Millet ittifakındaki "ben" kavgası neyin işareti?

CHP Lideri Kılıçdaroğlu'nun seçim vaatlerinde ittifak adına değil de "ben" vurgulu açıklamaları ve İYİ Parti'nin "Kemal bey bize sordu mu?" tepkisi Millet İttifakında cumhurbaşkanı adayı konusundaki kavgayı daha ileri boyuta taşıdı.

Millet ittifakındaki

Geçtiğimiz günlerde CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu sosyal medya hesabından gençlere seslendiği videoda iktidar olmaları durumunda ilk 6 ayda neler yapacaklarını sıraladıkları vaatlerinde "Söz veriyorum hepsini tek tek ben yerine getireceğim" şeklide tekil vurgulu ifadeleri Millet İttifakında tepkilere neden oldu.

İYİ PARTİ: KEMAL BEY BUNLARI BİZE SORDU MU?

Kılıçdaroğlu'nun ittifak ruhuna aykırı ifadelerine İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Cihan Paçacı "Kemal Bey bunları bize sordu mu" sözleriyle tepki gösterdi.

"Ortak dil" vurgusu yapan Paçacı "Cumhurbaşkanı adayı olarak ve tekil bazda konuşuyorsa bu ittifak ruhuna uygun düşmez, doğru da değil. Ortak dil önemlidir ve şarttır. Sayın Kılıçdaroğlu şahsı adına mı bunları söylüyor, yoksa ittifak adına mı konuşuyor? Bunları net olarak ortaya koymalıdır. Eğer ittifak adına konuşuyorsa doğal olarak bunlardan haberimizin olması gerekir" dedi.

Yaşanan gelişmeleri Kanal 7 Ankara temsilci ve Haber7 yazarı Mehmet Acet, GENAR Araştırma Şirketi Başkanı İhsan Aktaş ve Optimar Araştırma Şirketi Başkanı Hilmi Daşdemir ile konuştuk.

MEHMET ACET: İTTİFAKTA CİDDİ BİLİNMEZLER VAR

Kanal 7 Ankara temsilci ve Haber7 yazarı Mehmet Acet Millet ittifakında Cumhurbaşkanı adayı çıkarma hususunda çok ciddi bilinmezlerin olduğunu ve bunun da ittifak paydaşları arasında zaman zaman ciddi gerilimlere sebebiyet verdiğini ifade ederek "Bu son açıklamaları da bu gerilimin kamuoyuna yansımış hali olarak değerlendiriyorum. Bir uzlaşma sağlamaları kolay gözükmüyor. Yani CHP'nin zihninden geçen Cumhurbaşkanı adayı profiliyle ya da Kılıçdaroğlu'nun zihninden geçen Cumhurbaşkanı adayı ile Akşener'in zihninden geçen Cumhurbaşkanı adayı profili birbiriyle uyumlu değil. Meral Akşener kendisi aday olmak istiyor zaten ama Kılıçdaroğlu buna sıcak bakmıyor." dedi.

“GERİLİMİN BU DERECE YANSIMASI BİR İLK“           

Kılıçdaroğlu'nun tekil ifadelerle seslenmesi ve İYİ Parti'den gelen tepkinin daha önce bu seviyeden yaşanmadığını belirten Acet "Kılıçdaroğlu'nun kendi aday olmak istediği yönünde zaten haberler söylem ve söylentiler yayılmış durumda. Farklı duruştan kaynaklı gerilimin bu derece yansımasını ilk defa görüyoruz. İYİ Parti diyor ki "Biz güya ortağız ama siz kendi başınıza hareket ediyorsunuz, kendi başınıza vaatlerde bulunuyorsunuz! Bu nasıl ortaklık" demiş oluyor." ifadelerini kullandı.

CHP CEPHESİNDEN YUMUŞATMA HAMLESİ

Daha önce Kurmay ekibinden CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu'nun Kılıçdaroğlu'nun adaylığını ilan etmesi ve bu çıkışın bizzat Kılıçdaroğlu tarafından düzeltilmek zorunda kalındığını hatırlatan Acet şimdi de CHP'de yeni gerilimi yumuşatmak için girişimlerin olduğunu söyledi.

