Ankara’nın yükselişi Tel Aviv’in hesaplarını değiştiriyor

İsrail basınından dikkat çeken Türkiye analizi: “Türkiye silahlanırken İsrail zayıflıyor”

Ankara’nın yükselişi  Tel Aviv’in hesaplarını değiştiriyor

HABER MERKEZİ

İsrail merkezli Ynet, Türkiye’nin hızla büyüyen savunma sanayisi, deniz gücü ve Suriye’de artan etkisinin Tel Aviv’in güvenlik hesaplarını değiştirdiğini yazdı. Analizde, yaklaşık üç yıllık savaş sürecinde ciddi ekipman ve insan gücü kaybı yaşayan İsrail ordusunun kapsamlı bir güçlendirme programını daha fazla erteleyemeyeceği belirtildi.

İsrail basını, Türkiye’nin bölgedeki askeri kapasitesini hızla artırmasını ve Suriye’deki etkisini derinleştirmesini mercek altına aldı. İsrail merkezli Ynet, yayımladığı analizde Ankara’nın savunma sanayisi ve özellikle deniz gücündeki yükselişinin İsrail açısından yeni bir stratejik denklem oluşturduğunu yazdı.

Haberde, İsrail Savunma Kuvvetleri’nin (IDF) yaklaşık üç yıldır devam eden savaşların ardından ciddi ekipman, sistem ve insan gücü kaybıyla karşı karşıya kaldığı belirtilirken, ordunun gelecekte ortaya çıkabilecek eş zamanlı çatışmalara hazırlıklı olabilmesi için yeni yatırımların zorunlu hale geldiği vurgulandı.

TÜRKİYE’NİN SURİYE’DEKİ ETKİSİ TEL AVİV’İN RADARINDA

Ynet’in değerlendirmesinde Türkiye’nin Suriye’deki rolünün giderek güçlendiğine dikkat çekildi. İsrail’in Suriye’deki Ebu Zuhur Üssü’ne yönelik saldırısının ardından Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalara da yer verilen haberde, Ankara’nın Suriye’nin altyapısını ve askeri kapasitesini geliştirmeye yönelik desteğini sürdüreceği ifade edildi.

Analizde Türkiye, değişen bölgesel dengeler içerisinde kendi çıkarları doğrultusunda hareket eden ve etkisini istikrarlı biçimde genişleten önemli bir askeri güç olarak tanımlandı.

IDF ÜÇ YILLIK SAVAŞIN ARDINDAN YIPRANDI

Ynet, İsrail ordusunun son üç yılda İran, Hizbullah, Hamas, Suriye ve Yemen kaynaklı farklı tehditlerle aynı anda mücadele etmek zorunda kaldığını belirtti.

Her cephenin farklı askeri kabiliyetler gerektirdiğine dikkat çekilen analizde, İsrail ordusunun uzun süreli savaşma kapasitesini korumayı başardığı ancak bunun gelecekte kullanılabilecek askeri kaynaklar üzerinde ciddi baskı oluşturduğu değerlendirmesine yer verildi.

İsrail’in önündeki en önemli sorunlardan birinin ise aynı anda birden fazla cephede uzun süre mücadele edebilecek askeri kapasiteyi yeniden oluşturmak olduğu belirtildi.

350 MİLYAR ŞEKELLİK PLAN MASADA

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yaklaşık 350 milyar şekel büyüklüğünde, 10 yıllık bir askeri güçlendirme planını gündemde tuttuğu aktarıldı.

Ancak planın mali boyutu İsrail’de tartışma konusu olmaya devam ediyor. Maliye Bakanlığı’nın yüksek maliyet konusunda uyarılarda bulunduğu belirtilirken, Netanyahu hükümetinin savunma yatırımlarına daha fazla kaynak ayırma arayışının bütçe tartışmalarını yeniden alevlendirdiği ifade edildi.

Ynet analizinde, savunma yatırımlarında yaşanan her gecikmenin yeni askeri kapasitenin operasyonel hale gelmesini de geciktirdiği vurgulandı.

