Görüş Bildir

Sincar anlaşması!

Uzmanlara göre Sincar anlaşması PKK'nın bölgeden çıkarılmasına ve Türkiye'nin sınır güvenliğine katkı sağlayacak

Uzmanlar, Irak hükümeti ile Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) arasındaki Sincar anlaşmasıyla, terör örgütü PKK'nın bölgeden çıkarılacağı ve Türkiye'nin sınır güvenliğine katkı sağlanacağını belirterek, Bağdat ve Erbil ilişkilerinin de olumlu etkileneceğini söyledi.

Terör örgütü DEAŞ'ın Ağustos 2014'te Sincar'a saldırısını bahane ederek bölgede konuşlanan PKK, Suriye ve Kandil'den getirdiği militanlarla başta Sincar Dağı olmak üzere bölgede varlık göstermeyi sürdürüyor.

Yaklaşık 15 ay boyunca DEAŞ'ın ilçeyi elinde tutmasından sonra Kasım 2015'te bölgede kontrol tamamen sağlandı. Ancak birçok Ezidi PKK'nın engeline takılarak evlerine geri dönemiyor.

Suriye ve Türkiye sınırına yakınlığıyla PKK için "stratejik" bir konumda bulunan Sincar, Irak hükümeti ile IKBY arasında 9 Ekim'de imzalanan anlaşma nedeniyle gündemdeki yerini koruyor.

Sincar'daki varlığı üzerinden, Suriye'nin kuzeyindeki YPG/PKK ile Irak'ın kuzeyindeki Kandil bölgesi arasında doğrudan bir koridor oluşturmayı amaçlayan örgütün, söz konusu anlaşma uyarınca bölgedeki varlığı sonlandırılacak.

Konunun uzmanları, Sincar anlaşmasında vurgulanan PKK ve Haşdi Şabi'nin bölgedeki varlığına son verilmesi, anlaşmanın Bağdat-Erbil ilişkilerine etkisi ve Ezidilerin evlerine geri dönüşüne ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

"PKK'NIN BÖLGEDEN ÇIKARILMASI, TÜRKİYE'NİN SINIR GÜVENLİĞİNİN SAĞLANMASI DEMEK"

Orta Doğu ve Irak uzmanı Prof. Dr. Zulal Atalay Laçin, PKK'nın bölgenin istikrarı için engel teşkil ettiğini belirterek, Sincar anlaşmasında PKK'nın bölgedeki varlığının sonlandırılmasına ilişkin maddenin yer almasını, "PKK terör örgütünün bölgede istikrarsızlık kaynağı olduğu hem Erbil hem de Bağdat tarafından tasdik edilmiştir." şeklinde yorumladı.

PKK için Sincar'ın "stratejik" bir bölge olduğunu, örgütün militanlarını buradan çok rahat bir şekilde Suriye'ye geçirebildiğini vurgulayan Atalay, örgütün bölgede "ikinci bir Kandil modeli" oluşturduğunu ifade etti.

Sincar'ın Türkiye sınırında olmasının, örgütün Türkiye'ye karşı gerçekleştirmek istediği eylemleri kolaylaştırabileceğine değinen Atalay, şöyle devam etti:

"PKK, Suriye'ye giden yollarda kendi kontrol noktalarını kurdu. PKK'nın bölgeden çıkarılması demek, hem bölge halkının rahatlayıp evlerine dönebilmelerini sağlayacak, hem de bölgedeki terör faaliyetlerinin durması demek.

Türkiye açısından da sınır hattı güvenliğinin sağlanması, bölgeden Türkiye'ye sızmaya çalışan PKK terör unsurlarının da engellenmesi demek. Ayrıca, Suriye'de PKK, YPG ve PYD faaliyetlerinin de durması anlamına gelir."

"PKK VE HAŞDİ ŞABİ BÖLGEDEN AYRILMALI"

Orta Doğu araştırmacısı Irfan Azeez de Sincar'daki esas problemin PKK ve Haşdi Şabi'den kaynaklandığını belirterek, iki örgütün de bölgeden olmadığını ve insanların onların varlığından rahatsızlık duyduğunu söyledi.

