Bakan Yılmaz: Hükümetin kurulmaması dünyanın sonu değildir

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, hükümet kurulmamasının dünyanın sonu olmadığını ifade ederek, "Samimi bir şekilde çözüm arıyoruz. Ama nihayetinde hükümetin kurulmaması dünyanın sonu değildir. Eğer bir hükümet kurulamazsa, anayasal çerçevede ne olacağı belli. Türkiye'de siyasi bir belirlisizlik görmüyorum" dedi.

Bakan Yılmaz: Hükümetin kurulmaması dünyanın sonu değildir

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Diyarbakır'da gazetecilerle bir araya gelerek gündemi değerlendirdi. İl Valisi Hüseyin Aksoy, İl Emniyet Müdürü Halis Böğürcü ve AK Parti İl Başkanı Muhammed Dara Akar'ın da hazır bulunduğu kahvaltılı toplantıda Bakan Yılmaz, hükümet olarak, halkın can ve mal güvenliğini sağlamak konusunda kararlı olduklarını vurgularken, Türkiye'nin bu demokratik ortamında silahlara yer olmadığını söyledi.

Yılmaz, "Bunu yapanlar insanların özgürlüklerini kullanmalarına engel oluyorlardır ve insanların refahının artmasına darbe vuruyorlardır. Bunu böyle görmemiz lazım. Güneydoğu ve Diyarbakır, uzun süre bunu yaşadı zaten. Bu bölgelerimiz terör, şiddet olmasa çok farklı noktada olurlardı" ifadesini kullandı.

Türkiye'nin 1990'lardaki çatışmalı ortama yeniden dönmeyeceğine dikkati çeken Yılmaz, şöyle konuştu:

"Türkiye, artık o yılları geride bıraktı. Türkiye, demokratik bir ülkedir.  Birçok reformla bugünlere geldik ve inşallah bu kazanımlarımızı da titizlikle koruyacağız. Türkiye'de demokratikleşme süreci hiçbir zaman kesintiye uğramayacak. Türkiye, her geçen gün daha demokratik bir ülke olacak. Kim ne yaparsa yapsın, bunu bozmaya kim gayret ederse etsin, bu yoldan dönmeyeceğiz.

KALKINMA VE DEMOKRATİKLEŞME

Kalkınma ve demokratikleşme yolundan vazgeçmeden, vatandaşın emniyetini ve güvenliğini, iş ve yatırım ortamını sağlayarak yolumuza devam edeceğiz inşallah."

Yılmaz, ülkenin farklı demokratik standartlara ulaştığını vurgulayarak, herkesin istediği partiyi kurabildiğini, sivil toplum kuruluşları aracılığıyla örgütlenebildiğini, medyada istediği gibi fikirlerini beyan edebildiğini dile getirdi.

Yılmaz, şöyle devam etti:

"Bütün siyasi kanalların açık olduğu bir ortamda teröre, silaha ve şiddete başvurmak hiçbir şekilde mazur görülemez. Bu ortamda silaha, teröre başvuranlar siyaset kurumuna, demokrasiye saldırıyor. Buna karşı da bütün partilerin, bütün sivil toplum kuruluşlarının, bu ülkenin geleceğini, insanımızı düşünen herkesin el ve güç birliği yapması lazım. Türkiye'de demokratik ortamda silaha yer olmadığını hepimizin yüksek sesle ve çok net şekilde ifade etmesi lazım. İnanıyorum ki bu silah, şiddet, terör hadisesi ülkemizin gündeminden bir şekilde çıkacak.

'Türkiye'de hem siyaset kurumunun hem de toplumun, milletimizin buna tahammülü yok' diye düşünüyorum."

Çözüm Süreci'yle insanların 2-3 yıldan beri huzurun tadını aldığını ifade eden Yılmaz, nispi huzur ortamında ekonominin nasıl geliştiğini, yatırım, istihdam ve yaşam kalitesinin nasıl etkilendiğini herkesin gördüğünü söyledi.

"Bunu hiçbir şekilde toplum olarak feda etmemeliyiz" diyen Yılmaz, siyasi düşüncelerin farklılık gösterebileceğini ancak herkesin ortak sorunu teröre, şiddete ve silaha ortak ve yüksek sesle "Dur" denilmesi gerektiğine işaret etti.

ÖRGÜT ÜZERİNE DÜŞENİ YAPMADI

Yılmaz, Çözüm Süreci'nde PKK'nın üzerine düşenleri yapmadığını anlattı.

