Bir daha geri gelmedi

İHD ve kayıp yakınlarının "Kayıplar bulunsun failler yargılansın" sloganıyla her hafta düzenlediği oturma eyleminde 1994 yılında askerler tarafından gözaltına alındıktan sonra kendisinden haber alınamayan Turgut Yenisoy’un kaybediliş hikayesi anlatıldı.

Bir daha geri gelmedi

İHD Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınlarının "Kayıplar bulunsun failler yargılansın" eyleminin 168'incisi Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde gerçekleştirildi.

Kayıplar ve faili meçhul cinayetlerde yaşamını yitirenlerin fotoğraflarının taşındığı eylemde ilk olarak konuşan İHD Diyarbakır Şubesi Kayıp Komisyonu Üyesi Necibe Güneş Perinçek, kendilerinin 168 haftadır kayıpları aradığını, aynı şekilde İstanbul’da, Batman’da, Şırnak’ta, Urfa’da kayıp yakınlarının kaybedilenlerin akıbetini sorguladığını söyledi.

                                          

‘SAVAŞ BÜYÜTÜLMEYE ÇALIŞILIYOR’

Tüm bu ısrarlı girişimlerine rağmen devletin bu konuda bir adım atmadığını belirten Güneş Perinçek, “Buradan yetkililere sesleniyoruz; bizim bu eylemleri yapmamızın amacı, tüm kayıpların bulunması, faillerin yargı önüne çıkarılmasıdır. 28 Şubat’a ilişkin dalga dalga operasyonlar yapılıyor ve çok sayıda kişi tutuklanıyor. Ama konu kayıplara, faili meçhullerle geldiğinde hükümet sessiz kalıyor. Bugüne kadar herhangi bir girişimde bulunulmadı” dedi.

‘3 UZMAN ÇAVUŞ GÖTÜRDÜ

Güneş Perinçek’in ardından iddiaya göre 4 Ekim 1994 tarihinde Diyarbakır’ın Bismil İlçesi’nde 3 uzman çavuş tarafından evinden alınarak kendisinden bir daha haber alınamayan Turgut Yenisoy’un kaybediliş hikayesi kardeşi Atilla Yenisoy tarafından anlatıldı. Kardeşinin kaybedilişini ayrıntılarıyla anlatan Yenisoy, “Ağabeyim Bismil’de bir esnaftı. Ancak Kürt sorununa, Kürtlerin yaşadığı zulme duyarlı bir insandı. Bu nedenle devletin hedefleri arasındaydı. 1993’te bu nedenle dükkanı yakıldı. Dükkanının yakılmasından sonra baskı ve zulüm arttı. Gözaltına alınıyordu, işkencelere maruz kalıyordu. 1994 yılının Ekim ayında evimize 3 tane uzman çavuş geldi. O dönemler evimize çok geldikleri için onları tanıyorduk. Recep, Ahmet ve Süleyman isimli uzman çavuşlardı. O günlerde ağabeyim anneme kendisinin birkaç gün içerisinde gözaltına alınabileceğini söylüyordu. Kendisine ajanlık teklif edildiğini, kendisinin de kabul etmediğini anlatıyordu” diye konuştu.

 ‘ZORLA GÖTÜRDÜLER,BİR DAHA DÖNMEDİ’

                                                          

Gece saatlerinde adı geçen uzman çavuşların kapılarını çaldıklarını aktaran Yenisoy, şöyle devam etti: “Ağabeyim Turgut’u alarak onu karakola götüreceklerini söylediler. Elbiselerini ve ayakkabılarını dahi giymesine izin vermediler. Onu götürdüklerinde annem bağırıp çağırmaya başladı, onları engellemeye çalıştı. Ancak, onu iterek yere yığdılar. Ağabeyimi sürükleyerek götürüyorlardı. Direnince, ona vurmaya başladılar. Sonra arabaya sokup götürdüler. Evimizin yakınlarında cezaevi vardı. Aracı oraya sürdüler. Biz de koşarak Cezaevinin kapısına kadar gittik. Orada sorduğumuzda bize buraya kimse gelmedi dediler. Sonraki gün yetkili kurumlara başvuruda bulunmamıza rağmen hiçbir sonuç alamadık. Ağabeyim o günden beri kayıp.”

‘MÜCADELESİNE SAHİP ÇIKACAĞIZ’

Ağabeyinin 6 tane çocuğunun olduğunu ifade eden Yenisoy, “Şunu herkesin bilmesini istiyorum. Ağabeyim suçsuzdu ve sadece halka yönelik zulme karşı duruyordu. Sürekli bununla mücadele etti. Bizler de, çocukları da Turgut’un sürdürdüğü bu mücadeleyi devam ettireceğiz. Ve o bulunana kadar aramaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Yapılan konuşmaların ardından kayıp yakınları Turgut Yenisoy’un anısına 5 dakikalık oturma eylemi yaparak, eylemlerine son verdi.

Kaynak: Diyarbakır Söz