Tarımdaki dışa bağımlılık bitsin

Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat ve Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği Başkanı Altunkaya, tarımsal ürünlerin enerji ve silah kadar stratejik ürünler olduğuna dikkat çekerek, tarımsal ürünlerde dışa bağımlılığının azaltması çağrısında bulundu.

Tarımdaki dışa bağımlılık bitsin

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nden 2022 yılının ilk iki ayında 145 ülkeye toplam 571 milyon 341 bin dolarlık hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar ihracatı gerçekleştirildiği belirtildi.

Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Mahsum Altunkaya başkanlığında toplanarak Türkiye ve dünya gündemini değerlendirdi.

Şubat 2022 ihracat rakamlarının ele alındığı toplantı sonrası değerlendirme yapan Altunkaya, “İki yılı aşkın süredir tüm insanlığın yaşadığı pandeminin ardından patlak veren Rusya ve Ukrayna savaşı da dünya ekonomisini büyük ölçüde etkilemektedir. Temennimiz, tarafların oturacakları müzakere masasından bir barış kararının çıkmasıdır.” dedi.

Covid-19 salgını ile birlikte Ukrayna-Rusya savaşının dünya ekonomisini olumsuz etkilemeye devam ettiğini belirten Altunkaya, doğru yönetilmesi halinde Türkiye’nin krizden en az etkilenen ülke olacağına inandıklarını ifade etti.

 Altunkaya, Türkiye’nin bölge için kilit bir ülke pozisyonunda da olduğunu vurgulayarak, iki ülke arasındaki barışın bir an önce tesis edilmesinde, Türkiye’nin önemli bir misyon üstleneceğini söyledi.

Türkiye’nin bulunduğu zorlu coğrafyanın bir sonucu olarak sürekli krizler yaşadığına dikkat çeken Altunkaya, Türkiye’nin krizleri doğru yönetmek zorunda olduğunu ifade etti.

Altunkaya, “Sektörümüz bütün insanlığı, bütün canlıları birinci derecede ilgilendiren bir sektör olup, farklı nedenlerle yaşanan krizler bir kez daha göstermiştir ki gıda sektörü ve tarımsal ürünler en az enerji ve silah kadar stratejik ürünlerdir.” şeklinde konuştu.

“TARIMSAL ÜRÜNLERDE DIŞA BAĞIMLILIĞI AZALTMALIYIZ”

Altunkaya, “Pandeminin etkileri devam ederken patlak veren Rusya-Ukrayna savaşından bütün dünya ekonomisi olumsuz etkilenmekte olup sektörümüzün bu durumdan en az şekilde etkilenmesi için bizlerde üzerimize düşenleri yaparken gelecek planlarımızı da bu yönde oluşturmak zorundayız. Anadolu binlerce yıldır insanlık için adeta bir tahıl deposudur. Anadolu’nun bereketli topraklarının her karışının tohumla buluşturulması, tarımsal üretimin arttırılması ve ihtiyaç duyulan hububat, bakliyat ve yağlı tohum üretimine hız verilmesi önümüzdeki süreçte olmazsa olmazımız haline gelmek zorundadır. Bu anlamda Türkiye kendisine yetecek zenginliklere sahip bir ülkedir.” dedi.

Bütün sorunlara ve zorluklara rağmen Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki ihracatçıların Şubat 2022’de 314 milyon 337 bin dolarlık ihracata imza attıklarını ifade eden Altunkaya, Ocak-Şubat 2022’de ise bu rakamın 571 milyon 341 bin dolar olduğunun altını çizdi.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nden sektörel bazda en fazla ihracat yapan birliğin Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği olduğuna dikkat çeken Altunkaya,  yılın ilk iki ayında toplam 145 ülkeye bölge ihracatçılarının ürün sattığını söyledi.

En fazla ihracat gerçekleştirilen ülke grupları arasında Ortadoğu ülkelerinin ilk sırada yer aldığını ifade eden Altunkaya, Ortadoğu’yu Afrika, Amerika ülkeleri ve Avrupa Birliği ülkelerinin takip ettiğini dile getirdi.

Ülke bazlı ihracatta ilk sırada yer alan Irak’ı Suriye ve Cibuti’nin takip ettiğini belirten Altunkaya, “İhracatımızın en önemli başarı nedeni şüphesiz ürün yelpazesinin geniş olmasıyla birlikte pazar çeşitliliğimizin de fazla olmasıdır. Dünyanın 7 kıtasına ulaşmayı başaran ihracatçılarımız yılın ilk iki aylık sürecinde 145 ülkeye doğrudan ihracat gerçekleştirmişlerdir.” diye konuştu.

“BÖLGEDEN EN FAZLA MAKARNA, BUĞDAY UNU VE BİTKİSEL YAĞLAR İHRAÇ EDİLDİ”

Ürün bazlı ihracatta ilk sıralarda makarna, buğday unu ve bitkisel yağların yer aldığını açıklayan Altunkaya, sektörel ihracatta yüksek katma değerli üretim yapılmasının bir kez daha öneminin anlaşıldığını ifade ederek, “Sanayicilerimiz yeni yatırımlarıyla ve yüksek katma değerli ürünleriyle dünya standartlarında global markalaşmaya yönelmektedir. Elbette mevcut pazarlarımızdaki pazar payımızı arttırırken, gittiğimiz her ülkede markalarımızla aranan markalar olmak istiyoruz. Üretici ve ihracatçı firmalarımız bunu başarmak için gerekli yatırımları yaparken, Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarına da büyük hız veriyoruz.” diye konuştu.

Kaynak: Diyarbakır Söz

Çok Okunan Haberler