Görüş Bildir

Altay: Camiler kapalıyken AVM'ler hangi gerekçeyle açılıyor

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, korona virüsü salgını nedeniyle kapalı olan alışveriş merkezlerinin (AVM) açılmasını eleştirdi. Altay, "Kimi taleplerle, camiler kapalıyken, şu anda içinde bulunduğumuz TBMM kapalıyken AVM'leri açabiliyoruz. Hangi bilimsel ve tıbbi gerekçelerle AVM'ler açılmıştır merak ediyorum" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) basın toplantısı düzenledi.

Korona virüsü (Covid-19) salgınıyla mücadeleyi değerlendiren Altay, en baştan itibaren bütün partilerin, devlet yetkililerinin siyasi angajmanlarını ve argümanlarını bir kenara koymalarını hep istediklerini hatırlattı.

Bu süreçte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dahil Bilim Kurulunun kararlarının dışına hiç kimsenin çıkmamasının önemini vurguladıklarını ifade eden Altay, “Biz diyoruz ki; Cumhurbaşkanı Sağlık Bakanını, Sağlık Bakanı Bilim Kurulunu dinlerse ve Bilim Kurulunun önermeleri, tavsiye kararları doğrultusunda devlet düzen tutarsa biz bu işi en az hasarla atlatırız” diye konuştu.

Hükümetin Bilim Kurulunun önerilerine uymadığını öne süren Altay, şunları söyledi:

“Ne yapıyoruz? Kimi taleplerle camiler kapalıyken, şu anda içinde bulunduğumuz TBMM kapalıyken AVM’leri açabiliyoruz. Hangi bilimsel ve tıbbi gerekçelerle AVM’ler açılmıştır merak ediyorum. Türkiye’de kaç AVM’nin havalandırmasının içerideki havayı dışarı atan, dışarıdan sürekli sadece temiz hava üfleyen bir mekanizmaya sahip olduğunu Tayyip Erdoğan biliyor mu merak ediyorum. Bize ulaşan bilgi ve duyumlar, AVM’lerin büyük çoğunluğunun içerideki havayı tekrar içeriyi soğutarak ama tümüyle temizlemeden verdiği şeklindedir. Ben, Bilim Kurulunun üzerinde mutabık kalmadığı AVM’lerin açılmasını Covid-19 ile bunca zamandır Bilim Kurulunun ve sağlık emekçilerimizin verdiği mücadeleye bir darbe olduğunu ve bu mücadeleyi hiçe saymak olduğunu düşünüyorum, doğru bulmuyorum.”

‘ERDOĞAN MASKE DAĞITAMADI AMA DARBE MASKESİ İCAT ETTİ’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın herkesin maske takması tavsiyesinde bulunduğunu belirten Altay, “Sayın Cumhurbaşkanı, toplumun yarısı maske bulamıyor ve mevcut orta yerdeki maskelerin de tek kullanımlılığı ve kısa ömürlülüğü düşünüldüğünde asgari ücretle geçinen bir ailenin zaten senin şimdi satışını başlattığın maskeleri alma şansı yoktur” dedi.

“Erdoğan bir darbe maskesi icat etti” diyen Altay, “Erdoğan, millete maske dağıtamadı ama kendisi bir darbe maskesi icat etti. Sayın Erdoğan, senin icat ettiğin darbe maskesi, CHP’li belediyelerin başarılı hizmetlerini örtmeye yetmez, boşalttığın hazineyi dolu göstermez, başarısızlıklarını örtmez. Bunu böyle bileceksin” ifadelerini kullandı.

‘ERDOĞAN’IN TEŞEKKÜRÜ BİZİ ŞAŞIRTTI’

Erdoğan’ın dün yaptığı konuşmada Vefa Sosyal Destek Grubunu destekleyen muhalefet partisinden belediyelere teşekkür ettiğini hatırlatan Altay, “Nezaketi büyük ölçüde yitiren Sayın Erdoğan’ın bu teşekkürü bizi hem şaşırttı hem aslında mutlu etti gibi oldu fakat bu sefer kadroları yine kutuplaştıran, ayrıştıran iş ve işlemler yapmaya başladılar” şeklinde konuştu.

Milletin lehine bir kanun teklifi geldiği zaman kendilerinin “bunu AK Parti getirdi bu yüzden engelleyelim” demediğini ifade eden Altay, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Tatlar Atıksu Artıma Tesisi’ne ilişkin borçlanma yetkisi ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin borçlanma yetkisine ilişkin taleplerinin AK Parti’li belediye meclis üyelerinin oylarıyla kabul edilmeyerek, istenilen rakamların düşürüldüğünü söyledi.