“ABD’NİN MÜHİMMAT DESTEĞİ SINIRSIZ DEĞİL”

İsrail basınındaki analizde Washington’a ilişkin dikkat çekici bir uyarı da yer aldı.

ABD’nin İran’la yaşanan çatışmalarda yüksek miktarda füze ve hava savunma sistemi kullanmasının Amerikan stokları üzerinde baskı oluşturduğu belirtilirken, Washington’ın mühimmat depolarını yeniden doldurmasının yıllar sürebileceği ifade edildi.

Bu durumun İsrail açısından önemli bir ders olduğu değerlendirilirken, Tel Aviv’in geniş çaplı bir savaş durumunda yalnızca ABD’nin sağlayacağı desteğe güvenemeyeceği savunuldu.

Analizde, İsrail’in uzun süreli bir çatışmayı sürdürebilmesi için kendi stratejik mühimmat stoklarını artırması ve kritik silah sistemlerinde dışa bağımlılığını azaltması gerektiği belirtildi.

YERLİ SAVUNMA SANAYİİNE VURGU

Ynet, İsrail’in özellikle füze ve füze önleme sistemlerinde yerli üretim kapasitesini artırması gerektiğine dikkat çekti.

Üretim hatlarının genişletilmesi ve daha büyük stratejik stokların oluşturulmasının ABD ile ittifaka alternatif olmadığı, aksine bu ittifakı güçlendirecek tamamlayıcı bir güvenlik politikası olduğu ifade edildi.

Analizde, ABD’nin İsrail açısından en önemli müttefik olmaya devam ettiği ancak Amerikan üretim kapasitesinin, mühimmat stoklarının ve diğer küresel çatışmaların Washington’ın İsrail’in tüm ihtiyaçlarını sınırsız biçimde karşılamasını mümkün kılmadığı vurgulandı.

DENİZLERDE TÜRKİYE FAKTÖRÜ

Analizin en dikkat çekici bölümlerinden biri ise Türkiye ile İsrail’in deniz kuvvetlerinin karşılaştırıldığı bölüm oldu.

Ynet, Türk Donanması’nın 14 denizaltı, 17 fırkateyn ve çok sayıda farklı sınıfta savaş gemisine sahip olduğunu belirtti. Türkiye’nin kendi savaş gemilerini geliştirme ve inşa etme kapasitesine de dikkat çekilen haberde, Ankara’nın denizcilik alanında önemli bir teknolojik ve operasyonel kabiliyet geliştirdiği ifade edildi.

İsrail’in ise 6 denizaltı ve daha küçük bir su üstü filosuna sahip olduğu aktarıldı.

Türkiye’nin deniz gücündeki yükselişinin Doğu Akdeniz başta olmak üzere bölgesel askeri dengeler açısından önem taşıdığı değerlendirmesi yapıldı.

“BİR SONRAKİ POTANSİYEL TEHDİT TÜRKİYE”

Ynet analizinde Türkiye ile ilgili en çarpıcı değerlendirme ise tehdit sıralamasında geldi.

Haberde İran, Hizbullah, Hamas ve Suriye’nin İsrail açısından mevcut ve aktif güvenlik tehditleri olmaya devam ettiği belirtilirken, Türkiye gelecekte ortaya çıkabilecek potansiyel bir tehdit senaryosunun önemli aktörlerinden biri olarak gösterildi.

Analize göre Tel Aviv açısından Ankara’nın artan askeri kapasitesi, savunma sanayisindeki bağımsızlığı, deniz gücündeki gelişimi ve Suriye’deki etkinliği yeni bir stratejik hesaplamayı zorunlu kılıyor.

İsrail’in önündeki temel sınavın ise birden fazla cephede caydırıcılığını koruyabilecek askeri kapasiteyi yeniden oluşturmak olduğu belirtildi.

Kaynak: Diyarbakır Söz

Yorumlar

Yorum Yap