Görüş Bildir

"Maske takmaya devam edin"

Normalleşme süreciyle birlikte geçici süreliğine kapalı olan işletmeler, kontrollü bir şekilde açılırken, uçuşların da başlayacağı bildirildi. Normalleşme sürecinde vatandaşlara önerilerde bulunan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Nuriye Taşdelen Fışgın, “Mümkün olduğunca teması en aza indirecek önlemler almak gerekiyor. Seyahat edecek olan vatandaşlar, biniş kartı işlemlerini mobil yaparak temaslardan kaçınabilir” dedi.

Korona virus önlemleri kapsamında kapalı olan AVM, berber, kuaför gibi işletmeler açıldı. Bununla birlikte havayolu şirketleri de tarifeli uçuşlarına yakın zamanda başlayacak. Yaz aylarının gelmesiyle birlikte vatandaşlar tatil planları yapmak isterken, koronavirüs korkusu bazı soruları da akla getirdi. Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Nuriye Taşdelen Fışgın, uçak yolculuklarıyla ilgili SARS’tan deneyimlerinin olduklarını vurguladı. Prof. Dr. Fışgın, “Sınırlar kapatılmadan uçuşlar devam ederken; temaslıları oturdukları koltuklara göre 2 ön, 2 arka ve 2 yan şeklinde kabul edip, takip ediyorduk. Uçuşlarda da en önemli nokta, maske takılmasıdır. Mümkün olduğunca teması en aza indirecek önlemler almak lazım. Çok fazla insanın dokunma olasılığı yüksek bir yere dokunduğunuzda mutlaka el hijyenini sağlamanız gerekmektedir. Biniş kartı işlemleri mobil yapılabilir. Bunu her kesim tabi ki imkanlar dahilinde yapamayacaktır. Koronavirs elimizden bulaşmıyor ancak elimizi ağzımıza, gözümüze götürdüğümüzde bulaşıyor. Biniş kartını aldınız, çantanıza koydunuz daha sonra el hijyeninizi sağlarsanız sıkıntı yaşamazsınız” diye konuştu.

KISA UÇUŞLARDA TUVALETLERİ KULLANMAYIN

El hijyeninin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Fışgın, uçaklardaki en kritik noktanın tuvaletler olduğunu ifade etti. Fışgın, “Tuvaletlerdeki alan çok küçük. Oradaki partiküllerin hava akımıyla temizlenmesi daha sıkıntılı olabilir. Oradaki tuvaletlerin eğer ki uzun uçuşlar yapmıyorsak kullanılmaması daha uygun olacaktır” dedi.

KOLTUKLAR ARASI MESAFEYE DİKKAT EDİLMELİ

Havayolu şirketleri ve bilim kurulu tarafından uygun prosedürlerin maliyet hesabı da dahil edilerek açıklanabileceğini belirten Prof. Dr. Fışgın, “Koltuklar arası mesafeyi korumak gerekiyor. Dışarlarda 2-2,5 metreyi koruyun diyoruz. En uygun şartlarda uçuş güvenliğinin sağlanması için çalışmalar olacaktır diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Uçaklarda verilen ikramlar hakkında yorumda bulunan Fışgın, “Yiyeceklerden bulaş riskini henüz bilmiyoruz. Bu konu hakkında net bir veri yok ama buradaki en kritik şey temas. Ne kadar çok farklı alanlara teması edersek ve el hijyeni sağlamazsak, bulaş riski o kadar çok yükselir. Muhtemelen, mümkün olduğu kadar teması azaltmak için yiyecekler kaldırılmıştır” dedi.

UÇAK HAVALANDIRMASINDA BULAŞ OLMAYABİLİR

Prof. Dr. Fışgın, uçaklar ve AVM’lerdeki havalandırma sistemlerinin birbirinden farklı olduğuna dikkat çekerek, “Pandeminin başlangıcında havalandırmadan bulaş olsaydı, bir uçuşta çok sayıda kişinin enfekte olması gerekirdi. Uçak temaslıları takip ettiğimizde, yakın temaslılara bulaştığını saptadık. Dolayısıyla virüs 5 mikron çapından büyük partiküllerde havaya saçıldığından, uçaktaki havalandırma sistemi yeterli olabilir. Uçakla belli bir yere gitmek için seyahat ediyoruz. AVM biraz daha keyif için gidilen yerler. Dolayısıyla mümkün olduğunca kısa sürede işimizi bitirip ayrılmalıyız. AVM’lerde insan yoğunluğu fazla olduğu için havalandırma sistemlerinin daha sıkı kontrol edilmesi gerekmekte” diye konuştu.

“VATANDAŞ NORMALLEŞMEYİ YANLIŞ ANLADI”

Vatandaşın normalleşme sürecini yanlış aldığına dikkat çeken Fışgın, “Normalleşme vatandaş tarafından biraz yanlış anlaşıldı. Pandemi öncesi döneme hızlıca dönüyoruz gibi bir algı var. Bu durum çok yanlış. Hala binin üzerinde olgu sayımız var ve semptomsuz hastalar da var. Bunun sayısını bilmiyoruz. İnsanlarda ciddi bir rahatlama var ve çok yakın temas içindeler. Maskelerin çenede aksesuar gibi takılması, eldivenin gereksiz bir güven oluşturması, el hijyeninin sağlanmaması bizi kaygılandırıyor. Normalleşmek, normal hayata dönmek değil. Sosyal mesafenin korunması, el hijyeninin sağlanması ve maske kullanmak yeni normalimiz olmalı. Havalar ısındı; maske terletiyor, insanlar rahatsız oluyor ancak böyle durumda da insanların dışarı çıkmaması gerekiyor. Normalleşme dışarı çıkalım demek değildir” dedi.

DENİZ VE HAVUZDA DA MESAFEYE DİKKAT

Yaz tatili planı yapanlar için uyarılarda bulunan Fışgın, sözlerini şöyle tamamladı:

“Havaların ısınması ve koronavirusun azalmasıyla ilgili bilimsel bir çalışma yok. Solunum virüslerinin özellikle sonbahar-kış aylarında enfeksiyon oluşturması, ilkbahar-yaz geldiğinde enfeksiyonların az görülmesiyle ilgili bir tecrübe var. Deniz çok büyük bir alan ve sirkülasyonu var. Dolayısıyla belli mesafeler korunduğu sürece deniz çok fazla sıkıntı yaratmayacaktır. Denizin içinde de dışındaki gibi sosyal mesafeye önem vermek gerekiyor. Denizde maske takılamayacağından mümkün olduğunca insanlarla mesafeyi korumak gerekiyor. Çevre yüzeylerde virüsler yaşıyor ve kısa sürede kaybolmuyor. Burada da el hijyeni önem arz ediyor. Ayrıca gerekli tedbirler alındığı sürece havuzlarda güvenle kullanabilir.”




Etiketler: | | | |