Görüş Bildir

Uzmanından dijital ebeveynlik önerileri

Uzmanından dijital ebeveynlik önerileri

Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Yavuz Samur, dijital ebeveynlik konusunda önerilerde bulundu. Samur, Ebeveynlerin çocuklarının sosyal medyayı bilinçli kullanmalarını, sosyal medyadan olumsuz etkilenmemelerini, gelişimleri için sosyal medyadan faydalanmasını sağlayabilmelerine yönelik tavsiyelerde bulundu.

Sosyal medyanın doğru kullanımla çocukların sosyalleşme ve yaratıcılık gelişiminin önemli bir parçası olabileceğini vurgulayan  Doç. Dr. Yavuz Samur, “Internet, akıllı telefonlar, tabletler ve sosyal medya uygulamaları, bugünün ebeveynleri olan bizler için gelişimine tanık olduğumuz teknolojik yeniliklerdir. Ancak 13 -18 yaş arası çocuklar ve gençler için bunlar yenilik değil, hayatlarının normali ve doğal ortamı. Özellikle 2005 ve sonrasında dünyaya gelen çocuklar, bu çağın içerisine doğdular. Genel bir anlatımla televizyon, hatta renkli ve çok kanallı televizyon olmayan bir dünya bizler için ne kadar uzaksa, sosyal medyanın hayatın parçası olmadığı dünya da çocuklar için o kadar uzak geliyor” dedi.

“TİKTOK DOĞRU KULLANDILDIĞINDA FAYDALI OLABİLİR”

Çocukların sosyal medya kullanımı hakkında TikTok uygulamasından örnek veren Doç. Dr. Yavuz Samur, “TikTok milyarlarca indirme sayısı olan, milyonlarca insanın kullandığı ve içerisinde kısa videoların yer aldığı bir sosyal medya platformu. Instagram’dan sonra en çok kullanılan uygulamaların başında geliyor. TikTok’un belki de en önemli özelliği kullanıcıların müzik ve videoyu birleştirebiliyor olması. Hali hazırda müzikle ilgilenenler için ve videolarına müzik eklemek isteyenler için bu çok değerli bir fırsat. O nedenle birçok kullanıcı bilgilendirici videolar, nasıl yapılır videoları, dans videoları, eğlenceli videolar, kutu açma videoları, aksiyon videoları gibi birçok türde videolara müzik ekleyip paylaşımda bulunabiliyor. Bunlara ek olarak gündemde ve sosyal medyada popüler olan cümleler de arka plan sesi olarak yüklenip kullanıcılar tarafından seslendirilebiliyor, bu nedenle de insanlar bilgilendirici, komik ve eğlenceli videolar çekmek için TikTok’un bu özelliğinden de sıkça faydalanıyor” dedi.

Yavuz Samur sözlerini şöyle sürdürdü:

“TikTok, benzer ilgi ve beğeni alanlarında topluluklar kurulup, birlikte sosyalleşme, birlikte konuşma platformu sağlaması ile diğer sosyal medya platformlarından ayrılıyor. TikTok’un bir diğer özelliği, kullanıcıların içeriklerde her şeyi mükemmel gösterme çabası yerine doğallığa ve yaratıcılığa odaklanması. TikTok, herkesin video içerik hazırlayabildiği, mükemmellik dayatmayan, estetik ve belli normlara sokmayan doğal bir platform olarak ayrışıyor.”

“SOSYAL MEDYA ÇOCUĞUN GELİŞİMİNİN BİR PARÇASI”

Çocuğun hayatın içerisinde karşısına çıkan her ortam gibi sosyal medyanın da onun gelişiminin bir parçası olduğunu söyleyen Doç. Dr. Yavuz Samur, “Günümüzde TikTok gibi sosyal medya uygulamaları, çocuğun hayatında okul, arkadaş ve oyun ortamlarından, okunan kitaplardan, izlenen film ve TV programlarından farklı değil, öncelikle bunu kabul etmemiz gerekiyor. Ebeveynler nasıl bu farklı ortamların çocukları açısından olumlu etkisini maksimize ederken olumsuz etkilerden de çocukları korumak ve çocuklarının da bu ortamlarda olumlu davranışlara yönelmesini teşvik etmek sorumluluğu taşıyorsa; aynı şey günümüzde hayatın gerçek ve ayrılmaz parçası sosyal medya kullanımı için de geçerli. Dijital Ebeveynliğin özü de budur” ifadelerini kullandı.

“ÇOCUKLARIN İÇERİK ÜRETİCİSİ OLMASI DESTEKLENMELİ”

Çocukların içerik tüketicisi değil, içerik üreticisi olmasının desteklenmesini öneren Yavuz Samur, “Bu tüketimden üretime geçtiğini gösterir ve bu çok güzel bir karardır. Ebeveynlerin bu konuda çocuklarına destek olmalarını tavsiye ediyorum, çünkü bu çocuklarınızın üretim becerilerini geliştireceği anlamına gelir. Bu üretim becerileri, yaratıcılık, tasarım, senaryo oluşturma, metin yazarlığı, kaliteli, orijinal içerik üretme, video çekme, üretme, düzenleme, içerik yayınlama ve takip etme olarak sıralayabiliriz. Bunun da öteside çocuğun araştırma, detaylı çalışma yapma, derinlemesine inceleme, içerik analizleri yapma yoluyla analiz etme, sentezleme becerileri ve düşünce alışkanlıkları gelişir. Burada tabi ki içeriğin kontrolünü ve kalitesini denetlemek de ebeveynin ilgilenmesi gereken hususlardan biridir” diye konuştu.

