Görüş Bildir

Ülkenin yükselişinden rahatsızlar!

Ülkenin yükselişinden rahatsızlar!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İzmir'de camilerin hoparlörlerine sızan alçaklar saygısızca yayınlar yaparken o ildeki CHP yöneticileri zevkten dört köşe sosyal medyada bu rezilliği aktarıyor." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir'deki camilerden yapılan korsan müzik yayınınıyla ilgili CHP'ye sert eleştirilerde bulundu. "İzmir'de alçaklar saygısızca yayınlar yaparken o ildeki CHP yöneticileri sosyal medyadan zevkten dört köşe buna seviniyor. Bunların hayallerinde camilerden ezan sesi yerine başka bir ses duymak vardır." Erdoğan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'a da şöyle tepki gösterdi: "Düşünün Başbakanlığım döneminde görev verdiğim bazı kişiler şimdi farklı bir şekilde bize saldırıyor. Yahu sen bakansın. Atılan bir adımda Başbakanın onayı olmadan sen o adımı atabilir misin? Şimdi nasıl oluyor da o işleri 'Ben ben ben...' Ne ben'i yahu?"

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan AK Parti MKYK toplantısından önce yaptığı açıklamada CHP’yi hedef aldı. Erdoğan şu mesajları verdi:

MASKE UYGULAMASINDA TAVİZ YOK

Bakanlıklarımız ve tüm kurumlarımız salgın sürecinde tarihi başarılara imza attı. Ülkemiz başarılı bir süreç yönetimi gösterdi. Bugün her bakımdan gelişmiş ülkelerin dahi ilerisinde bir yerde olduğumuzu görüyoruz. Her fırsatta tekrar ettiğim gibi ülkemizde ve dünyada günlük hayat yeni kurallara göre işlemek durumundadır. Maske, fiziki mesafe, temizliğe riayet diye özetleyebileceğimiz yeni bir düzene geçiyoruz. En küçük bir ihmal salgının yeniden hortlamasına yol açabilir. Böyle bir durumunda ne derece ağır ekonomik ve sosyal koşullara yol açabileceğini geçtiğimiz günler göstermiştir. Sizlerden maske, sosyal mesafe gibi uygulamaların tavizsiz takip edilmesini istiyorum. Derhal tedbir alınmasını sağlamalısınız.

VATANDAŞIMIZA SAHİPSİZ OLMADIKLARINI GÖSTERDİK

Yaşadığımız her büyük sıkıntı gibi salgın sürecinin de bir imtihan olduğu bilinci ile çalışmalarımızı yürütüyoruz. Tüm imkanları seferber ediyor, var gücümüzle gayret gösteriyoruz. Her kesimin ihtiyaçları için ayrı çözümler üreterek menfi etkileri azaltmaya çalışıyoruz. Bugüne kadar 5.5 milyon vatandaşımıza 1000’er lira destek ile sahipsiz olmadıklarını gösterdik. Herkesin yıl sonuna kadar önünü görebilmesini sağladık.

IZDIRABIMI BİLİYORSUNUZ

Ülkenin önüne takoz olmayı, milletin değerlerine husumeti, devleti yıpratmayı temel siyaseti haline getiren CHP yine çirkin yüzünü sergilemekten geri durmuyor. İzmir’de alçaklar saygısızca yayınlar yaparken o ildeki CHP yöneticileri sosyal medyadan zevkten dört köşe buna seviniyor. Bunların hayallerinde camilerden ezan sesi yerine başka bir ses duymak vardır. 18 yılda ülkemize çağ atlattık. Hep birlikte ülkemizi 2023 hedeflerine ulaştırdığımızı da göreceğiz. CHP’nin başındaki zata cevap vermek zorunda kalma ızdırabımı çok iyi biliyorsunuz.

CHP DÖNEMİNDE EKMEK KARNEYLE DAĞITILDI

‘Buhran’ ithamına kısaca değinmek istiyorum. Türkiye için buhran yabancı bir kavram değildir. Bu ülke CHP döneminde ekmeği karne ile dağıtma buhranını yaşamıştır. Yaşatan kimdi? CHP. Bu ülke geçmişte demokrasiyi açık oy gizli tasnif olarak gören faşist kafanın yol açtığı nice baskı ve zulüm buhranı yaşamıştır. Yaşatan CHP. Bu ülke temel gıda kuyrukları buhranı yaşamıştır. Hastane kapılarında yığılan insanlarının muayene olacak doktor, şifa için alınacak ilaç bulamama buhranı yaşamıştır. Yaşatan kim? Başta bay Kemal ve CHP. Evlatlarını gönderecek yükseköğretim bulamama buhranı yaşamıştır.

