Herşeyimizi kaybederiz!

3. Milli Kültür Şurası'nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Çağıımızın en büyük sorunlarından biri kültürel sığlaşmadır. Televizyonların, internetin özellikle sosyal medyanın kültürümüzü adeta yiyip bitirmesine izin veremeyiz." dedi.

Herşeyimizi kaybederiz!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığının düzenlediği "3. Milli Kültür Şurası" nın açılışına katıldı. Açılış törenine Erdoğan'ın yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker, İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan açılış töreninde yaptığı konuşmasında, "Öncelikle kültür faaliyetleri adı altında niteliksiz, milli kültürümüze uymayan, kültür hayatımıza katkı sağlamayan etkinlikler konusunda dikkatli olmalıyız. Çağımızın en büyük sorunlarından biri kültürel sığlaşmadır. Hiçbir derinliği ve kalıcılığı olmayan günlük üretilip, günlük tüketilen işlerle bir kültür ve medeniyet inşa edilemez. Kalıcı ve uzun vadeli işlere yoğunlaşmak zorundayız" dedi.

"SOSYAL MEDYANIN KÜLTÜRÜMÜZÜ ADETA YİYİP BİTİRMESİNE GÖZ YUMAMAYIZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Özellikle gençlerimizi bir ustanın, bir üstadın dizinin dibinde oturtarak gerçek sanat ve kültürü öğrenmeye teşvik etmeliyiz. Benim siyasetteki tecrübem bunu gösteriyor. Kültürün her alanında birikimimizi sahiplenecek değerlerimizi yaşatacak çalışmaları ön plana çıkarmalı ve desteklemeliyiz. Televizyonun, internetin özellikle ede sosyal medyanın kültürümüzü adeta yiyip bitirmesine göz yumamayız. Tam tersine bu imkanları kendi kültürümüzü yeni kuşaklara aktarma konusunda etkin bir şekilde kullanmanın yollarını aramalıyız." diye konuştu.

"TORUNLARIM İZLİYOR"

Erdoğan, "Diriliş Ertuğrul dizisi benzer bir şekilde ülkemizin içinde ve dışında ilgiyle takip ediliyor. Eğer benim 6-7 yaşındaki torunum, 12-13 yaşındaki torunum sadece normali izlemekle kalmayıp tekrarını da izlemek suretiyle tekrarını da izlemek suretiyle buna aşina oluyorsa, demek ki bunu kazanmışız. Öyleyse bundan sonraki süreçte de yatırımlarımızda bunlara çok daha yer vermek durumundayız" dedi.

"İRFANDAN YOKSUN BİR KÜLTÜR AÇIK KONUŞAYIM HAMALLIKTAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR"

Erdoğan, "Müzik alanında yaşanan yozlaşmaya rağmen ve hatta ona inat, müziğimizin farklı alanlarında çok nitelikli çalışmalar yapılıyor. Aşık Veysel'in, Muharrem Ertaş'ın, Neşet Ertaş'ın eserleri yediden yetmişe bütün insanlarımız tarafından tekrar keşfediliyor, yeni yorumlarla her gün bir kez daha hayat buluyor. Itri'nin, Dede Efendi'nin Tamburi Cemil Bey'in ve diğer üstatların ölümsüz eserleri hem icra ediliyor, hem yeni eserlere ilham kaynağı oluyor. Demek ki uğraşınca, emek verince, kaynak ayırınca netice alınabiliyor. Bu tür örnekleri çoğaltmalıyız. Diğer hususlarla birlikte, medya alanındaki faaliyetlerimizin de ölçüsü bilmek ile anlamak arasındaki farkı ifade eden kültür ve irfan kavramları olmalıdır. İrfandan yoksun bir kültür açık konuşayım hamallıktan başka bir şey değildir. Ahlaktan yoksun yoksun bir kültür anlayışı bizi ancak yozlaşmaya götürür" dedi.

"SİYASİ İKTİDAR, SEÇİMLE, OYLA, SANDIKLA OLUNABİLİR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Siyasi iktidar, seçimle, oyla, sandıkla olunabilir. Ama kültür iktidarı için çok daha farklı bir birikime emeğe, çalışmaya, dirsek çürütmeye, alın teri dökmeye ihtiyacımız var. Kültürel yabancılaşamaya ve kültür emperyalizmine karşı yerli ve milli olan kültür değerlerimizi evrensel dille yeniden keşfetmeli, yeniden inşa etmeliyiz. Bir kültür ürününün formunun yerli ve milli olması, onun manasının ve mesajının evrensel olmasına asla engel değildir" diye konuştu.

"ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ İLE ÜLKEMİZİ YENİ BİR YÖNETİM SİSTEMİNE KAVUŞTURMANIN MÜCADELESİNİ VERİYORUZ"

Erdoğan, "Eğer bugün İstanbul'un sokaklarında yürüyen bir kişinin kıyafetinden, ayakkabısından, şapkasından, vücut çalımından hangi kültüre mensup olduğunu çıkartamıyorsak, kültürel kuraklığın pençesindeyiz demektir. Bir sofranın başına geçtiğimizde, örtüsünden, tabaklarına, yemeklerinden sunumuna tüm unsurlarıyla hangi millettin ürünü olduğunu anlayamıyorsak durum gerçekten vahimdir. Bu tartışmalar dünyanın pek çok yerinde yapılıyor. Aynı sancılar oralarda da çekiliyor. Fakat bizim bir farkımız var. Biz hem medeniyet birikimi, hem tarihi geçmişi, hem de devlet geleneği bakımından çok farklı bir milletiz. Çağ kapatıp, çağ açmış bir ecdadın torunları olarak kendimize yeni ve büyük bir gelecek inşa etme gücüne, iradesine, imkanına sahibiz. İşte onun için 'büyük Türkiye' diyoruz, 'güçlü Türkiye' diyoruz. Onun için 2023 hedeflerimize ulaşmak istiyoruz. İşte bunun için gençlerimize 2053 ve 2071 vizyonlarını miras bırakıyoruz. Ve işte bunun için anayasa değişikliği ile ülkemizi yeni bir yönetim sistemine kavuşturmanın mücadelesini veriyoruz" dedi.

Kaynak: Diyarbakır Söz

Çok Okunan Haberler