“HER ORTAMDA OLDUĞU GİBİ OLUMLU VE OLUMSUZ ETKİLERİ OLABİLİR”

Sosyal medyanın çocuklar için, her ortam gibi olumlu ve olumsuz etkileri olabileceğini söyleyen Yavuz Samur, “Çocuklar için sosyalleşme ve yaratıcılık gelişiminin önemli bir parçası olan sosyal medya, bir yönü ile bir öğrenme, sosyal bağlantı kurma, yaratıcılık ve içerik üretme platformu. Çocuğa yarar sağlayabilecek bu özellikler, aynı zamanda olumsuz içeriğe, kişilere ve davranışlara maruz kalma gibi riskleri de beraberinde getiriyor. Öte yandan sosyal medyayı ya da herhangi bir sosyal medya platformunu kötülemek, karalamaktan ziyade, bize sunduğu avantajları bilmek ve bunlardan yararlanmak, öte yandan beraberinde getirebileceği olumsuzlukların farkında olmak ve bunlardan mümkün olduğunca sakınmaya çalışmak gerekir. Bunu da çocuklara belirli bir yaştan başlayarak güzellikle, diyalogla öğretmek, ebeveynler olarak bizim sorumluluğumuzdur. Yasaklamak çözüm değildir, sınırlamak ve doğru kullanımını öğretmeye çalışmak daha akılcı bir yoldur” dedi.

ÇOCUKLARIN KARŞISINA UYGUN İÇERİKLERİN ÇIKMASI SAĞLANMALI

Tüm sosyal medya uygulamalarında yaş kullanım sınırı olduğunu hatırlatan Samur, “TikTok içerik konusunda son derece hassas. En sıkı denetime sahip platform olma özelliği taşıyan olan TikTok’ta, bazı içeriklere kesinlikle yer verilmiyor. Bunlar “Topluluk Kuralları” altında yer alıyor. Şiddet içerikli aşırılık, nefret içerikli davranışlar, yasa dışı faaliyetler ve ürünler, yanıltıcı içerikler, terör, canlı varlıklara ya da kendine zarar verilmesini gösteren içerikler, tehlikeli eylemler, taciz, zorbalık, çıplaklık, cinsellik, 18 yaşından küçüklerin istismarı, çocuk güvenliği ihlali gibi içerikler uygulamanın içerisinde yer alamaz. Bunlarla ilgili paylaşımlar rapor edilir ve gerekli işlemler yapılır” açıklamasında bulundu.

KISITLI MODU AKTİF HALE GETİRİN                          

TikTok ve diğer sosyal medya uygulamalarında, hesap ayarları yapılabildiğine dikkat çeken Samur açıklamasına şöyle devam etti: “Ayarlara girdiğinizde size, ‘gizlilik’ ve ‘güvenlik’ adı altında birçok seçenek sunulmaktadır. Bunlardan bazıları, hesabın başkalarına açık olup olmaması, sizi tanımayan kişilerin sizin videolarınıza, resimlerinize ve içeriklerinize erişememesi, incitici yorumları engelleyebilmeniz, size mesaj atabilecek kişileri belirleyebilmeniz ve belki de en önemlisi de ‘Dijital’ Refah altında bulunan “Kısıtlı Mod” seçeneğini aktif hale getirerek içeriği uygun olmayan videoların çocuklarınızın karşısına çıkmasını engellemenizdir. Bu ayarların hemen hemen hepsi her sosyal medya uygulamasında bulunmaktadır. Sonrasında artık çocuğunuzun içeriklerini yönlendirebilmek için kaliteli içerik sunan içerikleri beğenmesi, takip etmesi, sosyal medya uygulamalarının arka planında çalışan algoritmaları etkili bir şekilde kullanmak için yapılması gereken belli başlı işlerin başında gelir. Kaliteli kanallara abone olma, kanalları takip etme, videolarını beğenme davranışları sizin karşınıza kaliteli içeriklerin çıkması için çok önemlidir.”

Yavuz Samur, “Tüm ön yargıların aksine TikTok’ta, bilim, sanat, şarkı, spor, dans, yabancı dil, güzel kurgu, yemek tarifleri gibi içerikler üreten birçok hesap var. Çocuğunuzun onları takip etmesini sağlayarak, çocuğunuzun eğlenceli, bilgilendirici ve güvenli içerikleri izlemesini, bizim kendi çocukluğumuzda TV karşısında yaptığımız gibi güzel vakit geçirmelerini sağlayabilirsiniz” dedi.