Görüş Bildir

CHP Sözcüsü Öztrak, MYK toplantısına ilişkin açıklama yaptı

CHP Sözcüsü Öztrak, MYK toplantısına ilişkin açıklama yaptı

"(İsrail'in Doğu Kudüs'teki Filistinlilere yönelik saldırıları) İsrail'in bu insanlık dışı girişimi, asla kabul edilebilir değildir. Uluslararası hukuka da insan haklarına da aykırı bir provokasyondur. Bu davranışları kınıyor, bir an evvel son bulmasını bekliyoruz"

ANKARA- CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, İsrail'in işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'da Filistinlilere saldırısına ilişkin, "İsrail'in bu insanlık dışı girişimi, asla kabul edilebilir değildir. Uluslararası hukuka da insan haklarına da aykırı bir provokasyondur. Bu davranışları kınıyor, bir an evvel son bulmasını bekliyoruz." dedi.

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında video konferans yöntemiyle toplandı.

Toplantıya ilişkin açıklamada bulunan Öztrak, Hakkari Çukurca'da teröristlerle çıkan çatışmada ağır yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede şehit olan Piyade Uzman Çavuş Murat Nar'a Allah'tan rahmet, ailesine başsağlığı diledi.

Öztrak, ramazan ayının sonuna yaklaşıldığını belirterek, milletin ve tüm İslam aleminin Ramazan Bayramı'nı kutladı.

Kudüs'ten çok üzücü haberler geldiğini dile getiren Öztrak, İsrail polisinin Mescid-i Aksa'da ibadet eden Filistinlilere tam da bayram öncesi yaptığı saldırıların İslam aleminin ve vicdanı olan herkesin yüreğini dağladığını söyledi.

Öztrak, "Kudüs, üç semavi din için de kutsal ve kadim bir şehirdir. Bu şehirde yıllardır yaşayan Filistinli kardeşlerimiz evlerinden, topraklarından edilmek isteniyor. İsrail'in bu insanlık dışı girişimi, asla kabul edilebilir değildir. Uluslararası hukuka da insan haklarına da aykırı bir provokasyondur. Bu davranışları kınıyor, bir an evvel son bulmasını bekliyoruz." diye konuştu.

"Kapanmanın, istihdam üzerindeki yansımalarını göreceğiz"

Hükümetin ülkeyi yönetemediğini savunan Öztrak, Kovid-19 salgınının da gelmesiyle milletin gelirinin eridiğini, 2017'de 859 milyar dolar olan gelirin 2020'de 717 milyar dolara düştüğünü belirtti.

Hükümetin üç yılda milli geliri 142 milyar dolar erittiğini ifade eden Öztrak, 2019 ve 2020'de 1 milyon 926 bin kişinin işini kaybettiğini söyledi.

Öztrak, "Mart ayı işsizlik rakamları bugün açıklandı. Gerçek işsizlerimizin sayısı, sadece son bir yılda 1 milyon 517 bin kişi arttı. İşsizler ordumuzun sayısı, dünya üzerindeki 100 ülkenin nüfusundan daha fazla." dedi.

Mart ayının ekonomide yeniden açılmanın başladığı bir dönem olduğunu ve mart ayında istihdamın 550 bin kişi arttığını, bunun 480 bininin sanayiden geldiğini aktaran Öztrak, inşaat ve tarım istihdamındaki artışların ise sınırlı kaldığını, hizmetler sektöründeki istihdamın 27 bin kişi azaldığını kaydetti.

Eldeki verilerin ekonomide K tipi bir toparlanma olduğunu gösterdiğini anlatan Öztrak, bazı sektörlerin toparlandığını, bazılarının dibe çökmeye devam ettiğini belirtti.

Öztrak, "Mayıs ayında ekonomide yeniden kapanmanın, istihdam üzerindeki yansımalarını göreceğimizi de unutmayalım. İşsizlik önümüzdeki günlerde de bu ekonominin en yakıcı sorunu olmaya devam edecek." diye konuştu.

Geliri düşen, işinden olan insanların enflasyona da ezdirildiğini savunan Öztrak, hayat pahalılığının, çarşıda, pazarda vatandaşları isyan ettirdiğini söyledi.

TÜİK'in resmi rakamlarıyla, son bir yılda, mutfaklarda kullanılan ayçiçek ve mısırözü yağının sırasıyla, yüzde 54 ve yüzde 51, tavuk etinin yüzde 45, domatesin yüzde 44 zam gördüğünü belirten Öztrak, pazarda tezgaha, markette raflara yaklaşılamadığını dile getirdi.

