Görüş Bildir

Silaha sarılan kaybeder

Silaha sarılan kaybeder

Yıldırım; "Çözüm Süreci'ni hukuki ve siyasi adımlar atarak gerçekleştirmek durumundayız" Yüksel; "Devlet kanadı da olsa PKK kanadı da olsa silaha başvuran kaybeder." Miroğlu; "Kürtler kendi iç barışını sağlamalı. Çok trajik şeyler yaşıyoruz"

M. Şerif DOĞRU/M. Emin FİDAN/Şeyhmus ALTINDAĞ

DİYARBAKIR-İHH İnsani Yardım Vakfı çözüm sürecine katkı sağlamak amacıyla Diyarbakır'da  gerçekleştirdiği "Ortadoğu'da Kürtler ve Barış" konulu uluslararası sempozyumu startını aldı. İki gün sürecek sempozyuma yurt içinden ve yurt dışından bir çok konuşmacı katıldı.

Sempozyum, İHH Genel Başkanı Yıldırım'ın açılış konuşmasıyla başladı. Kürt ve Türk ittifakının Suriye, Irak ve Lübnan'daki kaosa çözüm üretebileceğini ifade eden Yıldırım, "İslam milleti kendi meselelerini çözecek yetenektedir. İşte bunu dediğimiz an, kararımızı verdiğimiz an ve bunda da kararlı olduğumuz an çözümü kendimiz üretebiliriz. Fakat bundan rahatsız olanlar var. Bunlar ise İslam dünyasının parçalanması, bölünmesi, kolay yenilir, yutulur hale gelmesi için gayret eden egemen güçlerdir" diye konuştu.

ÇÖZÜM SÜRECİNE İLİŞKİN KARARLAR

Ortadoğu'da İslam'ın ve Müslümanların kötü örnek gösterilmeye çalışıldığını savunan Yıldırım, şu değerlendirmelerde bulundu: "Biz diyoruz ki 'Bir araya geldik Çözüm Süreci için birtakım kararlar almak mecburiyetindeyiz.' Hem kendimize, hem milletimize, hem de insanlığa yol göstermek mecburiyetindeyiz. Bütün egemen güçlere rağmen Çözüm Süreci'ni hukuki ve siyasi adımlar atarak gerçekleştirmek durumundayız. Çin devletine karşı Doğu Türkistan'da Uygurca eğitimi savunuyorsak elbette Kürtlerin yaşadığı coğrafyada, Kürtçe eğitimi savunabilmeliyiz. Türkistan'da istediğimiz her şeyi Kürdistan'da yaşayan insanlar için de isteyebilmeliyiz."

Yıldırım, dünyanın çeşitli ülkelerinde insani diplomasi yürüttüklerini, bu tür barış görüşmelerinde tecrübeli olduklarını dile getirerek, süreçte tıkanmalar yaşanabileceğini, barış iradesinin önemli olduğunu vurguladı.

''TARAFLAR SÖYLEDİKLERİNE DİKKAT ETMELİ''

Çözüm ve barış sürecine katkıda bulunanların unutulmayacağını belirten Yıldırım, ''Taraflar söylediklerine dikkat etmeli, birbirlerini rencide edecek şeylerden kaçınmalı. Bu sürecin tarafları millettir, halktır. Artık partileri, örgütleri aşmıştır" ifadesini kullandı.

6-7 Ekim olaylarını kınayan Yıldırım, seçim sürecinde de provokatif olaylar yaşanabileceğine dikkati çekti.

Yıldırım, 'Bu süreçte yapılan bütün eylemleri hemen bir tarafa mal etmeden önce, oturup arkasında kim var kim yok diye tartışmalıdır. Bunlar belki de Çözüm Süreci taraflarını, içinde var olan bir klik de olabilir, hepsini kapsamayabilir. Dışarıdan bir el, bölgesel bir takım güçler olabilir" diye konuştu.