CHP cephesinde yaşanan gelişmelerle ilgili Muharrem Sarıkaya'nın yazısına değinen Acet "Muharrem Sarıkaya'nın köşesinde de bu konu gündeme gelmişti. Bugün yazdığı yazıda Sarıkaya CHP'li bir isimle konuşmuş ve o isim de AK Parti'yle İYİ Parti'yle herhangi bir sorun yok. İki genel başkan pazar günü bir araya geldiler gibi ifadeler kullanmış. Bakalım ilerleyen dönemlerde nasıl sorunlar ortaya çıkacak. Çıkma ihtimali potansiyeli var çünkü Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda iki parti ayrı ayrı yerden bu sürece bakıyorlar." dedi.

İHSAN AKTAŞ: TEK PARTİ GİBİ HAREKET EDİLECEĞİ İMAJI VERİLMEYE ÇALIŞILIYOR AMA İŞİN DERİNİ BAŞKA!

GENAR Araştırma Şirketi Başkanı İhsan Aktaş Millet ittifakının tek parti gibi hareket edeceği imajı verilmeye çalışılmasına rağmen yıllardır bu birlikteliğin ortaya hiçbir vizyon koymadan Recep Tayyip Erdoğan karşıtlığı ile ayakta durduğunu ancak toplumda her partinin tabanda farklı toplumsal refleks ve frekanslara karşılık geldiğini ifade etti.

Aktaş reel politikle siyasetin derininde işlerin nasıl işlediğini örnek vererek şu sözlerle anlattı;

Her partinin kendi iddiası kendi vatandaşa sunduğu beyanı, kendi alt çıkar grupları ve toplumsal refleksleri var. Zaten buradan baktığınız zaman ben uzun zamandır bir şeyi dillendiriyordum. Yaklaşık 7-8 yıldır muhalefette tek bir konu üzerinden gidiliyor: Recep Tayyip Erdoğan karşıtlığı. Bu karşıtlı siyaset üretmeden fikir koymadan, memleketin geleceğine dair ekonomiyle sağlıkla ilgili hiçbir cümle kurmadan sadece Recep Tayyip Erdoğan karşıtlığı üzerinden toparlanmak bence yükü taşıyamıyor. Mesela örnek verelim İYİ Parti ve CHP anlaştı. HDP bu sürece katılmadığı zaman bu anlaşmanın bir anlamı yok. Bir sepet oluşturdular, küçük partilerin tamamını bu sepetin bir parçası sayıyorlar. Oysa onların da tabanları var. CHP Abdullah Gül'ü aday koyduğu zaman Muharrem İnce bir tavır sergilemişti. Yani eğer Abdullah Gül aday olursa Tayyip Erdoğan'ı yeğlerim diye. Onun üzerine de kendisi aday oldu. Cumhuriyet Halk Partisi kendi içinde birçok tartışmaya şahit olmakla beraber çok bilinmeyenli bir denklemi takip edeceğiz. Bir çatı oluşturup bir çatı üzerinden devam etmek çok da kolay olmayacak.

ÇOK BİLİNMEYENLİ DENKLEM

Erdoğan karşıtlığı ile bir arada durabilen Millet ittifakının kutuplaşma tonlarının daha az olduğu bir atmosferde nasıl şekil alacağının da merak konusun olduğuna vurgu ayapan Aktaş "Kanaatimce Cumhurbaşkanlığı seçimine giderken muhalefetin uzun zamandır 'Yüzde 50'nin cumhurbaşkanı', 'Yüzde 50'ye hitap eden cumhurbaşkanı' gibi eleştirileri var. AK Parti tonunu daha yumuşak tuttuğunda veya cumhurbaşkanımız da "Madem öyle istiyorsunuz, buyurun gelin" deyip herkesin cumhurbaşkanı çerçevesi çizildiğinde ne diyeceklerini merak ediyorum. Aslında AK Parti'nin de kimseyi kutuplaştırdığı yok. İzmir'den de Diyarbakır’dan da aynı yüzde 35 oy alan bir parti. Demek ki toplumu kutuplaştıran AK Parti değil. Dolayısıyla biz takip edeceğiz; bu çok bilinmeyenli denklemi bir çatı altında bir araya getirecekler mi, yada hiçbir varlık, geleceğe dair hiçbir vizyon koymadan sadece Tayyip Erdoğan karşıtlığı üzerinden bu işi modelleyebilecekler mi, doğrusu çok mümkün gözükmüyor. Biz bu ve benzeri tartışmalara daha çok şahit olacağız." dedi.