İmralı'ya çok gidilip gelindiğini, İmralı'dan belli mesajlar verildiğini anımsatan Yılmaz, şunları belirtti:

"Aynı mesajların tekrar tekrar verilmesinde nasıl fayda var, bilemiyorum doğrusu. 2013 yılında silahların bırakılmasına ilişkin çok açık ve net mesajlar verildi ama bunların gereği yerine gelmedi. Yapılmadı, bu işler ve yapılmadığı için bu günlere geldi. Yani Çözüm Süreci'nin başlangıcında örgüt üzerine düşeni yapmadı. Silahlı unsurlarını yurtdışına çıkarmadı ve bütün bu süreci aslında zehirleyen temel mesele bence budur. Dolayısıyla silahlar, terör ve şiddet gündemde olduğu sürece başka da nasıl bir mesaj verilebilir İmralı'dan? Doğrusu bilemiyorum.

Bir taraftan da şüphesiz ilgili kurumlarımız, devlet, gerekli görüşmeleri elbette yapıyor. 'Bunlarla ilgili çalışmalar devam ediyordur' diye inanıyorum. Burada önemli olan sivil siyasetin üzerine düşeni yapmasıdır. İnsanlardan oy almış sivil siyasetin hep bir yerlere sığınmasını anlayamıyorum doğrusu. Temel hadise demokratik ortamlarda halkın iradesidir."

SİYASİ BİR BELİRSİZLİK GÖRMÜYORUM

AK Parti'nin erdemli ve ilkeli siyaset sergilediğine dikkati çeken Yılmaz, vatandaşların yüklediği emaneti sonuna kadar sahiplenme siyasetini benimsediklerini söyledi.

Parti olarak üzerlerine düşen sorumluluğu sonuna kadar yerine getireceklerini aktaran Yılmaz, "Samimi şekilde çözümler arıyoruz ama nihayetinde hükümetin kurulmaması da dünyanın sonu değil. Hükümet kurulamazsa ne olacağı anasayal çerçevede belli. Dolayısıyla Türkiye'de siyasi bir belirsizlik görmüyorum doğrusu" şeklinde konuştu.

Yılmaz, ülkenin kesinlikle geçmişe sürüklenmeyeceğini belirterek, "Türkiye, demokratik standartlarını yükseltmiş bir ülke. Avrupa Birliği üyeleri ile tam üyelik müzakereleri yapan bir ülke şu anda. Türkiye, vesayetçi bir anayasadan sivil anayasaya geçen bir ülke. Fikir konusunda çok önemli mesafeler almış bir ülke" görüşünü paylaştı.

Terör eylemi yapanların, silaha sarılanların "eski Türkiye" özlemi taşıdığını vurgulayan Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti:

"Geçmiş Türkiye, tam da bunu yapanların özlemidir. Geçmiş Türkiye'yi oluşturmaya çalışanlar, bu terör eylemlerini yapanlar ve arkasında duranlardır. Türkiye, bir daha o tuzağa düşmeyecek. Bir taraftan emniyeti, vatandaşın güvenini sağlarken, diğer taraftan demokratikleşmeye ve kalkınmaya devam edecektir. Tereddüdümüz yok ve bu mücadeleyi de hukuk içinde gerçekleştiriyoruz. Böyle de olmaya devam edecek. Tam aksine ahlakı ve hukuku hiçe sayanlar terör örgütleridir. Onlar için hiçbir sınır yoktur."

SİLVAN BARAJI VE HAVAALANI

Gazetecilerin sorusu üzerine koalisyon çalışmalarını değerlendiren Yılmaz, "Yeni bir hükümet ortaklığı olsun veya seçim olsun, her halükarda AK Parti olarak biz hem hükümet kurma sorumluluğunu hiçbir ihmale ve boşluğa yer bırakmayacak şekilde yerine getireceğiz hem de siyasi bir parti olarak faaliyetlerimize aralıksız devam edeceğiz" ifadesini kullandı.

Diyarbakır'ın hak ettiği konumda bulunmadığını dile getiren Yılmaz, Silvan Barajı ve yeni havaalanı olmak üzere kentte yapımı süren yatırımlar hakkında bilgi verdi.

Yılmaz, yatırımların örgüt tarafından akamete uğratıldığını, bunun en başta bölge insanını etkilediğini sözlerine ekledi.

 

Kaynak: Diyarbakır Söz