Görüş Bildir

Tıpta sanal gerçeklik eğitimi Türkiye'de

Tıpta sanal gerçeklik eğitimi Türkiye'de

Koronavirüs salgını nedeniyle okullarda eğitim uzaktan devam ederken, tıp eğitimi için geliştirilen sanal gerçeklik uygulaması sayesinde ise artık anatomi derslerini kadavraya ihtiyaç duymadan işlemek mümkün

Tüm dünyayı etkisi altına koronavirüs salgını nedeniyle okullarda eğitim uzaktan devam ederken, tıp eğitimi için geliştirilen sanal gerçeklik uygulaması sayesinde artık anatomi derslerini kadavraya ihtiyaç duymadan, insan vücudunun bütün organlarını en ince detaylarına kadar ekrandan seçilen kadın veya erkek modellerle işlemek mümkün.

Geleceği şekillendirecek teknoloji olarak kabul edilen ve başta sinema olmak üzere dünyada artık birçok alanda kullanılan sanal gerçeklik (VR-Virtual Reality), uygulamasının en yeni kullanım alanlarından biri de tıp eğitimi. Almanya'da tıp derslerinde kullanılmak ve hastaların kaderini tayin edecek önemli kararlar öncesi onları bilgilendirmek amacıyla geliştirilen sanal gerçeklik uygulaması "Forsina", artık Türkiye'de. Uzaktan eğitime geçilmesinin ardından tıp eğitimi için geliştirilen Forsina, 85 kişilik bir yazılım ekibi tarafından, son teknoloji kullanılarak Almanya'da Heidelberg ve Köln üniversitelerinin katkılarıyla geliştirilen sanal gerçeklik anatomi ve tomografi (CT) programı.

Program, tıp eğitiminde kaliteyi ve akılda kalıcılığı artırmak, öğrenme süresini kısaltmak ve kadavra kullanımını en aza indirmek amacıyla hazırlandı.

Sistem, sanal gerçeklik (VR) gözlüğü ile kullanılabileceği gibi öğrenciler tarafından herhangi bir bilgisayar ve tabletten de 2D olarak kullanılabiliyor.

Ayrıca radyoloji (CT) tarafında kadavra tomografileri üzerinde çalışılabileceği gibi gerçek hasta tomografileri de sanal gerçeklik sistemi ile kullanılabiliyor.

- Kadavra uygulamasını bitirecek sanal gerçeklik teknolojisi

Sanal gerçeklik uygulaması sayesinde anatomi derslerini kadavraya ihtiyaç duymadan ekrandan seçilen kadın veya erkek modellerle yapmak mümkün oluyor. Bu uygulama sayesinde insan bedenini kaslardan damarlara, organların iç ve dış yüzeylerinden diğer dokularına kadar incelemek mümkün. Kadavra ve mankenlerle yapılan geleneksel eğitimlere oranla maliyet ve süre tasarrufu da sağlayan uygulama, öğrencilere ya da doktorlara göre kişiselleştirilip düzenlenebiliyor.

- "Birçok şeyi bu sistemin dışında görmek mümkün değil"

Sanal gerçeklik uygulaması Türkiye'de kullanan ilk kişi olan İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Sait Buğdacı, tıpta en büyük sorun yaşanan dersin anatomi olduğunu ve öğrencilerin üç boyutlu görüntüleri algılamakta güçlük yaşadığını söyledi.

Öğrencilerin cerrahide anatomik yapıyı algılaması ve sonradaki dönemlerde yapacağı bütün işlemlerde bu anatomik yapıyı üç boyutlu olarak algılaması için üniversitelerde genellikle kadavralar kullanıldığını hatırlatan Buğdacı, "Bu sistem kadavra sürecini ortadan kaldırmış oluyor. Kadavra üzerinde çalışmadan bu sistem ile insan anatomisinin bütün detaylarını görmek mümkün. Tabii sistemin trendi buranın ötesine gidecek. Bundan sonra hastalıklara ait detaylar da eklenecek. Örneğin, beyinde bir tümör çıkacak, mesela hipofiz bezinde. Akromegali dediğimiz bir beyin tümöründe el parmaklarında irileşme, yüzde kabalaşma, alnın öne çıkması, çenenin büyümesi birtakım değişikler meydana geliyor. Bu sistemde, beyinde küçük bir tümör çıkacak, belirginleşen bölgeler ortaya çıkmaya başlayacak. Modelin üzerinde bütün hastalıklar 3 boyutlu olarak görülmüş olacak. Birçok şeyi bu sistemin dışında görmek mümkün değil." diye konuştu.

