Görüş Bildir

Erdoğan: Libya sürecini hızlandıracağız

Cenevre’de konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile yaptıkları görüşmede, hem Libya hem de Suriye konularında mutabık kaldıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın dün Küresel Mülteci Konferansı'na gittiği Cenevre'de gazetecilere yaptığı açıklamalarının ayrıntıları yayınlandı. Erdoğan, geçen yıl kabul edilen Küresel Mülteci Mutabakatı’nın uygulanmasına büyük önem verdiklerini söyledi.  Mülteci krizinin çözümünün Suriye iç savaşının sona erdirilmesine bağlı olduğunu söyleyen Erdoğan, “Suriye’nin toprak bütünlüğünü koruyarak terörün sonlandırılması ve mültecilerin evlerine gönüllü, güvenli, onurlu şekilde dönmeleri öncelikli hedefimizdir. Bunun için güvenli bölgenin kurulması da büyük önem arz ediyor” dedi.

DESTEK YOK

Erdoğan, Birleşmiş Milletler’de önerdiği “güvenli bölge” planına destek olup olmadığı sorusuna, “Güvenli bölge konusundaki çağrımıza henüz dünyanın en güçlü, ekonomik olarak en saygın olduğunu zannettiğimiz ülkelerinden bile ‘Biz de varız’ diyen çıkmadı. Biz hala ses bekliyoruz ama bir şey yok. Bizim şu ana kadar 40 milyar doları aşkın bir yatırımımız var. Daha önce de söylediğim gibi, Tel Abyad-Resulayn arasındaki 120 kilometre uzunluk ve 32 kilometre derinlikteki alan üzerinde inşallah böyle bir adımı atabiliriz” diye konuştu.

 “Güvenli bölge” konusunda ABD ve Rusya ile görüşme gerçekleştirdiklerini aktaran Erdoğan, “Hepsi ‘dayanışma içerisinde çalışmalarımızı sürdürelim’ diyorlar. Bunu başarırsak, tarihe bir örnek olarak geçecek. ‘Böyle bir mülteciler şehrini veya şehirlerini Türkiye kurdu’ diyecekler. Bu da bizim için çok önemli. Projemiz gayet güzel. Belki bu adımı attıktan sonra ‘Biz de burada olalım’ diyenler çıkabilir. Biz yine de onlara çağrımızı devam ettireceğiz” diye belirtti.

LİBYA KONUSU

Erdoğan, “Rusya Devlet Başkanı Putin ile telefonda görüştünüz. Türkiye’nin Libya’ya asker gönderme planı da gündeme geldi mi” sorusunu şöyle yanıtladı: “Biz bir görevlendirme yaptık. Bu görevlendirme kapsamında, Dışişleri Bakan Yardımcısı, Savunma Bakan Yardımcısı ile istihbarattan ve ulusal güvenlikten oluşan bir heyetle, kısa bir zaman içerisinde arkadaşlarımız Moskova ziyareti yapacaklar. Muhatapları ile bölgesel konuları etraflıca ele alacaklar. Bizler yapıcı ve kısa sürede netice alıcı bir görüşme olmasını sayın Putin’den istedik ve kendileri de aynı şekilde talimatları vereceklerini söylediler. Hem Libya hem de Suriye konularını görüşmeleri konusunda mutabık kaldık.”

 ‘BEKA MESELESİ’

Erdoğan, Libya’ya asker gönderilmesine destek veren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye teşekkür etti. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun “Neden asker gönderiyoruz, ne işimiz var Libya’da” açıklamaları için ise Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Bizim olayımız beka meselesi, ondan da öte bir tarih meselesi. Biz şu anda öyle adımlar attık ki bu adımlar Sevr’in ters köşe edilmesidir. Bu kadar önemli. Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başkanlık Konseyi Başkanı Fayez Al Sarraj yakın zamanda geldi ve tekrar bir görüşme yaptık. Yeni ne gibi adım atılabilir, bunları konuştuk. Türkiye-Libya arasındaki süreci daha da hızlandıracağız. İhtiyaçları olursa, onlara her an yardıma hazır olduğumuzu söyledik. Askeri ve güvenlik iş birliğinden tutun da denizlerdeki hukukumuz noktasında atılan, atılacak adımlara varıncaya kadar hazırız.”

Kılıçdaroğlu’nun “İktidar Doğu Akdeniz’de hiçbir şey yapmıyor” açıklamasına dair de Erdoğan, “Sondaj gemilerimiz sismik araştırma gemilerimiz, firkateynlerimiz, helikopterlerimiz, hepsi oradaydı. Gözü var ama görmüyor. Ne yapalım? Bakar kör” dedi.

