Görüş Bildir

Ucuz kahramanlık sevdalıları

Ucuz kahramanlık sevdalıları

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzleme Heyeti ve Dolmabahçe açıklaması ile ilgili sözlerine yönelik tepkilere isim vermeden yanıt verdi: Meselesi koltuk olanlar, ucuz kahramanlık sevdalıları bizi anlamadı anlayamaz.

 Ankara’da muhtarlarla bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzleme Heyeti ve Dolmabahçe açıklaması ile ilgili sözlerine yönelik tepkilere isim vermeden yanıt verdi. Cumhurbaşkanı sözlerine, "Eğer itiraz ediyorsam bunu bugüne kadar yaşananları bilen biri olarak yapıyorum." diye başladı. Erdoğan sözü Cemaat'e getirdi:

>"Bu ülkede, paralel yapılanmaya dikkat çekerek yapıyorum. Paralel devlet yapılanmasının özellikle bizlere yönelttiği çağrılara bakarsanız, nerelerle nasıl paslaştıklarını gayet iyi ortaya koyuyor, eleştiriyorsam barış kardeşlik, milletim adına yapıyorum. Biz dertliyiz. Dert adamı söyletir. Eleştiriyorsam yaşadıklarımdan, bildiklerimden konuşuyorum... Meselesi koltuk olanlar, ucuz kahramanlık sevdalıları bizi anlamadı anlayamaz. Biz şahsi meseleleri işin içine katmadan bu işi çözeceğiz. Kimse şahsi hırslarını, ideolojik saplantılarını çözüm sürecinin önüne koymasın... Çözüm süreci benim sorumluluğumda başladı. Bundan sonrasına ilişkin yorum yapmak herhalde benim hakkım, benim vazifemdir."

>Cumhurbaşkanı Erdoğan HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş'ı, "Sen yalnız kaldın" sözlerini hatırlatarak eleştirdi:

>"Birileri diyor ki, 'Artık tek adamsın, yanında kimse yok'. Ben cumhurun başkanıyım, milletin başkanıyım. Büyüklerin güzel bir lafı var, çok güzel bir laf: Kendini bil, haddini bil, neslini bil...Ama bunlarda hiçbiri yok. Niyet hayır, akıbet de inşallah hayır olacak."

>'Önce silahlar bırakılsın'

>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hükümet'le görüş ayrılığı yaşadığı çözüm sürecinde izlenecek yolla ilgili de konuştu. Erdoğan, IRA örneği verdi, Hükümetin atacağı adımlardan önce PKK'nın silah bırakması gerektiğine vurgu yaptı:

>"Bu sözüne güvenilmeyen figürlerle yola devam mı edeceğiz, önce silahı bırakacaksın. IRA bölgede, İngiltere'de silahları betona gömdü. Sizin buna benzer attığınız bir adım yok, silahı bırakacaksın, çatışmanın dilini bırakacaksın, söyleyecek sözün varsa demokratik zeminde, siyasette söyleyeceksin. Çözüm istemiyorsanız kusura bakmayın, biz bu meseleyi çözmek için onlara değil milletimize güvenerek yola çıktık. Biz milletimizle yolumuza devam eder, silahlara tasallut edenlere rağmen biz bu meseleyi çözeriz."

>HDP'ye de seslenen Erdoğan, "Eğer bu ülkede siyaset yapmak, çözüme katkı sağlamak istiyorlarsa önce silahların gölgesinden, tasalludundan kurtulacaklar" dedi:

>"O silahları bırakmadığınız sürece çözüme zerre kadar katkınız olmaz. Şimdi söylüyorlar, silahlar bırakılsın. İfade olarak çok güzel, ama bir yıl önce de bunlar söylenmişti. Tamam dendi, e ne oldu. Ben ne dedim, uygulamaya bakarız. Bunu görmeden, bunlara inanmak mümkün değil. Uygulamayı görelim."

>'Kürt sorunu yoktur'

>Erdoğan, Balıkesir’de söylediği “Kürt sorunu yoktur” sözlerini bir kez daha tekrarladı.

>2005 yılında Diyarbakır’da “Kürt meselesi benim meselemdir” dediğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Devletin çözüm çabasına girmesiyle birlikte Kürt sorunu kavramı artık geçerliliğini yitirmiştir.” dedi:

>“Kürt sorunu yoktur dediğimde bunu art niyetle başka yere çekmeye çalışıyorlar. Artık Türkiye'de Kürt sorunu yoktur, Kürt kardeşlerimin sorunu vardır, bakın bu başka bir şey, yatıp kalkıp Kürt sorunu şöyle, Kürt sorunu böyle... Kardeşim bana bırak bu işleri söylemeyi, Kürt kardeşlerimin sorunu olabilir, Kürt kardeşimin de var, Türk'ün de var Zaza'nın da hepsinin sorunları var. Bunları gidermek için çalışacağız, ayrım yapmayacağız. Sanki bu ülkede Kürt sorunundan başka mesele yok. Bu, ülkeyi bölmeye gayret etmektir. Bu ayrımcılıktır, bu nüans son derece önemli.”