Meyve sebzenin tezgahta milletin cebini yaktığını, tarlada para etmediğini, alın teriyle, emekle yetiştirilen tonlarca ürünün son kapanmadaki "yanlış" kararlarla çöpe gittiğini öne süren Öztrak, bu hafta sonu semt pazarlarının açıldığını, hesaplı meyve sebze almayı uman vatandaşın, pazar tezgahlarında da umduğunu bulamadığını kaydetti.

Öztrak, "Antalya'da tarlada 20 kuruşa düşen, çiftçinin isyan edip yerlere döktüğü salatalık, pazarda 4 liraya, bezelye 7 liraya, taze fasulye 10 liraya tezgaha çıktı. Bu çiftçinin suçu değil, pazarcının suçu da değil. Bunun sorumlusu, ülkeyi yönetemeyen metal yorgunu Erdoğan şahsım hükümeti. Çiftçi, pazarcı esnafı, vatandaş derdini kime anlatacak?" görüşünü savundu.

"Finalin İstanbul'da kalması için gerekli her tedbiri alın"

29 Mayıs'ta İstanbul'da yapılacak Şampiyonlar Ligi finalinin, ikinci kez İstanbul'dan alınacağı iddialarının olduğunu ifade eden Öztrak, finalin geçen yıl Portekiz'e gittiğini, İngiliz Hükümeti'nin finali İngiltere'ye aldırmak için UEFA nezdinde girişimlerde bulunduğunun söylendiğini kaydetti.

Öztrak, "İngiltere, kendi vatandaşlarını korumak için Türkiye'yi zaten kırmızı listeye aldı. Lebalep kongrelerin bu ülkenin kesesine de imajına da verdiği hasar çok büyük oluyor. Ne yapın edin, bu finalin İstanbul'da kalması için gerekli her tedbiri alın. Gerekli girişimlerde bulunun. Bunu yapamıyorsanız artık milletin yakasından düşün." şeklinde konuştu.

"Parti grubumuz önergeyi bayramdan sonra verecek"

Öztrak, Türkiye'de Dünya Bankası’nın raporuna göre sadece son 2 yılda, mutlak yoksulluk sınırının altında yaşayan vatandaşların sayısının 3,2 milyon kişi artarak 10,2 milyon kişiye ulaştığını söyledi.

Yaşanan sefaletin de yoksulluğun da sorumlusunun hükümet olduğunu iddia eden Öztrak, Türkiye'nin, uluslararası kuruluşların raporlarında son 10 yılda Polonya ve Macaristan ile birlikte en çok otoriterleşen üç ülkeden biri olduğunu savundu.

Öztrak, "Yasaklarla mücadele edeceğim' diyerek göreve gelen Erdoğan şahsım hükümetinin işine gelen her şey serbest, gelmeyen her şey yasak." dedi.

Ticaret Bakanlığının dezenfektan alımıyla ilgili iddialara ilişkin Öztrak, şunları kaydetti:

"Parti grubumuz, bu konuda bir Meclis soruşturması açılması için gereken önergeyi bayramdan sonra verecek. Vereceğimiz önergeyi Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tam sayısının yarısından bir fazlasının desteklemesi gerekiyor.

Bu önergeye atılmayacak her bir imza, milletin vicdanını kanatır. Bu milletvekilleri için büyük bir ahlaki sınavdır. Bu sınavın sonunda, kim ak koyun, kim kara koyun ortaya çıkacaktır.

Bu soruşturma, eski Bakan Pekcan için de bir fırsattır. Eski Bakan, ekşi yemediğinden eminse kendisi de aklanmak için bu soruşturmanın açılmasını istemelidir. Milletimizin aklındaki soru işaretleri ancak bu şekilde giderilebilir."

"İtiraflara bakılırsa ülke Kurtlar Vadisi'ne dönmüş"

Hafta sonunda yurt dışında kaçmış bir suç örgütü liderinin açıklamalarda bulunduğunu anımsatan Öztrak, şunları söyledi:

"Açıklamalarda mafya siyaset, emniyet hattında döşenmiş kanalizasyon boruları bir kez daha patladı. Ortalığa salınan pis kokular dayanılır gibi değil. Birkaç yıl öncesine kadar Erdoğan ile aynı fotoğraf karelerine giren, seçimlerde AK Parti lehine mitingler yapmasına izin verilen, kendisine koruma olarak Türk polisi tahsis edilen bir suç örgütü başı şimdi konuşmaya başladı. En güçlü ortaklık suç ortaklığıdır. Çünkü suç ortakları birbirine göbekten bağlıdır. Birbirine mecburdur. O nedenle de kolay kolay konuşmazlar. Ama şimdi bu şahıs konuşuyor. Mafya konuşuyor, hükümet susuyor. İddialar da öyle böyle değil. FETÖ'cü yaftasıyla insanları içeri attırılıp, Bodrum'daki marinalarına çökülmesine, Kolombiya'dan gelen kokainlerden, bir gazetecinin öldürülmesine kadar pek çok korkunç olay dile getiriliyor. Bu itiraflara bakılırsa ülke Kurtlar Vadisi'ne dönmüş.

