Rıza Sarraf (Reza Zarrab) ABD tutukluluğunda son dakika! 4 Nisan büyük gün

Rıza Sarraf (Reza Zarrab)'ın ABD'de tutuklanması sonrasında flaş gelişmeler yaşandı. Peki Rıza Sarraf'ın ABD'de tutukluluk sürecinde son dakika gelişmeler neler. ABD de cezaevinde tutulan Rıza Sarraf için 4 Nisan büyük gün. Ebru Gündeş'in gözü önünde tutuklanan Reza Zarrab, Türkiye'nin neden gündem konusu oldu. Bilinmeyen gerçekler neler?

Rıza Sarraf (Reza Zarrab) ABD tutukluluğunda son dakika! 4 Nisan büyük gün

Rıza Sarraf (Reza Zarrab)'ın ABD'de tutuklanması sonrasında flaş gelişmeler yaşandı. Peki Rıza Sarraf'ın ABD'de tutukluluk sürecinde son dakika gelişmeler neler. ABD de cezaevinde tutulan Rıza Sarraf için 4 Nisan büyük gün. Ebru Gündeş'in gözü önünde tutuklanan Reza Zarrab, Türkiye'nin neden gündem konusu oldu. Bilinmeyen gerçekler neler?

İran asıllı Türk vatandaşı Reza Zarrab, ABD'de tutuklandı. İddianameyi hazırlayan New YorkGüney Bölge Başsavcısı Preet Bharara, binlerce Türk tarafından tweet yağmuruna tutuldu. Gündeş'in uçakta çekilmiş bir görüntüsü ise sosyal medyaya düştü. Peki Reza Zarrab kimdir? Ayrıntılar haberimizde...

BEYAZIT'TAKİ DURAK DÖVİZ MERCEK ALTINDA

New York savcısı Preet Bharara’nın hazırladığı iddianameye göre Türkmenistan ve Hong Kong’a yapılan iki para transferi ABD tarafından engellenmiş. Ancak Zarrab, bu blokajları Beyazıt’taki Durak Döviz aracılığıyla aşmış

İşadamı Reza Zarrab’ın Miami’de gözaltına alındığı soruşturmanın iddianamesinde Reza Zarrab ve şirketleri üzerinden yapılan para transferleri ayrıntılı olarak anlatılıyor. New York savcısı Preet Bharara’nın hazırladığı iddianameye göre Türkmenistan ve Hong Kong’a yapılan 635 bin dolar tutarındaki iki transfer Türkiye’deki iki şirket üzerinden gerçekleştirilmiş. İddianameye göre transferlerle ilgili bir diğer şirket ise Beyazıt’taki Durak Döviz… Yardım talebi

İddianamede yer alan 1 Haziran 2011 tarihli yazıya göre, İran Devlet bankası Bank Mellat bünyesindeki Mellat Exchange, Zarrab’ın Birleşik Arab Emirlikleri’ndeki Al Nafees Exchange ve Türkiye’deki Asi Kıymetli Madenler adlı şirketleri üzerinden Hong Kong’a iki havale yaptı. Ancak bu havaleler ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Dairesi’nin (OFAC) yaptırımları gereği ilgili Amerikan bankası tarafından bloke edildi. Bunun üzerine Mellat Exchange’nin üst düzey yöneticisi Hüseyin Necefzade, Zarrap’a ‘çok acil’ koduyla bir e-posta gönderdi. Bu e-posta’da blokajla ilgili belge ve diğer detaylarla birlikte Mellat Exhange tarafından Durak Döviz’e gönderilen Farsça bir yazı da yer aldı. Yazı şöyle: ‘Ayarlama yapın’

‘Yukarıda belirtilen tutarlar, OFAC tarafından bloke edildi ve tüm gerekli belgeleri vererek bu işlemlerin gerçekleştirilmesi için tekrar tekrar girişimde bulunulmasına rağmen maalesef havaleler yapılmadı. Bu nedenle şu husus talep edilmektedir: 2 aydan uzun süre geçtiği ve Nafiss Exchange tarafından yapılan girişimlerin sonuçsuz kaldığı göz önüne alındığında, bu vakanın, sizin kılavuzluğunuzda kapatılması için ayarlamaları yapmanızı rica ederiz.’ İddianamede Zarrab’a gönderilen mailin eklerinde ‘çok gizli’ ibareli ve İran Devrim Muhafızları’na bağlı olduğu belirtilen HKICO firması yöneticisi Seyfullah Jasnsaz imzalı bir yazı var. Bu yazıda HKICO’nun hesabına yaklaşık 100 Milyon Euro’luk havale yapılması isteniyor.

