Görüş Bildir

ByLock'u bilmem demişti!

Diyarbakır’da İl Jandarma Komutanlığı eski İstihbarat Şube Müdürü Binbaşı Sinan Aslan, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyesi olmaktan 7,5 yıl hapisle cezalandırıldı. Sanığın cezasını İstinaf Mahkemesi ve Yargıtay da onadı. FETÖ’cü Binbaşı, ilk ifadesinde ByLock programını basından duyduğunu belirtmiş, ancak telefon incelemesinde aktif kullanıcı olduğu ortaya çıkmıştı.

DİYARBAKIR-Diyarbakır’da İl Jandarma Komutanlığı eski İstihbarat Şube Müdürü Binbaşı Sinan Aslan, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyesi olmaktan 7,5 yıl hapisle cezalandırıldı. Sanığın cezasını İstinaf Mahkemesi ve Yargıtay da onadı.  FETÖ'cü ihraç binbaşı, ilk ifadesinde ByLock programını basından duyduğunu ileri sürmüş, fakat telefonunda yapılan incelemede aktif ByLock kullanıcı olduğu belirlenmişti.

FETÖ'cü Aslan'ın Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmasında, Bursa Işıklar Askeri Lisesi ve Kara Harp Okulunda okuduğunu belirterek, "İstihbaratçıyım ama FETÖ hakkında bildiklerim basından öğrendiğim kadardır. ByLock kullanmadım. Ne olduğunu da bilmem. Muğla, Van ve Kocaeli İl Jandarma Komutanlıklarında İstihbarat Şube Müdürlüğü yaptım. Son olarak Diyarbakır Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü görevindeydim. Kurmaylık, Harp Akademileri ve İstihbarat branş sınavlarına girdim. 15 Temmuz günü Silvan'da PKK'ya yönelik operasyonda görevliydim. Pilot Binbaşı Uğur Karahan, öğleden sonra ülkede hava sahasının tüm uçuşlara kapatıldığını ve pilot olarak ilk kez böyle bir durumla karşılaştığını bana anlattı. Silvan Alay'ında sabaha kadar bekledik. Darbe girişimiyle alakalı kimseden talimat almadım. Emniyet İstihbarat Şube Müdürü Servet beni aradı. Şaka ile karışık, 'Komutanım beni ne zaman almaya geleceksiniz' dedi. Ben de 'Şaka yapmayın' dediğimde bu kez ciddi bir ses tonuyla, 'Sizinkiler darbe yapıyor' dedi. Ben de Silvan'da operasyonda olduğumu ve olaydan haberdar olmadığımı söyledim." şeklinde savunma yaptı.

"TUGAY KOMUTANI VURUN, GEÇİN" DEDİ

Özel Harekât Polisi bir yakınıyla görüştüğünde Gölbaşı Özel Harekât Dairesinin uçaklarla bombalandığını ve birçok şehit olduğunu öğrendiğini anlatan istihbaratçı Binbaşı, "Ben de 'Yapanların Allah belasını versin' dedim. Şırnak Çakırsöğüt Komando Tugayındaki 2 taburun Ankara'ya gönderilmesi haberi gelince Binbaşı İsmail Aktaş'ı aradım. Bana, Tugay Komutanının kendilerine Şırnak Havalimanında beklemeleri emrini verdiğini, ancak polisin yolu kapattığını, Tugay Komutanına durumu bildirdiğini, Komutanın da 'Vurun geçin' diye emir verdiğini söyledi. Bu emir üzerine Tugay Komutanın darbeye destek olduğunu anladığı için "Düne kadar birlikte omuz omuza çarpıştığımız arkadaşlarımla çatışamam, onlara silah sıkamam, birliğim ile birlikte ben geri dönüyorum." dediğini bana söyledi. Mardin'de havalanmak isteyen Kobra helikopterlere polis özel harekâtın müdahale ederek kalkışa izin vermediğini, ayrıca bir grup darbecinin Mersin'de valiyi makamından almaya gittiklerini öğrendim. 27 gün gözaltında kaldım. FETÖ ile ilgim yok." dedi.

DARBENİN YÖNETİLDİĞİ GAYBUBET EVİNDEN ARANMIŞ

Mahkeme, ihraç binbaşının FETÖ'cü olmadığını iddia etmesine rağmen adına kayıtlı cep telefonunda ByLock kullanıcısı olduğunun tespit edildiğini belirtti. Mahkeme, darbe gecesi FETÖ'nün TSK'dan sorumlu mahrem imamlarının örgüte ait gaybubet evinde bir araya gelerek FETÖ'cü askerleri cep telefonlarından tek tek aradıklarını, HTS kayıtlarına göre, Sinan Aslan'ın da darbe gecesi bu evde bulunan FETÖ itirafçısı Yüzbaşı Serkan Alemdar tarafından saat 23.07'de arandığı ve aralarında 89 saniyelik bir telefon görüşmesi yapıldığına dikkat çekti. Bu evden aranan askerlere darbeye destek vermelerinin istendiği vurgulandı. Eve sözde TSK sivil imamları Hasan Hüseyin Özdemir, Orhan Tokgöz ile Muhammet Tüfek'in gelerek, öğrencileri Yüzbaşı Serkan Alemdar'ın kullandığı telefondan rütbeli askerleri arayarak gaybubet evine gelmelerini ve sıkıyönetim emrini yerine getirmelerini istediklerini belirten mahkeme, aranan askerlerden birinin de Aslan olduğunu kaydetti. Sanığın gerek ByLock kullanması, gerekse darbe gecesi TSK sözde imamlarınca aranarak 89 saniyelik görüşme yaptığının tespit edilmesi nedeniyle örgüt üyesi suçunun sabit olduğu belirtilerek 7,5 yıl hapisle cezalandırılması kararlaştırıldı.

Sanığın cezası 6 yıl 3 aya indirildi. Bölge İstinaf Mahkemesine başvuran Aslan'ın talebi reddedilerek mahkûmiyet kararı onandı. Sanık bu kez Yargıtay 16. Ceza Dairesine başvurdu. Yargıtay da Yerel Mahkeme ile İstinaf Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir durum olmadığını, delillerin incelenmesinde tam bir vicdani kanaatin hasıl olması nedeniyle karanın oy birliğiyle onanmasını kararlaştırdı.

Mahkumiyet hükmü kesinleşti.