Apo'ya güller atan adam mı?

Epözdemir, Vatan Partisinin Diyarbakır ve Tunceli Valiliklerine başvurarak, Şeyh Said ve Seyid Rıza’nın bazı yerlere verilen adlarının ve heykellerinin kaldırılması yönündeki başvuruyu kınarken, Perinçek'i "Apo'ya güller atan adam" diyerek tepki gösterdi.

Apo'ya güller atan adam mı?

HAKPAR Genel Başkanı Latif Epözdemir, Vatan Partisinin Diyarbakır ve Tunceli Valiliklerine başvurarak, Şeyh Said ve Seyid Rıza’nın bazı yerlere verilen adlarının ve heykellerinin kaldırılması yönündeki başvurusuna ilişkin olarak, “Acaba hükümet, Diyarbakır Valisi, Dersim Valisi bunların bu dilekçelerini işleme koyacak mı? Eğer işleme koyup onların taleplerine uyan bir adım atarlarsa, bilsinler ki çok ciddi bir tahribat oyununun içerisindedirler ve bu halk bunun hesabını kendilerinden sorar” dedi.

Partisinin 8. Büyük Olağan Kongresinin ardından HAK-PAR Genel Başkanı olan Latif Epözdemir, beraberinde bir grup partili ile Diyarbakır Söz Gazetesini ziyaret etti. Burada Genel Yayın Yönetmeni Ömer Büyüktimur ile bir süre görüşen Epözdemir, açıklamalarda bulundu.

“YENİ BİR SİSTEMİN İNŞA EDİLMESİ LAZIM”

HAKPAR’ın Kürt sorununun çözümü için federasyon sistemini önerdiğini belirten Epözdemir, “HAKPAR 2002’de kurulmuş ve programına da Türkiye’nin en temel sorunu olan Kürt sorununu koymuş ve bunun çözümü için de federasyon sistemini önermiş bir partidir. HAKPAR doğarken birlik projesi olarak doğdu. HAKPAR o yıllarda biri birinden farklı düşünen farklı siyasetlerden farklı kesimlerden insanların bir araya gelerek oluşturduğu kitle partisidir. Milli demokratik proje olarak gelişti. Ama ne yazık ki daha sonraki yıllarda bazı arkadaşlarımız partiden ayrıldı ve gidip başka partiler kurdular. Bizim bakımımızdan onların ayrılışın ikna edici bir nedeni yoktu. Biz HAKPAR olarak Türkiye’nin temel sorununun Kürt sorunu olduğunu düşünüyoruz, bu meselenin de bir kolektif haklar meselesi olduğunu iddia ediyoruz ve esas olarak bir hukuk meselesi olduğunu söylüyoruz. Çözümü için de mutlaka iki şeyin yapılması lazım. Birincisi ve en önemlisi Türkiye’de mevcut egemen Türk siyasi tarzının mutlaka değişmesi lazım. Yani algıların tutsağı olmuş eski siyaset tarzının mutlak süratle değişmesi lazım, yani beyinlerin değişmesi lazım. İkincisi mutlak süratle Türkiye’nin çoğulcu çok renkli çok kimlikli çok sesli yapısına uygun ve bu yapıdaki çok kimlikliliğe cevap verebilecek yeni bir sistemin oluşturularak halkın çıkarlarına yanıt verebilecek yeni bir sistemin inşa edilmesi lazım. Yeniden yapılanma sürecini savunan ve ona inanan bir partiyiz. Bu federasyon meselesi Kürt meselesi sadece bizimle sınırlı olan bir mesele değil, Kürtlerin mutluluğuna ve faydasına olan bir şeyde değil. Tam tersine bizim savunmuş olduğumuz sistem aynı zamanda Türklerin Lazların, Arapların herkesin yararına ve çıkarına olan bir sistemdir. Dolayısıyla biz program bazında federatif sistemden hala vazgeçmiş değiliz bunun oluşması içinde çabalarımız devam ediyor. Vatan partisinin siyasal düşünce arka bahçesinde aydınlık hareketi yatıyor” diye konuştu.

Söz muhabirinin, Vatan Partisinin Diyarbakır ve Tunceli Valiliklerine başvurarak, Şeyh Said ve Seyid Rıza’nın bazı yerlere verilen adlarının ve heykellerinin kaldırılması yönündeki başvurusu hakkındaki sorusuna ilişkin olarak, bu durumun şiddetle kınanması gerektiğini söyledi.