OFAC ile temas

İddianamede Zarrab’ın suçlandığı ve ona bağlı şirketler tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen işlemlerin yanı sıra şüpheli görülerek bloke edilen işlemlere de yer veriliyor. Bunlardan biri ABD’li bir banka tarafından bloke edilen 3 milyon 711 bin euro tutarındaki transfer. 24 Mayıs 2011’de Mellat Exchange tarafından Zarrab’a gönderilen e-posta’da ‘İran’da gaz sahasının geliştirilmesiyle bağlantılı olarak verilen hizmetlerin karşılığı’ olduğu belirtilen havalenin durdurulduğu, bu konuda kolaylık sağlanması veya havalenin iade edilmesi için Zarrab’ın Türkiye’deki OFAC vekili ile iletişime geçmeleri yönündeki önerisinin gereğinin yapıldığı belirtiliyor. Türkiye’deki OFAC yetkilisiyle kimin nasıl temasa geçtiği ve sürecin nasıl neticelendiğine dair bir bilgi ise yok.

SAVCIYA TWİT YAĞMURU

Türkler mesajlarında, “Türkiye’den istediğiniz bir şey var mı? Türk rakısı, şiş kebap, lokum, Türk halısı”, “Abi yengeyi al gel, bekliyoruz”, “Bizimkilerin yapamadıklarını siz yapıyorsunuz, yanınızdayız” gibi ifadeler kullandı.

Twitter’daki takipçi sayısı iki günde 12 binden 100 bine yaklaşan Bharara, kendi resmi hesabından bu mesajlara, “Şiş kebabı severim ama yalnızca işimi yaptığım için, bu tür hediyeleri kabul edebileceğimi düşünmüyorum” diye yanıt verdi.

Amerikalı savcı, bir diğer mesajda da “Reza Zarrab, yakında Manhattan mahkemesinde Amerikan adaleti ile yüzleşecek”, “Amerika’nın İran’a yaptırımlarını delen, kara para aklayan ve bankacılık sahtekârlığı yapan Türk uyruklu kişi tutuklandı” dedi. Bharara’nın sosyal medya hesaplarında ortaya çıkan hareketlilik, Amerikan medyasına da yansıdı. Amerikan gazeteleri, konuyu “Türkiye’de Twitter yıldızı oldu” başlığı ile işledi.

EBRU GÜNDEŞ'İN UÇAKTAKİ GÖRÜNTÜSÜ ORTAYA ÇIKTI

Ebru Gündeş'in uçaktaki görüntüsü ortaya çıktı

THY'ye ait bir uçakla dün saat 15.20'de Miami'den İstanbul'a gelen Ebru Gündeş uçaktan indikten sonra gazetecilere görünmek istemediğini belirterek, yetkililerden Genel Havacılık Terminalinden çıkartılmasını istedi. Bunun üzerine Ebru Gündeş yolculara özel servis yapan Primeclass servisinin aracı ile polis nezaretinde uçağın yanaştığı 209 numaralı köprüden alınarak Dış Hatlar terminalinden Genel Havacılık terminaline götürüldü. Ebru Gündeş burada yapılan pasaport ve gümrük işlemlerinden sonra Türkiye'ye giriş yaptı.

Amerika’da tutuklanan İran asıllı Türk vatandaşı İşadamı Reza Zarrab’ın, İstanbul Kanlıca’daki yalısının önünde hareketli dakikalar yaşandı. Bir süre önce Atatürk Havaalanı’ndan ayrıldığı öğrenilen Zarrab’ın eşi sanatçı Ebru Gündeş, Kanlıca’daki yalıya döndü. Giriş sırasında alınan güvenlik önlemi dikkat çekti.

Miami'de tutuklanan Reza Zarrab'ın aleyhinde hazırlanan iddianamede yer alan suçlamalarla ilgili Türkiye'de işbirliği yaptığı kişileri açıklarsa, Amerikan adalet sistemine göre çok büyük oranda ceza indirimi alabileceği belirtildi.