Sivil toplum kuruluşları, aydınlar, medya, cemaatler ve kanaat önderlerine Çözüm Süreci'ne katkı çağrısında bulunan Yıldırım, toplumun dokusunun İslam olduğunu, buradan İslam'a aykırı kitle çıkarılarak üzerinden barış yapılamayacağını savundu.

Diyarbakır'daki miting alanının bir ay içerisinde iki kez dolup taştığını hatırlatan Yıldırım, "Nasıl ki örgütü ve siyasi kanadını bu tür barış görüşmelerinde inkar edemezsek, Peygamber sevdalılarını, HÜDA-PAR ve diğerlerini inkar edemeyeceğimiz gibi medrese alimlerini de inkar edemeyiz" değerlendirmesinde bulundu.

Yıldırım'ın konuşmasının ardından, Dünya Alimler Birliği Genel Sekreteri Prof. Dr. Muhyiddin Ali Karadaği, "Ortadoğu barışının tesisinde Kürtlerin rolü" konulu sunum yaptı.

YÜKSEK SÜRECİ DEĞERLENDİRD

Öte yandan, sempozyuma katılan araştırmacı yazar Müfid Yüksel, seçimler ve çözüm sürecine ilişkin gazetecilere değerlendirme yaptı. Yüksel seçim öncesi Diyarbakır'da bir belirsizlik havasının hakim olduğunu söyledi. AK Parti'nin adayları konusunda tartışmaların devam ettiğini belirten Müfid Yüksel HDP'nin ise barajı aşmakta zorlanacağını ileri sürüyor:

"HDP'nin barajı aşması zor görünüyor. Tabii siyasal alanda bir boşluk olur belki ama siyasal alandaki bu boşluğun STK'lar tarafından doldurulma ihtimali var. Organize aktivitelerle siyasal partilerden daha güçlü bir şekilde o boşlukları doldırmak gerekiyor. HDP barajı aşamazsa, çözüm sürecinin sürmesi açık söylüyorum iktidar partisinin elinde."

MASANIN KARŞISINA OTURMAYI BECERİRSE

"İktidar partisi Kürt meselesinde masanın karşısında oturmayı becerirse bu anlamda HDP'nin barajı aşamamasından doğacak boşluk doldurulmuş olur. Yani 'Kürt sorununun saihibi benim, bu sorunun tarafı da benim' demesi gerekir. Kendi sorunumu çözmeliyim mantığı ile hareket etmesi lazım. Yani Kürt  kimliği tarafında da oturması laızm."

Bundan sonra silahların bir daha konuşmasının pek mümkün olmadığını ifade eden Müfid Yüksel "Silahların geri gelmesini buradaki halk da istemez. Çünkü iki senedir silahsız bir ortamda yaşıyor. Bu barış ortamından geri dönüş istemez. Bundan sonra silaha başvuran kaybeder. Devlet kanadı da olsa PKK kanadı da olsa silaha başvuran kaybeder." dedi.

"KÜRTLER KENDİ İÇ BARIŞINI SAĞLAMALI"

Bu arada, AK Parti Mardin Milletvekili adayı Orhan Miroğlu ise sempozyumda Kürtler "Tarih, dil, kültür, coğrafya" başlıklı oturumu yönetti. Miroğlu oturum öncesi yaptığı konuşmada Ortadoğu'da Kürtler ve barışın temelinin Kürlerin iç barışı olduğunu söyledi. Kürt toplumunda bir şiddet potansiyeli olduğunu ifade eden Miroğlu, bunun bu coğrafyada artık bir kader olmadığını belirtti:

"Bugün bu programa gelmeden önce değerli dostumuz Nezir Nasıroğlu'nun öldürülen oğlu için taziyesine gittik. Çok trajik şeyler yaşıyoruz. Bir hafta önce çatışmalarda üç kardeşimizi kaybettik. Devletlerin şiddetini her zaman konuştuk. Bu şiddet potansiyelinin sadece etno kültürel dinamiklerin, Kürtlerin taleplerinin bastırılması sonucu oluştuğunu ifade edemeyiz Bu biraz da bizim kendi içimizde konuşmamız gereken bir mesele."