Görüş Bildir

Guatr diye gitti, akciğer tümörü çıkarıldı!

Guatr diye gitti, akciğer tümörü çıkarıldı!

Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapılan başarılı operasyonla hastanın akciğerinin üst lobunda bulunan ve organın üçtü birini kaplayan tümör, kapalı guatr ameliyatı için açılan kesiden çıkarıldı.

Guatr hastalığı nedeniyle ameliyat olması gereken 50 yaşındaki Bülent Bıçak'ın yapılan tetkiklerinde, sağ akciğerinin üst lobunda tümör tespit edildi. İki rahatsızlığı nedeniyle ameliyat edilmesine karar verilen hastanın guatrının alınması için açılan kesiden, akciğerinde bulunan tümör de çıkarıldı.

Operasyonun, guatr ameliyatıyla aynı anda yapılmasının yanı sıra, tümörün göğüs kemiği kaldırılmadan guatr kesisinden çıkarılması dolayısıyla da Türkiye'de bir ilk olma özelliği taşıdığı belirtildi.

OPERASYON TÜRKİYE’DE BİR İLK

Operasyonu gerçekleştiren Doç. Dr. Çağatay Saim Tezel, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, hastanelerinin kapalı cerrahi ameliyatına ilk başlayan merkezlerden biri olduğunu ve bu yöntemle torakoskopik denilen kamerayla iki veya üç delikten akciğer tümörü ameliyatları yaptıklarını söyledi.

Hastanelerinde şu ana kadar bu yöntemle 150'den fazla vakaya müdahale ettiklerini belirten Tezel, şöyle konuştu:

"Ancak bu operasyonun en önemli özelliği, guatr sorunu olan hastanın guatr kesisinden girerek sağ akciğerinin üst lobundaki tümörü alabiliyor olmamızdır. Bu, ülkemizde daha önce yapılmış bir ameliyat değil. Dünyaya da bakacak olursak yapılan ameliyatlar bir, iki tane. Ama onda da işlem göğüs kemiğini yukarı kaldıran bir ekartör vasıtasıyla yapılabiliyor. Biz geçen hafta içerisinde bu kaldırma işlemini gerçekleştirmeden doğal yoldan soluk borusunun önünden girerek, sağ akciğerin üst lobuna giden damarları, bronşları kesmek suretiyle hastanın üst lobundaki tümörü üst lobuyla beraber, guatr ameliyatı için açılmış olan kesiden çıkarmayı başarabildik."

"AĞRI NEREDEYSE SIFIRA İNİYOR"

Hastanenin eğitim sorumlusu Doç. Dr. Volkan Baysungur, kapalı cerrahi olarak geçen endoskopik akciğer ameliyatlarını 2006'dan itibaren yaptıklarını dile getirerek, "Bu yöntemle hastayı daha erken taburcu edebiliyoruz. Ayrıca bu operasyon, 2-3 delikten, son zamanlarda da tek delikten akciğerin üçte biri, yarısı hatta tamamının dahi çıkabileceği yollara kadar ulaşılmış bir ameliyat sistemidir" dedi.

Doç. Dr. Baysungur, hastanelerinin kapalı cerrahide Türkiye'de öncü olduğunu ve ülke genelindeki hastanelere de bu konuda eğitim verdiklerini vurguladı.

Hastanede, bu konuda deneyimi olan doktorların çalıştığını, hatta her asistanın, uzman olduktan sonra kapalı cerrahiye hakim olarak çalışılabildiğini aktaran Baysungur, "Bu yapılan ameliyatımızın özelliği Türkiye'de, hatta dünyada ilk olan bir tarzla yapılmasıdır" diye konuştu.

KAPALI YÖNTEM OPERASYON İLE AĞRI EN AZA İNİYOR

Doç. Dr. Baysungur, yapılan operasyonun hastanın daha konforlu bir iyileşme süresi yaşamasına ve hastanede geçireceği sürenin kısılmasına olanak sağladığını ifade ederek, şunları anlattı:

"Aslında bizim yaptığımız operasyonlar en ağrılı ameliyatlar arasında. Çünkü klasik yöntemde iki kaburga arasını bir araba krikosuyla açıp, yaklaşık bir insan kafasının gireceği şekilde genişletiyoruz. Bu nedenle 'hastada ağrı yok' denmesi çok zor. Ancak kapalı yöntemle yaptığımız ameliyatlarda iki kaburga arasını açmadan bir, iki santimetrelik ve akciğerin çıkarılması için açılan üç santimetrelik bir delik kullanarak, bölgeyi genişletmeden, oradaki sinirleri ezmeden bir ameliyat gerçekleştiriyoruz. Dolayısıyla bu operasyonlarda ağrı düzeyi en aza iniyor. Yapılan operasyon bu bakımdan da çok büyük bir öneme sahip."

"KENDİMİ ÇOK İYİ HİSSEDİYORUM"

Hasta Bülent Bıçak da ameliyat öncesi guatr sorunu nedeniyle birçok hastaneye gittiğini, bu sorun için tetkikleri yapılırken akciğerinde kanser olduğunun tespit edildiğini söyledi.

Akciğerinde kanser olduğunu duyunca bir ara ameliyat olmaktan vazgeçtiğini belirten Bıçak, şöyle devam etti:

"Bu arada kimseye bir şey söylemedim. Sonra bir gün tesadüfen Çağatay Bey'i tanıdım. O da beni ameliyat olmaya ikna etti. Bana iki ameliyatı aynı anda olacağımı ve akciğerdeki tümör için ayrı bir kesi yapılmayacağını anlattı ama ben fazla anlayamamıştım. Zaten ameliyatı, oğlum üniversiteyi kazandı onun için oldum. Yoksa olmayacaktım. Şu an çok iyiyim. Kendimi çok iyi hissediyorum. Hatta şu anda buradan çıkıp gidecek kadar iyiyim. Ameliyatımı yapan hocam başta olmak üzere, benimle ilgilenen herkese teşekkür ediyorum."

Kaynak: AA