Görüş Bildir

Evini okula çevirerek 60 engelli çocuğa umut oldu

Evini okula çevirerek 60 engelli çocuğa umut oldu

Engelli çocuklara eğitim veren Nurulhüda Haffar: "Çocuklarımı nasıl büyüttüysem, buradaki 60 öğrencimi de büyütüp topluma fayda sağlamalarını diliyorum. Okuldan çok sayıda öğrenci mezun ettik, psikolojik destek verdik ve her bireyin kendine güven kazanmasını sağladık" dedi.

İDLİB - Suriye'nin Halep ilinin batı kırsalındaki Cine köyündeki öğretmen Nurulhüda Haffar, evini okula çevirerek 60 bedensel ve zihinsel engelli çocuğa eğitim veriyor.

Beşşar Esed rejimi ve destekçilerinin saldırılarından kaçarak, Halep ilinin batısındaki Cine köyünde sığınan Haffar, evini okula çevirerek yardımseverlerin de desteğiyle bedensel ve zihinsel engelli çocuklara okul açtı.

Kullandığı evi okula çevirerek engelli çocuklara eğitim veren 70 yaşındaki Haffar, AA muhabirine, engelli çocuklara sempati duyduğunu ve onları topluma kazandırmak için eğitim verdiğini söyledi.

Haffar, "Engelli çocuklara özel ilgim ve sempatim var. Kendimi çocuklarımın arasında gibi hissediyorum." dedi.

Yardımseverlerin de desteğiyle 60 engelli çocuğun bakımını üstlendiklerini anlatan ilkokul öğretmeni Haffar, "Çocuklarımı nasıl büyüttüysem, buradaki 60 öğrencimi de büyütüp topluma fayda sağlamalarını diliyorum. Okuldan çok sayıda öğrenci mezun ettik. Psikolojik destek verdik ve her bireyin kendine güven kazanmasını sağladık." ifadelerini kullandı.

Haffar, "yardım" çağrısında bulunarak, engelli çocukların gelecekte topluma faydalı bireyler kazandırmak için çeşitli sanat dallarında, terzilik, marangoz atölyeleri açılması konusunda destek beklediğini vurguladı.

"Okuma yazma öğreniyorum, çok mutluyum"

Okulda eğitim gören bedensel engelli 8 yaşındaki Aye Yasir de ''Her gün buraya Nurulhüda (Um Vesim) teyzenin yanına geliyorum. O, bizimle oyun oynuyor, bize öğretiyor, bizi yediriyor. Biz de okuyoruz, yazıyoruz. Allah, Um Vesim teyzeyi bize bağışlasın ve ona bol rızık versin." dedi.

5 yaşındaki Şeyma Hac Hammud da "Um Vasim teyzeyi ve arkadaşlarımı çok seviyorum. Okuma yazma öğreniyorum, çok mutluyum." ifadesini kullandı.

İdlib'deki durum

Türkiye, Rusya ve İran'ın katıldığı, 4-5 Mayıs 2017'deki Astana toplantısında, İdlib ve komşu illerin (Lazkiye, Hama ve Halep vilayetleri) bazı bölgeleri, Humus ilinin kuzeyi, başkent Şam'daki Doğu Guta ile ülkenin güney bölgeleri (Dera ve Kuneytra vilayetleri) olmak üzere 4 "gerginliği azaltma bölgesi" oluşturuldu ancak rejim ve İran destekli teröristler, ateşkes ilanıyla durumun muhafaza edilmesinin kararlaştırıldığı 4 bölgeden 3'ünü Rusya'nın hava desteği sayesinde ele geçirdi ve İdlib'e yoğunlaştı.

Rejim güçlerinin Eylül 2018'de askeri yığınağına hız vermesi üzerine Türkiye ve Rusya, 17 Eylül 2018'de ateşkesi güçlendirmek için Soçi'de ek mutabakata vardı.

Saldırılarına kısa süre ara verdikten sonra yeniden başlayan rejim güçleri, Mayıs 2019'da bölgeyi tümüyle ele geçirmek için kara operasyonu düzenledi.

Rejim ve destekçileri bu çerçevede İdlib'in önemli ilçelerinin yanı sıra güneyi ve güneydoğusu, Hama'nın kuzey ve doğu kırsalı ile Halep'in güney ve batı kırsalında çok sayıda yerleşimi ele geçirdi.

Soçi mutabakatından bu yana rejim ve destekçilerinin İdlib'e saldırılarında 1800'den fazla sivil can verdi. Ocak 2019'dan bu yana göç edenlerin sayısı 1 milyon 942 bini buldu. Türkiye ve Rusya, 12 Ocak 2020'de ateşkesin başlaması için mutabık kaldı ancak Esed rejimi ve müttefikleri, ateşkesi hiçe sayarak İdlib'deki saldırılarını sürdürdü.

Bunun üzerine Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 5 Mart'ta Rusya'nın başkenti Moskova'da yeni bir mutabakat sağladı, son ateşkes 6 Mart saat 00.01'den itibaren yürürlüğe girdi. Rejim ve destekçilerinin zaman zaman ihlallerine rağmen, ateşkese büyük ölçüde riayet ediliyor.