Memedeki her kitle kanser değil

Meme dokusunun iltihabı anlamına gelen “granülomatöz mastit”, sıklıkla meme kanserine benzeyen bulguları olması nedeniyle hastalarda paniğe neden olabiliyor.

Memedeki her kitle kanser değil

Romatoloji Kliniğinden Prof. Dr. Mehmet Sayarlıoğlu, hastalığın en yaygın yakınması tek taraflı memede kitle ve memede ağrı şeklinde olduğunu söyledi. Prof. Dr. Mehmet Sayarlıoğlu, “Şikâyetler genellikle tek taraflıdır. Meme başında çekinti, koltuk altında bezeler, deride iltihaba ait düzensiz görüntüler ve memede dışarıya akıntı yapan iltihabi bir durum ile de hasta başvurabilir. Tekrarlayıcı özelliktedir. Görüntü sıklıkla apse ya da kanser ile karışır. Mamografi yapıldığında asimetrik görüntüler, iyi huylu kitle ve ya çok sayıda küçük kitle şeklinde bir görüntü olabilir” dedi. 

GENELLİKLE DOĞUM YAPMIŞ GENÇ KADINLARDA GÖRÜLÜR

Hastalığın nedeninin tam olarak bilinmediğini belirten Prof. Dr. Mehmet Sayarlıoğlu, şu bilgileri aktardı: “Granülomatöz mastitin nedeni belli olan, yani bir etken veya hastalıktan sonra gelişen formu da vardır. Bunlar arasında bazı enfeksiyon hastalıkları, sarkoidoz, granülomatöz polianjiit gibi hastalıklar vardır. Bir de bunlar dışında kalan nedeni tam belirlenemeyen ‘idiyopatik granülomatöz mastit’ (İGM) grubu vardır. Genellikle doğum yapmış genç kadınlarda görülür. Ortalama ortaya çıkma yaşı 30’lu yaşlardır. Gebelik sonrasında ilk birkaç yılda ortaya çıkar. Daha az olarak hiç doğum yapmamış kadınlarda da gelişebilir. Sıklıkla meme kanserine benzer bir klinik görüntüsü var. İGM hastalarında kanser gelişimi açısından artmış bir risk gösterilmemiştir.” 

TIBBİ GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİYLE KOLAYCA SAPTANABİLİR

Ultrasonografi, mamografi gibi yöntemler ile memede var olan kitlenin kolayca saptanabileceğinin altını çizen Prof. Dr. Mehmet Sayarlıoğlu, “Sıklıkla saptanan kitleden iğne ile biyopsi alınır. Biyopsi bu konuda tecrübeli bir patolog tarafından değerlendirilmelidir. Granülomatöz mastite yol açabilen tüberküloz, sarkoidoz, mantar hastalıkları gibi hastalıklar inceleme sırasında ayırıcı tanıda değerlendirilmelidir. Hastalık bazen bir yıl içinde kendini sınırlayabilir. Enfeksiyonun eşlik ettiği durumlarda enfeksiyon hastalıkları ve cerrahinin kontrolünde uygun antibiyotik ve drenaj işlemleri yapılabilir. İGM hastalarının nedeninin daha çok savunma sisteminden kaynaklanan anormallikler olduğu düşünülerek daha çok kortizon, metotreksat gibi savunma sistemini baskılayıcı ilaçlar kullanılmaktadır. Bu ilaçlar mutlaka uzman kontrolünde kullanılmalıdır” şeklinde konuştu.

Kaynak: Diyarbakır Söz