‘KILIÇDAROĞLU ERDOĞAN’A BAHÇELİ’NİN, SOYLU’NUN SÖYLEDİKLERİNİ SÖYLEMEDİ’

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in “memleket masası” çağrısı üzerine AK Parti’ye yakın bir gazeteci-siyasetçinin, “Sayın Kılıçdaroğlu, Erdoğan’a o kadar çok şey söyledi ki nasıl bir masada oturacaklar” dediğini hatırlatan Engin Altay, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sayın Kılıçdaroğlu’ndan sıradan bir üyemize kadar hiçbir CHP’li, Sayın Erdoğan’a bugüne kadar Sayın Bahçeli’nin, Sayın Numan Kurtulmuş’un, Sayın Süleyman Soylu’nun söylediklerinden daha ağır bir laf söylemedi. Önce bunun bilinmesini isterim. Böyle bir teklif geldiğinde Erdoğan’a düşen, ‘bunu ben de çok arzu ettim, ederdim, hayhay’ deyip kollarını açmaktı. Cumhurbaşkanı olarak kutuplaştırmak, ayrıştırmak, bölmek, onun siyasi ömrünü uzatacak bir imkan ve durum gibi hala maalesef görülüyor. Aslında geç kalınmış değil. Türk milleti siyasetçileri kavga ederken izler ama kavga edenleri sevmez.”

’27 NİSAN’I YAPANLARA ZIRHLI CİP ALDIN’

Darbe tartışmalarına değinen Altay, “Ben, Erdoğan’ın darbe paranoyası içinde olduğunu söylüyordum fakat görüyorum ki darbe paranoyasından ziyade darbe mağduriyetine yatan bir Erdoğan ve AK Parti üst yönetimiyle karşı karşıyayız. AK Parti’ye karşı olan herkes darbeci, AK Parti hükümetlerinin artık görev yapmamasını isteyen herkes terörist ve bu konuda AK Parti’yi eleştirenleri televizyonlarına çıkaran bütün televizyonlarda aynı şekilde terörist” ifadesini kullandı.

Geçmişte söyledikleri sözlerin “darbe çağrısı” olarak yansıtıldığını dile getiren ve bunlara ilişkin örnekler veren Altay, şu değerlendirmede bulundu:

“Erdoğan, ‘sandıkta hesaplaşacağız’ der bazen, evet seninle sandıkta hesaplaşacağız. Bu konuda aynı düşünüyoruz, için rahat olsun ama sandığı tekmeleyen sensin. 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde sonucunu beğenmediğin için sandığı deviren sensin, 2017 referandumunda kanunda açıkça yazmasına rağmen mühürsüz oylar geçerli saydırarak sandığa şer karıştıran sensin, seçilmiş genel başkanını bir darbe yapmak suretiyle başbakanlıktan ve genel başkanlıktan indiren de sensin ve sonra geleceksin darbe edebiyatı yapacaksın. Hakikaten darbe paranoyası mı yaşıyor yoksa darbe mağduriyetine mi yatıyor anlamış değilim. 27 Nisan, 15 Temmuz hepsi aynıdır, lanetlenmelidir ama üç darbe var ki şu veya bu şekilde bundan Erdoğan istifade etti. 28 Şubat üzerinden siyasi yürüyüşe çıktı, 27 Nisan’da beslendi, 15 Temmuz darbesine de ‘bu Allah’ın lütfu’ dedi. 27 Nisan muhtırasını yapanlara zırhlı cip aldın. Bütün darbelerden en olumsuz etkilenen parti CHP’dir. Bütün darbelerde en ağır bedeli ödeyen Türkiye’nin devrimcileridir.”

‘HUKUK DIŞINDA HİÇBİR GÜCE İZİN VERMEYECEĞİZ’

CHP’li Altay, sandık ve hukuk dışında hiçbir gücün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti’ye dokunmasına müsaade etmeyeceklerini belirterek, “Erdoğan’ı biz oradan sandık marifetiyle indireceğiz. Sandık, hukuk dışında hiçbir gücün Erdoğan’ın yakasına ilişmesine bizim müsaademiz yoktur, olamaz. Ama muhalefetin görevi iktidarı indirmektir. Milleti ikna edip, sandıkla iktidarı indirmektir” diye konuştu.