REZA ZARRAB'IN SABIKA FOTOĞRAFI YAYINLANDI

Amerika'nın Sesi'nden Can Kamiloğlu'nun haberine göre; New York Barosu avukatlarından Cahit Akbulut, Zarrab aleyhinde Savcı Preet Bharara tarafından hazırlanan iddianameyi inceledikten sonra davanın muhtemel seyriyle ilgili görüşlerini açıkladı. Akbulut, iddianamenin çok daha önce hazırlanmış olduğuna ve Reza Zarrab'ın Amerika'ya giriş yapmasıyla birlikte devreye sokulduğuna işaret etti.

Reza Zarrab'ın tutuklanmasının ardından çekilen sabıka fotoğrafı servis edildi. Zarrab için 4 farklı suçtan 75 yıl hapis cezası isteniyor.

MANHATTAN'DA YARGILANACAK

Avukat Akbulut, "Amerikan yasaları gereği ilk başta hangi eyalette yakalandıysa orada mahkemeye çıkarılır. Zarrab' ın davasında böyle yapıldı. Miami'de yakalandı ve orada ilk olarak bir federal mahkemenin karşısına çıkartılarak tutuklama kararı alındı. Asıl davanın görülmesi için bu yakalama kararını çıkartan mahkemenin devreye girmesi gerekir. Bu mahkeme de New York Manhattan'daki mahkemedir. Miami'de çıkartıldığı mahkemede bir kefaletle salıverilme söz konusu olamaz. Miami'deki federal mahkeme davanın dosyasına tam hakim olmadığı için risk almaz ve Zarrab'ı yargı sürecinin devam etmesi için New York'a gönderir. Miami'deki mahkeme de böyle bir karar almış. 19 Mart' da tutukladıkları Zarrab'ı Manhattan'daki Güney Bölge Mahkemesi'ne sevk etmişler" dedi.

‘İŞ BİRLİKLERİNİ AÇIKLARSA İNDİRİM ALIR'

Zarrab'ın, kara para aklamak, ABD'yi dolandırmak için komplo kurmak, ABD'nin İran'a uyguladığı ambargo kararını ihlal etmek gibi suçlardan yargılanacağını belirten Akbulut, "Bunlar çok ciddi ve ağır suçlamalar. Zarrab, buradan çok zor çıkar. Çıksa bile bir yığın şeyi açıklaması gerek. Bu davanın İran'a bir zararı olmaz. En büyük zararı Türkiye'ye olacak, kimlerle işbirliği yaptığını ortaya dökecek. Bu işleri nasıl çevirdiğini söyleyecek. Bu tür davalarda Amerikan adalet sisteminde yer alan pazarlık yöntemi devreye giriyor. Belirli şeyleri açıklamak veya ele vermek kaydıyla verilecek cezada indirime gidiliyor. Şu aşamada Zarrab'ın nasıl hareket edeceğini bilemiyoruz. Zaman içerisinde pazarlıkların devreye girmesi söz konusu olabilir" dedi.

‘KEFALETLE SALIVERİLMESİ ZOR'

Zarrab'ın, kefalet karşılığında salıverilmesinin oldukça zor olduğunu düşündüğünü belirten Akbulut, "Manhattan'da hakim karşısına çıkacak Zarrab'ın kefaletle salıverilmesi bir ihtimal ancak çok zor bir ihtimal. Zarrab hakkında hazırlanan iddianamede yer alan suçlamalar göz önüne alındığında, Manhattan'daki mahkemenin Zarrab'ın kefalet talebini yabancı uyruklu olması ve işlenen suçunun mahiyetinin önemi göz önüne alarak ret edebilir. Kefaletle salıvermesi çok zor görünüyor" dedi.

AMERİKA İRAN'A AMBARGO KONUSUNDA ÇOK HASSAS

Amerika'nın İran'a uygulanan ambargoya yönelik işlenen suçlarda oldukça hassas davrandığını belirten Akbulut, daha önce iki ayrı iddianame de adı geçen Türk vatandaşlarından birinin, İran'a uçak camı satmaktan diğerinin de füze yapımında kullanılan metal tozu satmaktan tutuklandığını söyledi. Zarrab ile ilgili hazırlanan iddianamenin oldukça ciddi suçlamalarla dolu olduğunun altını çizen Akbulut, "Amerikalılar özellikle İran'a uygulanan ambargonun delinmesi konusunda çok titizler" ifadesini kullandı.