CHP GARİP HEYECANA KAPILDI

Salgında dünya çapında 5 milyar insan evde kalırken, 2.7 milyar insan da çalışmaya devam etmiştir. CHP kanadının salgın sırasında garip bir heyecana kapıldığını herkes gibi sizler de fark etmişsinizdir. Ekonomi yerle yeksan olacak, millet isyan edecek. Böylece hükümet yıkılacak meydan da kendilerine kalacak. Kendilerine felaketten iktidar çıkarma hevesi bir kez daha tüm benliklerini kapladı tabii yine hüsrana uğradılar. Salgın krizini en az hasarla geride bırakıyoruz. Aslında biz ülkemiz için hayırlı olan ne teklif varsa hepsine açığız ama CHP Genel Başkanı’nın ‘Buhrandan çıkış’ diye dillendirdiği hususların hiçbiri şifa içermiyor.

KEMAL BEY BİLMEZ

Biz TL’den 6 sıfır attığımızda bunlar ona da karşı çıkıyorlardır. Küresel krizin bizi teğet geçeceğimiz söylediğimizde saldırıyorlardı. Enflasyonu tek haneli rakamlara düşürdüğümüzde anlamsız bir karın ağrısı ile eleştirmeyi sürdürüyorlardı. Faiz çift haneli rakamdayken bunu da tek haneli rakamlara düşürdüğümüzde yine aynı şekilde zil takıp oynuyorlardı. Bakanım durumunda olanlar şimdi farklı saldırılar peşinde geziyorlar. Bir başbakan onay vermeyecek, sen kalkacaksın bakan olarak adım atacaksın. Biz iyi olan her şeyi takdir edecek insan arıyoruz. Kötü olan her şeyi bize yıkmaya çalışana da milletimiz hesabını sorar. Ben G20 Zirvesi’nde kamu-özel ortaklığını anlattım. Antalya’daki zirvede anlatsana dediler, anlattım. Ama Bay Kemal kamu-özel ortaklığını bilmez.

BABACAN’A TEPKİ

Düşünün Başbakanlığım döneminde görev verdiğim bazı kişiler şimdi farklı bir şekilde bize saldırıyor. Yahu sen bakansın. Atılan bir adımda Başbakanın onayı olmadan sen o adımı atabilir misin? Şimdi nasıl oluyor da o işleri ‘Ben ben ben…’ Ne ben’i yahu? Bir başbakan onay vermeyecek, sen kalkacaksın adım atacaksın. Bunu kime yutturuyorsun? Böyle kalkıp YouTube’larda topladığınız adamlarla netice almanız mümkün değil. Biz şu an takdir edecek insan arıyoruz. Kötü olacak her şeyi bize yıkma hesabı içinde olanların hesabını zaten milletim sorar. Bu milletin vicdanından her şey Allah’ın izniyle döner.

DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜKLER ADASI

27 Mayıs'ta Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nın açılışını yapacağız. Sembolik bir ekiple inşallah Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nın açılışını yapacağız. Bu açılış, inanıyorum ki CHP zihniyetinin yine farklı bir görünümünü ortaya koyması bakımından çok ama çok önemli olacak. CHP zihniyetinin arkasında durduğu o zamanın yargısının nasıl oluyor da işte devrin başbakanını ve arkadaşlarını idam ettiklerini göstermesi bakımından çok önemli. Şimdi ise orayı çok farklı bir konuma taşıdık ve inşallah 27'sinde hem açılışını yapacağız ve böylece adını da artık Yassıada olarak değil, Demokrasi ve Özgürlükler Adası olarak anacağız. Bu konuda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine de teşekkür ediyorum. Çünkü yapımını onlar üstlendi. Dolayısıyla işletmesini de belli bir süre onlar yürütecekler. Böylece orada da yine adeta kamu-özel iş birliğiyle bu yatırımı yapmış olduk.