 ‘GEREK İNCİRLİK, GEREK KÜRECİK’

Bir gazetecinin Kürecik ve İncirlik üstleri için itidal çağrısı yapan Kılıçdaroğlu’nun geçmişte “Gerekirse İncirlik kapatılsın” sözünü hatırlatması üzerine Erdoğan, “O açıklamalar hatırlanırsa demek ki çok isabetli olacak. Çünkü ‘Benim oğlum bina okur, döner döner yine okur’ noktasında. Yalan ne yazık ki bol. Burada neyin itidalinden bahsediyorsun? Kılıçdaroğlu kendine göre bizi ters köşe yapmaya çalışıyor. Her adımını dikkatli şekilde sürdüren bir iktidar var. Gerek İncirlik (üssü), gerek Kürecik (üssü), gerekirse ikisi birden… Eğer bu ülkenin değerlerine saygı duyuyorsanız, ‘Bu ülkenin geleceği için biz de bir şey katalım’ diyorsanız, o zaman atılan bu adımlarda bize itidali nerede tavsiye edeceğinizi iyi düşünün. Buna kalsa bunlar, bize terörle mücadelede de itidal tavsiye edecekler. Hala da ediyorlar. Biz nerede itidalli davranacağımızı, nerede kararlı adımlar atacağımızı gayet iyi biliyoruz” ifadelerini kullandı.

KANAL İSTANBUL’DA TEHDİT İDDİASI

Erdoğan, Kanal İstanbul Projesi ile ilgili soruya, “Kanal İstanbul’a bileşik kaplar usulüyle bakın. Tuzlu su, az tuzlu su. Bunlar bir araya geldiği zaman ortaya ne çıkar? Bunun bir ortalaması çıkar. Karadeniz’in tuz oranı nedir? Marmara’nın tuz oranı nedir? Olaya buradan bakılması lazım. Buradan bakarsanız, ortalamasını yakalarsınız. Kaldı ki bizim burada derdimiz şu: Hatırlayanlarınız varsa, Selimiye’nin önlerinde Independenta tankeri 7-8 ay yandı. Hatta o patlamada hamilelerin erken doğum yaptığı bile yazıldı. Bunun dışında gerek Karadeniz’den gelirken gerek Marmara’dan giderken yalılara çarpan kuru yük gemileri, tankerler oldu. Daha son zamanlarda da bu tür bir kaza yaşandı. Şimdi bu mudur çevre hassasiyeti yoksa bu tehlikelerden arınmış bir kanal mı? Kaldı ki Boğazlarda, Montrö’de bize tanınan bir hak yok, istedikleri gibi gelip geçiyorlar. Düşünün, sizin Boğazınızı kullanıyorlar ama hiçbir şey elde edemiyorsunuz. Öyle bir durum var. Kanal İstanbul ise böyle değil, Süveyş Kanalı’nda ve diğerlerinde oraların nasıl kendilerine ait hakları varsa biz de bu yatırımı yaptığımız zaman bu tür bir hukukumuz doğacak. Üstelik kaza endişesi de taşımayacaksın. İşin bir de bu güzelliği var” şeklinde cevap verdi.

Erdoğan, Kanal İstanbul kapsamında çok farklı bir İstanbul inşa edeceklerini ileri sürerek, “Üzerinde 5 tane köprünün olduğu, içme suyu hatlarının deplase edildiği bir modeli hayata geçireceğiz. Bundan inanın bunların haberi yok. Hatta televizyonlarda da Kanal İstanbul’la ilgili görüntüler var. O görüntüler işin nihai hali değil” şeklinde konuştu.

YENİ PARTİLER

AK Partinin içinden çıkan yeni parti ve girişimlerle ilgili konuşan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz bunu trenden inenler olarak anlatmıştık. Arkadaşlarıma hep söylüyorum: ‘Asla gündemimizde olmamalı. Herkes yoluna!’ Biz zaten ‘Durmak yok, yola devam’ diyoruz ve çalışmaya devam ediyoruz. Sadece bir şeyi söylemek herhalde yeterlidir. Özellikle başbakanlık, genel başkanlık görevini bıraktığı zaman bu arkadaşlardan birinin yaptığı konuşmayı dinlemişseniz veya dinlerseniz her şey orada mevcut. Biz yol arkadaşlarımızdan, teşkilatımızdan memnunuz, sıkıntımız yok. Çok daha kararlı bir şekilde kongrelerimize hazırlanıyoruz. Kongrelerimizi yapıp, bu kongrelerde gelen arkadaşlarımızla da inşallah 2023 seçimlerine gireceğiz. Bunun dışında başka hazırlanan var mı, yok mu ayrı konu. Varsa vardır. Biliyorsunuz, bundan önce de bu işi yaşadık. Üstelik de grup kuracak şekilde ayrıldılar. Ben burada sorsam, kaç tanesinin ismini kaçınız hatırlarsınız? Mesele bu. Onun için biz gündemimizi bunlarla meşgul etmiyoruz. Bizim yapacak çok işimiz var. Biz onlara bakalım.”

SİMİT SARAYI AÇIKLAMASI

Ziraat Bankası’nın, Simit Sarayı’nı almak için Rekabet Kurumu’na başvurmasına ilişkin Erdoğan, “Bunu duyduğum anda genel müdürümüzü aradım. Genel müdürümüz, ‘Bir ara gündeme geldi ama böyle bir şeyi şu anda düşünmüyoruz’ dedi. Zaten Ziraat Bankası değil, Ziraat Bankası’nın girişim sermayesi şirketi. O tablo şu anda bu seyirde. Benim bunu tasvip etmem mümkün değil. Geçmişte kamu bankalarının görev zararı olayları sebebiyle nasıl battığını hatırlayın; bütün kamu bankaları görev zararı adı altında çökertilmişti” diye konuştu.