‘SUÇU BİRLİKTE İŞLEDİĞİ KİŞİLER ORTAYA ÇIKABİLİR'

Zarrab'ın iddianamede yer alan suçlamaları kabul edip bu suçları birlikte işlediği kişileri de ele verirse, Amerikan adalet sisteminde yer alan standart uygulamalardan biri olan ceza indiriminden yararlanabileceğini ifade eden Akbulut. "Zarrab için istenilen maksimum 75 yıllık hapis cezasında çok ciddi bir indirime gidilir. Zarrab, aleyhine hazırlanan iddianame de suçlandığı tüm suçların ortak noktası Türkiye. Bu mahkeme süreciyle birlikte Zarrab'ın Türkiye'de işlemiş olduğu birçok suç ve bu suçu birlikte işlediği kişiler ortaya çakabilir" dedi.

‘ABD'DEKİ SORUŞTURMADAN HABERİMİZ YOKTU'

Reza Zarrab'ın Türkiye'deki Avukatı Şeyda Yıldırım, Anadolu Ajansı'na yaptığı açıklamada, müvekkiline yöneltilen suçlamaların ABD'nin kendi koyduğu ve kaldırdığı yaptırımlarla ilgili olduğunu söyledi. Yıldırım, soruşturmanın New York'ta yürütüleceğini belirterek, müvekkilinin dün hakim karşısına çıktığını, 4 Nisan'a kadar mahkemeden süre aldıklarını ifade etti. Yıldırım, iddianamenin kısa sürede hazırlanmış olmasına ilişkin ise "Orada soruşturma varmış zaten. Bizim haberimiz yoktu. Reza Bey'in de haberi yoktu" şeklinde konuştu.

Sarraf'ın 19 Mart'ta tatil için gittiği Miami'de gözaltına alındığını anlatan Yıldırım, müvekkilinin "henüz tutuklanmadığını ve gözaltı sürecinin" sürdüğünü, kefalet talebinde bulunduklarını kaydetti. Yıldırım, "Biz de düne kadar suçlamaların ne olduğunu bilmiyorduk" dedi. Mahkemeden süre aldıklarını ve iki hafta içinde kendi hazırlıklarını yapacaklarını anlatan Yıldırım, "Bu arada kefaletle ilgili görüşme yapılacak. 4 Nisan'dan sonra da bununla ilgili bir karar verilecek" ifadesini kullandı. Yıldırım, davanın New York'ta görüleceğini ancak buraya gözaltında mı yoksa kefalet talebi kabul edilerek mi gidileceğine mahkemenin karar vereceğini söyledi.

SAVCI BHARA 6 GÜN ÖNCE OBAMA İLE GÖRÜŞMÜŞ

Zarrab hakkında iddianameyi hazırlayan Savcı Preet Bharara, 16 Mart tarihinde Beyaz Saray'da Amerikan Adalet Bakanlığı yetkilileriyle birlikte Beyaz Saray'da Başkan Obama ile bir görüşme gerçekleştirdiği ve Obama ile el sıkışırken çektirdiği bir fotoğrafı da kişisel twitter hesabından yayınladı.

Savcı Bharara, twitter hesabından ayrıca "Zarrab Amerikan adaleti ile Manhattan'da ki mahkemede yüzleşecek" şeklinde bir tweet attı.

kaynak:milliyet

RIZA ZARRAB (RIZA SARRAF) KİMDİR?

12 Eylül 1983 yılı İran doğumlu Rıza Sarraf, Türkiye' de yaşamını sürdüren İranlı iş adamıdır. Yaşamını Dubai'de ailesiyle sürdürmüş daha sonra asıl adı Reza Zarrab olan iş adamı adını Türkleştirerek Rıza Sarraf olarak değiştirmiştir. 1997 yılında kurulan Nafees Exchange ve Al Salam Center Exchange firmalarıyla beraber Dubai' de para piyasalarında faaliyet göstererek iş yaşamına başlamıştır. Yirmi yaşından sonra Türkiye' ye gelerek hayatını sürdüren Rıza Sarraf, ayrıca şarkı sözü yazarak müzik dünyasına adım atmıştır.

Reza Zarrab, 12 Eylül 1983 tarihinde İran'ın kenti Tebriz’de doğmuştur. Yaşamını Dubai'de sürdüren İran Azeri Türkü timini Bakü’de tamamladı. 2006 yılında İstanbul’a yerleşti.