Buğdacı, anatomi eğitiminin 2 yıl sürdüğünü belirterek, şunları kaydetti:

"Bunun önemli nedeni 3 boyutlu yapıyı anlatmak için girişilen tali yollardır. Bu tali yollar VR sistemi ile by-pas edilerek katalize edilmektedir. Benzer şekilde diğer branşlarda da bu sistemin geliştirilmesi sonrası klinik bilimler de işitsel baskın sistem eğitimi yerine görsel ağırlıklı bir eğitim modelinin yerleşmesi aynı durumu sağlayacaktır. VR teknoloji ve de geçmişin imkansızlıklarından arınmış yeni eğitim sistemleri katalizör rolü üstlenmektedir. Genel anlamda pratisyenlik sistemini esas alan geçmiş eğitim sisteminin misyonunu tamamladığı kanaatindeyim. Özellikle 6. yıl yani internlik dönemi klinik uygulama dönemi olsa da pratikte atıl işlemektedir. Yeni eğitim sistemi ile 5. yıl etkin eğitimle katalize edilebilir. Sonuçta 4 yıl temel eğitim ve sonrasında uzmanlık eğitimi verilmelidir."

Buğdacı, sistemi kullanmanın dinleyici açısından çok basit olduğunu dikkati çekerek, öğrencinin bilgisayarına bu programı yüklemesinin ve VR gözlüğüne sahip olmasının yeterli olduğunu ifade etti.

- "Farklı eğitim alanlarında kullanılacak"

Dersi verenin sistemi kullanabilmesi için bir süre eğitim alması gerektiğini belirten Buğdacı, şöyle devam etti:

"Gerçeğe yakın bir görüntü sağlıyor. Sanal bir sınıf oluşuyor bulunduğunuz yerde. Türkiye'de henüz hiçbir yerde eğitim verilmemektedir, ancak bu konuda ders alan öğrenciler yakın bir zamanda olacak. Koronayla beraber teknoloji erkene gelmiş oldu. Bu teknolojik yapılar belki 10 yıl sonra gündemimize gelecekti. Artık koronadan sonra bu sistem daha da erkene gelmiş oldu.  Birçok sektörde bu sistem kullanılacaktır. Farklı eğitim alanlarında kullanılacak. Bu sistemin kullanıcı açısından bir adaptasyon süreci gerekiyor. Dersi verenin eğitim alması gerekiyor.  Ortalama maliyet, yurt dışından geldiği için 1000 dolar."

- "Böyle bir sistemle eğitim almayı çok isterdim"

Sistemin kullananların 3 boyutlu bir alana girdiğini kaydeden Buğdacı, "VR gözlüklerinde yaşadığınız her şeyi burada da yaşıyorsunuz. Sinema sahnesine girmiş gibisiniz. Keyifli bir alan, renkli bir dünyaya girmiş oluyorsunuz. Öğrencilik dönemimde böyle bir sistemi görmüş olmayı, eğitim almayı çok isterdim. Birçok yapıyı anlayamadığımızı bu sistemi gördükten sonra görmüş oldum. Tıp öğrencilerinin bu sistemi sahip olması gerektiğini düşünüyorum. " ifadelerini kullandı.

Buğdacı, sistemin taleplere göre güncellendiğini ve eklemeler yapıldığı ifade ederek, öğrencilerin tüm dersleri kopyalayarak tekrar dinleme imkanına sahip oluğunu anlattı.

Uygulama ile insan vücudundaki organları en ince detaylarına kadar incelemenin mümkün olduğunu vurgulayan Buğdacı, sözlerini şöyle tamamladı:

"Sadece başınızı eğip oraya uzanmanız yeterli veya el cihazlarıyla onlara dokunmanız yeterli. Aslında bu sistem muayene için de çok değerli olabilir. Hasta geldiğinde sorunun nerede olduğunu hastaya göstermek mümkün. Hastanın kendisini tanıması bakımından aslında muayene odalarında gelecekte olması gereken şeylerden biri. Hasta gözlüğü takıyor, organlarını elini uzatıp dokunabilecekmiş gibi görüyor.  Düşünsenize Kovid'i anlatıyoruz. Korona önünüze geldi. Canlı olarak hastaya, öğrenciye anlatabilirsiniz."




Etiketler: |