım. Oğlum paramparça olmuştu. Evladımın ölümünden, gülemiyoruz. Bazen acımı unutmam için yakınlarım espri yapar ama benim hep içim yanıyor." dedi.

O gün oğluna el arabası verip manava sebze almaya gönderdiğini anlatan Sımpil, Fırat'ın bir daha geri dönmeyeceğini aklından dahi geçirmediğini aktardı.

"Fırat'tan bahsettiğimde bir küçüğü olan Ahmet bana onun cennete gittiğini söylüyor." diyen Sımpil, saldırı sanki dün yaşanmış gibi hissettiğini, unutamadığını, evden her çıktığında patlamanın sürekli gözünde canlandığını kaydetti.

Sımpil, o günden sonra mahalleden uzaklaşmak istediğini ifade ederek, oğlunun katledildiği caddeden geçmekten büyük acı duyduğunu söyledi.

- "Çorabını ve fotoğrafını sürekli çantamda taşıyorum"

Çocuklarına baktığında yitirdiği evladını hatırladığını aktaran Sımpil, yaşasaydı Fırat'ın bu sene 8'inci sınıfa gideceğini vurguladı.

Sımpil, "Fırat'ın bütün elbiselerini hayır için fakir ve yetim çocuklara dağıttım. Bir tek çorabı kalmıştı geriye. O çorabını ve fotoğrafını sürekli çantamda taşıyorum, kokluyorum, onlarla teselli olmaya çalışıyorum." diye konuştu.

Saldırının ardından diğer çocuklarını bakkala dahi gönderemediğini belirten Sımpil, bu acının unutulmayacağını dile getirdi.

Sımpil, hislerini şöyle paylaştı:

"Bu acı içimden hiç çıkmıyor. Kapı çalındığında 'Fırat şimdi içeri girecek', çocuklar sokakta oyun oynarken, 'Bu Fırat'ın sesi değil mi', arkadaşlarını sokakta gördüğümde, 'Fırat sağ olsaydı o da onlarla oynayacaktı' diyorum. Bin yıl da geçse aradan ne kalbimden çıkar ne de unuturum oğlumu. İnşallah bundan sonra kimse bu acıyı yaşamaz. Bu acıyı bize yaşatanlara Allah hakkımızı bırakmasın. Allah devletin elini her daim uzun tutsun."

Kaynak: Diyarbakır Söz