Zengin bir ailenin çocuğu olan Reza Zarrab, küçük yaşlarda ticarete atıldı. Armatörlük, kuyumculuk, petrol ticareti gibi işlerle uğraşan Reza Zarrab, kısa sürede servetine servet kattı. Özellikle altın piyasasında nam saldı.

Reza Zarrab, İbrahim Tatlıses'in henüz çocukken meşhur ettiği şarkıcı Günel ile başlayan bir aşk yaşamıştır.

Türkiye’deki faaliyetlerine 2008 yılında kurduğu Royal Denizcilik A.Ş firması ile başladı. Ardından demir çelik ve inşaat sektöründe yatırımlar yaptı.

Bakü'deki işlerinin yanı sıra İstanbul Kapalıçarşı'daki kuyumcu dükkanında mücevher işlemeciliği ve ticaretiyle adını duyurmaya başladı. Yalova'da bir tersane kuran Zarrab çalışma ofisi olarak Metroport'u tercih etti. Ataköy Konakları Ve Şişli Elite Residance'ta evi vardır.

Yaptığı işler arasında bestecilik de olan Reza Zarrab’ın yaptığı şarkılardan “Eski Toprak”ı Sibel Can, “Ölümsüz Aşklar” ve “Neden” şarkılarını İbrahim Tatlısesyorumlamıştır. Ebru Gündeş’in Evet adlı albümüne söz ve müziğini yazdığı ‘Sadece Sevdim’ isimli şarkıyı vermişti. Müziğe olan ilgisi sayesinde tanışıp hayranı olduğu Ebru Gündeş ile evlendi.

Azeri iş adamı Reza Zarrab, 10 Şubat 2010 tarihinde şarkıcı Ebru Gündeş ile evlendi. 15 Ekim 2011 de kızı Alara doğdu.

Reza Zarrab, Ebru Gündeş'e nikah hediyesi olarak plakasında 'EBR' harfleri olan 520 bin liralık BMW 7.60 aldı. Ayrıca Aston Martin marka 340 bin Euro değerinde bir spor araba daha aldı.

Evliliklerinden bu yana Reza Zarrab’ın, Ebru Gündeş’e hediye ettikleri inanılmaz bir servet değerindedir. Değerli hediyelerden bazıları arasında; lüks arabalardan başka, Kanlıca’da yaklaşık 26 milyon değerinde ikiz yalı, 3 Milyon değerinde bir ofis, Bodrum Kalesi manzaralı 1 milyon 850 bin liralık yazlık, ultra lüks tekne, 800 bin lira değerinde ‘Dutyfree’ adlı şampiyon at, Dubai’de bir ev sayılabilir.

Kasım 2013 tarihinde Türk vatandaşı oldu.

Reza Zarrab, 2013 Aralık ayının başlarında müzayededen ressam Nazmi Ziya'nın 'Sanatçının Evi' konulu tablosunu 1 milyon 50 bin liraya satın alarak eşiEbru Gündeş'e yılbaşı hediyesi verdi.

Reza Zarrab, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasında 16 Aralık 2013 tarihinde Üç bakanın oğlu ve işadamlarının da aralarında bulunduğu çok sayıda şüpheli ile beraber gözaltına alındı.

İstanbul'daki yolsuzluk operasyonunda Ali Ağaoğlu ve Reza Zarrab'ın yanı sıra Bakanlar, Zafer Çağlayan, Muammer Güler ve Erdoğan Bayraktar'ın oğulları ile Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir gözaltına alındı.

17 Aralık 2013 soruşturması kapsamında tutuklanan 5 kişinin tahliyesine 28 Şubat 2014 tarihinde karar verildi. Mahkeme, tahliyesine karar verilen Reza Zarrab, Barış Güler, Salih Kaan Çağlayan, Özgür Özdemir ve Hikmet Tuner hakkında "yurt dışına çıkış yasağı ve haftada bir gün güvenlik merkezine giderek imza atma" zorunluluğundan oluşan adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasına hükmetti.

21 Mart 2016 tarihinde İran hükümeti adına kara para aklamakla suçlanan Zarrab ABD'nin Miami'de kentinde tutuklandı.

kaynak biyografi.info

Ebru Gündeş'in Eşi Reza Zarrab ABD'de Tutuklandı.

İran asıllı Türk iş adamı Reza Zarrab, ABD'nin Miami kentinde tutuklandı. İran hükümeti adına kara para aklamakla suçlanan Zarrab hakkında 75 yıl hapis cezası isteniyor.