Sincar anlaşmasının başarılı olacağı tahmininde bulunan Azeez, söz konusu anlaşmanın sadece Bağdat ve Erbil arasında olmadığını, aynı zamanda da Birleşmiş Milletler'in (BM) himayesinde olduğunu hatırlattı.

Azeez, "PKK ve Haşdi Şabi bölgeden ayrılmalı çünkü, Haşdi Şabi Irak'ın farklı bölgelerinden geliyor, PKK da aynı şekilde. PKK, Haşdi Şabi'den maaş alıyor ve iki örgüt de İran tarafından destekleniyor. Bu anlaşma BM himayesi altında olduğu için bu güçlerin bölgede sıkıntı oluşturabileceklerini sanmıyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Ezidilerin Sincar’a dönmek için bölgenin istikrara kavuşmasını beklediğine işaret eden Azeez, PKK ve Haşdi Şabi bu insanlar için problem oluşturuyor. PKK ve Haşdi Şabi bölgeyi terk ettiklerinde, bu kişiler memnuniyetle geri döneceklerdir." ifadelerine kullandı.

SİNCAR ANLAŞMASI, BAĞDAT VE ERBİL İLİŞKİLERİ İÇİN OLUMLU BİR ADIM

Irak hükümeti ve IKBY arasında uzun süredir devam eden tartışmalı konular ve çözülmemiş problemlere dikkati çeken Salahaddin Üniversitesi Öğretim Üyesi Shokhan Qader ise Sincar anlaşmasını iki aktör arasında olumlu bir adım olarak değerlendirdi.

Qader, her iki taraf arasında böyle bir anlaşma ve koordineli ilişkiler olmadığı takdirde, Sincar'ın ekonomik olarak güçlükle gelişebileceği ve yeniden inşa edilebileceğine işaret etti.

Anlaşma sonrasında net, belirli ve uzun vadeli planlar olması gerektiğini vurgulayan Qader, bu sürecin şeffaf yürütülmesi ve iki taraftan da gerçekçi çabaları içermesi gerektiğinin altını çizdi.

Qader, bu anlaşmanın kolaylıkla uygulanamama ihtimalini de hatırlatarak, bölgenin normalleşmesine karşı çıkabilecek aktörler olabileceğine dikkati çekti.

Öğretim Üyesi Qader, şunları kaydetti:

"Bu anlaşmanın, orada yaşayanların çıkarları ve yerinden edilmiş insanların geri dönüşü için çok daha önce uygulanmış olması gerekirdi ancak unutulmamalıdır ki Sincar'daki durum, yaşanan tahribat nedeniyle çok karmaşık."

BAĞDAT İLE ERBİL ARASINDA İMZALANAN SİNCAR ANLAŞMASI

AA muhabirinin ulaştığı Bağdat ile Erbil arasında 9 Ekim'de imzalanan anlaşma metnine göre, Sincar'da ilçe kaymakamı ve diğer idari birimler için yeni atamalar gerçekleştirilecek.

Sincar içindeki güvenliğin sağlanması ise Sincar polis güçleri, Ulusal Güvenlik Müsteşarlığı ve Ulusal İstihbarat Servisi tarafından IKBY güçleriyle koordinasyonlu şekilde yürütülecek.

Yasal olmayan tüm silahlı yapıların ilçe dışına çıkarılmasını da öngören anlaşma doğrultusunda, IKBY ile iş birliği kapsamında 2 bin 500 güvenlik unsuru için atama yapılacak.

"PKK'NIN VARLIĞI SONLANDIRILACAK"

Anlaşmada, "PKK'nın Sincar ve çevresindeki bölgelerde varlığı sonlandırılacak. PKK ve ona bağlı tüm yapıların bölgede hiçbir rolü olmayacak." maddesi de yer aldı.

Anlaşma kapsamında ayrıca, Sincar'ın güvenlik ve idari yönetiminin gözden geçirilmesi ve yeniden imarı için Bağdat ile IKBY arasında ortak komite kurulması kararlaştırıldı.

Sincar'da varlık gösteren Haşdi Şabi güçlerinin de ilçe dışına çıkarılacağı ifade ediliyor.




Etiketler: | |