“PERİNÇEK, APO’YA GÜLLER VERİYORDU”

Vatan Partisi ve Doğu Perinçek’in uzun zamandır Türkiye’de siyasal yaşamda yer almış bir ideolojik hareket olduğunu ifade eden Epözdemir, “Kökleri çok eskilere dayanıyor, Vatan Partisi bugünün eseri değil. Bugüne kadar gelmiş geleneksel bir siyaset tarzını sürdüren bir ekiptir. Ortaya çıktıkları günde Türkiye’de ilk defa Maoculuk olarak lanse görmüş o zaman ki koşullarda da Maoculuk kisvesi altında birçok demokratik değerlere saldırarak onları hiçe saymış. Son zamanlarda üstlenmiş oldukları başka bir misyon var, o misyon da; Kürt karşıtı nizamın öncülüğünü yapan neferler olarak değerlendirmek lazım onları. Ortadoğu da Türkiye’de Kürt karşıtı nizam var o nizamın hayata geçirilmesi ve Kürtlerin aidiyetlerinin silinmesi Kürtlerin mili varlıklarına ve mili değerlerine tahammülsüzlüğün bir eseri olarak yapılan bütün hareketlerde Vatan partisini görebiliyoruz. Ne gariptir ki Doğu Perinçek’in Vatan partisinden birkaç sene öncesinde Beka vadisinde Abdullah Öcalan’a kırmızı güller veriyordu, kardeşim Apo diye fersah fersah röportajlar yapıyordu elini omzuna atıp sevgi ve coşku pozları veriyordu. Ne gariptir ki kardeşim Abdullah Öcalan dediği adamın çizgisini benimseyen arkadaşlar yıllarca bu ülkede Nusaybin’de Mardin’ de Diyarbakır’da bu Kürdistan bölgesinde Perinçek’in kurmuş olduğu partiye Sosyalist partisine yardımcı oldu, oralarda gidip örgütlendi. 2000’e Doğru Dergisinde ve onların yayın organlarında paylaşımlar yaptı ve onlarla birlikte kadrolar değiştirdi. Böyle bir geçmişleri var. Şimdi ne oldu da bu devran döndü” şeklinde konuştu.

Hükümetin ve devlet yetkililerinin ırkçı ve fanatik çıkışlara dur demesi gerektiğini kaydeden Öpözdemir, şöyle devam etti:

“BU HALK BUNUN HESABINI KENDİLERİNDEN SORAR”

“Doğru Perinçek şimdi Dersim’ de Seyyit Rıza heykelinin kaldırılması için dilekçe veriyor Diyarbakır’da da benzer bir dilekçeyi Şeyh Sait için veriyor. Burada sorulması gereken soru şu, düne kadar sistem haricinde kalmış bir partinin bugün sistemin yedeğine düşmüşlük halini bir açıklamak lazım. Siyasal iktidarla bu yakınlaşma pozları ve imtiyazı nereden geliyor. Düne kadar TV ekranı görmemiş Vatan Partisi yetkililerinin her gün bir kanalda boy gösteriyor olması birilerinin bunları servis ediyor olmasını akla getiriyor. Yani bunlar Türkiye’de yürütülmekte olan bir hareketin gönüllü neferleri ve öncüleri olarak bu durumdan gelişmelerden kendilerine pay çıkarmaya çalışan hatta Türkiye’de ki siyaset kurumuna müdahale edip kendi anlayışlarını egemen kılmaya çalışan güruh. Elleri kan kokan eski MİT’çiler, generaller, profesörler, hepsinin ortak bir politikası var. Anti-Kürt politikası. Kendini halkçı olarak lanse eden bir hareketin gelinen noktada anti-Kürt hareketi bir davranışı içinde olması Kürt halkına duymuş olduğu öfke ve nefretin bir ürünüdür. Bunu şiddetle kınamak lazım. Bunu hükümetin ve devletin kendisi de bu tür ırkçı ve fanatik çıkışlara dur demesi gerek. Hükümete sesleniyorum. Bunlar bu cesareti nereden alıyorlar? Acaba hükümet, Diyarbakır Valisi, Dersim Valisi bunların bu dilekçelerini işleme koyacak mı? Eğer işleme koyup onların taleplerine uyan bir adım atarlarsa, bilsinler ki çok ciddi bir tahribat oyununun içerisindedirler ve bu halk bunun hesabını kendilerinden sorar.”

Kaynak: Diyarbakır Söz