Şarkıcı Ebru Gündeş'in eşi 33 yaşındaki İran asıllı Türk iş adamıReza Zarrab, İran'a uygulanan yaptırımları ihlal ederek ederek ABD'yi dolandırmak, bankacılık sahtekarlığı ve kara para aklama suçlamalarından ABD'nin Miami'de kentinde tutuklandı.

Türkiye'de 17 Aralık operasyonunda yakalanıp bir süre hapis yattıktan sonra serbest kalan Reza Zarrab, FBI tarafından Florida'nın Miami kentinde yakalanarak 19 Mart Cumartesi günü gözaltına alındı. Zarrab, 21 Mart 2016 pazartesi günü de yine Miami'de çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.

Zarrab'la beraber 29 yaşındaki Kamelya Cemşidi ve 65 yaşındaki Hüseyin Necafzade isimli iki İran vatandaşının da tutuklandığı öğrenildi.

Zarrab, İran'ın uluslararası yaptırımlardan kaçınmak için kurduğu mekanizmanın parçası olarak yüz milyonlarca dolar kara para aklamak, ABD'yi dolandırmak, bankacılık sahtekârlığıyla suçlanıyor.

Bölge yargıcı Richard Berman'ın baktığı davada, savılık her üç zanlı için ABD'yi dolandırmaktan beş yıl, ABD'nin İran yaptırımlarını ihlal etmekten 20 yıl, bankacılık sahtekârlığından 30 yıl ve kara para aklamaktan 20 yıl olmak üzere toplam 75'er yıl hapis istedi.

New York'un büyük davaları takip eden yıldız savcı Preet Bharara, Zarrab'ın işlediği iddia edilen suçların sıralandığı 21 sayfalık iddianamenin açıklanmasının ardından davayla ilgili yaptığı açıklamada "Bu sanıklar, yıllarca İran ve İranlı şirketlere yönelik yaptırımları ihlal ettiler ve dünya genelinde karapara akladılar" dedi.

FBI Direktör Yardımcısı Diego Rodriguez ise "2010'dan 2015'e kadar yaklaşık beş yıl boyunca zanlılar İranlı kuruluşlar adına finansal faaliyetler yürüterek İran'a karşı ABD ve uluslararası ekonomik yaptırımları ihlal ettiler" dedi.

İddianamede Zarrab ve diğer zanlıların adlarına yürüttükleri işlemler sayesinde fayda sağlayan İranlı kuruluşların, ABD'nin karalistesinde yer alan Bank Mellat, İran İslami Devrim Muhafızları'yla bağlantılı İran Ulusal Petrol Şirketi (NIOC), Naftiran Intertrade Company Ltd. (NICO), Naftiran Intertrade Company Sarl ("NICO Sarl") ve Hong Kong Intertrade Company (HKICO) ve İran inşaat ve enerji şirketi MAPNA Group olduğu belirtildi. Zarrab'ın bu ağa bağlı Türkiye'deki şirketleri ise Royal Holding A.Ş., Durak Döviz Exchange, Al Nafees Exchange, Royal Emerald Investments; Asi Kıymetli Madenler Turizm, ECB Kuyumculuk İç ve Dış Sanayi Ticaret Limited Şirketi, Güneş General Trading LLC olarak sıralandı.

1983 doğumlu iş adamı Reza Zarrab (Rıza Sarraf), 2013 yılında yapılan 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında "Rüşvet vermek ve suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, altın kaçakçılığı, kara para aklama" suçlamalarıyla tutuklanmıştı. 70 gün tutuklu kalan Zarrab, daha sonra gözaltına alınan bakan çocuklarıyla birlikte suç vasfının değişme ihtimali doğduğu gerekçesiyle tahliye edilmişti.

O dönemde Türkiye'nin altın ihracatı karşılığı İran'dan doğalgaz alımını yürüten isim olduğu ileri sürülen Rıza Zarrab, serbest bırakıldıktan sonra kendisine yöneltilen suçlamalara tepki göstermişti.

Zarrab, 2014'te A Haber televizyon kanalına verdiği bir röportajda "25 milyar TL'lik ihrtacat yapmışım, cari açığın yüzde 15'ini tek başıma kapatmışım. Takdir sizin" demişti.

Reza Zarrab, ünlü sanatçı Ebru Gündeş ile evli ve çiftin Alara adında bir kız çocukları var.

Kaynak: Diyarbakır Söz

Çok Okunan Haberler