Bu ülkede CİMER'e başvuru var diye belediye başkanlarımız hakkında derhal inceleme başlatılıyor ama korkunç itiraflar için tek bir Cumhuriyet savcısı kılını kıpırdatmıyor. Bu korkunç iddialar herhangi bir demokratik hukuk devletinde olsa iktidar harekete geçer, savcılar soruşturma başlatır, gazeteler, televizyonlar günlerce haber yapardı. Ama bunların hiçbiri Türkiye'de olmuyor. Bu da açıkça gösteriyor ki Cumhur İttifakı sadece AK Parti ve MHP'den oluşmuyor. Mafya da bu ittifakın ortağı ve aparatı. Cumhur İttifakı cürüm ittifakı olmuş."

Öztrak, yolsuzluklarla, yasaklarla, yoksullukla mücadele edeceklerini, bunları bitireceklerini dile getirdi. Ülkenin her zamankinden fazla yolsuzluklara, yasaklara ve yoksulluğa battığını ileri süren Öztrak, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bu yönetim, yanlış politikalarıyla, içeride ve dışarıda kendine duyulan güveni sıfırlamıştır. Yoksulluk, yasaklar ve yolsuzluklar bu ülkenin kaderi değildir. 19 yılın sonunda tablo iç karartıcıdır ama umutsuz olmamalıyız. Biz hiçbir zaman umudumuzu yitirmiyoruz. Çünkü ülkemizin avantajlarını ve potansiyelini biliyoruz. Salgının ardından kısalacak tedarik zincirleri de düşünüldüğünde dünyanın kalbindeki coğrafi konumumuz altın değerinde. Ülkemiz 4,5 saatlik uçuş mesafesinde, 1,5 milyarlık nüfusa, 58 ülkeye ve 21,5 trilyon dolarlık bir pazara erişme imkanına sahip. Dünyanın dört bir yanında ter döken dinamik ihracatçılarımız ve iş insanlarımız var. Ekonomimiz, alınacak doğru önlemlere hızlı cevap verebilecek, doğru ilaçla hızla ayağa kalkabilecek bir potansiyele sahip."

Öztrak, ülkenin avantajlarını kullanabilmesi için yeni kurallara, yeni kurumlara ve kadrolara ihtiyaç bulunduğunu, CHP'nin ikinci yüzyıla çağrı beyannamesindeki hedefleri gerçekleştirecek kadrolara sahip olduğunu vurguladı.

"Bu işler 'bana göre suç' diyerek olmuyor"

Öztrak, açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

İçişleri Bakanlığının, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında görevden alınan HDP'li belediye başkanlarını ziyaret ederek görevi kötüye kullandığı ve Fatih Sultan Mehmet'in türbesinde saygısızlık yaptığı iddialarıyla ilgili soruşturma izni vermemesine ilişkin değerlendirilmesi sorulan Öztrak, "Bu işler 'Bana göre suç' diyerek olmuyor. Suç kanuna göre oluyor. Dolayısıyla da en sonunda kanuna göre hareket etmek zorunda kalınca, kamuoyu baskısıyla da, İçişleri Bakanlığı bu soruşturma iznini vermiyor ama milletimiz İçişleri Bakanı'nın televizyonlara çıkıp 'Bana göre bu suç dediğini' unutmuyor." ifadelerini kullandı.

Öztrak, "DEVA Parti Genel Başkanı Ali Babacan 'muhalefet 2018'de seçime ortak adayla gitmedi, 5 yıl kaybetti' dedi. 2023 seçimlerine muhalefetin ortak adayla gitmesi gerektiğini ima etti. Değerlendirmeniz nedir?" sorusuna, "DEVA Partisinin Genel Başkanı'nın görüşleri hakkında bizim bir şey söylememiz doğru olmaz. Elbette seçime yönelik ittifaklar oluşurken, seçime giderken tüm bu konular oturulur görüşülür." yanıtını verdi.