İMAMOĞLU’NU SADECE FATİH’E BENZETMEDİ “İSTİKBALİMİZ” DEDİ

Akşener'in CHP'li İmamoğlu'na "Fatih" benzetmesi yaptığı zaman "İstikbalimiz" ifadesi kullandığına da dikkat çeken Aktaş Kılıçdaroğlu'nun adaylığı kesin olduğu zaman oluşabilecek muhtemel senaryoyu şekilde anlattı;

İmamoğlu ile İYİ Parti'nin dayanışması, Cumhuriyet Halk Partisi İmamoğlu dayanışmasından daha güçlüydü. Bu devam eden bir süreç, bugün ortaya çıkmış bir şey değil. Bu anlamda Kılıçdaroğlu'nun adaylığı söz konusu olacaksa Meral Hanım Ekrem İmamoğlu'nu yeğler. Bu Cumhuriyet Halk Partisi kurumsalına bir baskıdır. Aynı zamanda sürpriz bir şekilde Kılıçdaroğlu'nun adaylığı kesin olursa Ekrem İmamoğlu İYİ Parti tarafından da aday gösterilebilir. Akşener İmamoğlu'nu sadece Sultan Fatih'e benzetmedi aynı zamanda da "İstikbalimiz" dedi. Siyasiler rastgele cümle kurmazlar. Bilinçli kullanırlar cümlelerini. Bu süreç içerisinde bir kanaatim var; toplamda Millet ittifakı içerisindeki tartışmalardan daha çok CHP içerisindeki tartışmaya şahit olacağız.

HİLMİ DAŞDEMİR: MİLLET İTTİFAKINDA BİR AYRIŞMA BEKLEMİYORUM

Optimar Araştırma Şirketi Başkanı Hilmi Daşdemir Millet ittifakında halka yansıyan bir takım gerilimlerin özünde yüzeysel olduğunu ve ayakta tutulmaya çalışılan ittifak bir üst aklın eseri olduğu için "Bu tür çıkışları, yapılan açıklamaları partilerin kendi alanlarını biraz daha genişletme çabası olarak değerlendirmek gerektiğini" ifade etti.

CHP'li Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş'ın Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayı kim olacak sorusuna verdiği "Ulusal ve uluslararası karar vericilerin işaret edeceği aday" cevabını hatırlatan Daşdemir "Dolayısıyla burada uluslararası bir yapı, konsorsiyum veya bir patronaj var. Bunlar ittifakın kimler tarafından oluşacağına, nasıl şekilleneceğine karar veren ekip. Dolayısıyla bugünden yarına bir gerilim oldu diye hiç kimse ittifakın özellikle hayır bloku açısından HDP'yi de dâhil ederek millet ittifakına söylüyorum, orada bir çatlak ya da ayrışma beklemiyorum. Ama kısmi olarak önümüzdeki günlerde barajın da düşmesiyle birlikte İYİ Parti ve HDP'de biraz oy azalması olacaktır. O ayrı bir konu." dedi.

İTTİFAKIN RİZİKOSU HİZİPLEŞMELER!

Cumhurbaşkanlığı seçimine giden süreçte ittifakın hizipleşmeye karşı bir imtihan vereceğinin de altını çizen Daşdemir "İttifakın bozulması zor ama diğer taraftan da farklı farklı hizipleşmeler var. Akşener pozisyon alırken Ekrem İmamoğlu ve Ekibiyle hareket ederken, Kılıçdaroğlu Mansur yavaş ve Ankara ekibiyle hareket ediyor. Dolayısıyla her iki taraf da birbirini yokluyor. Burada çoklu aday mı olacak, tek aday mı olacak önceki gibi bilmiyoruz henüz. Gerek 2014 gerek 2018'deki eylemlere baktığımızda tek aday üzerinde bir tercih olduğunu önümüzdeki dönemde de aynı aksiyomun tekrarlanacağını bekliyorum." ifadelerini kullandı.

Kaynak: Diyarbakır Söz